Akademik arama
Arama sonuçları
“Siyaset” için 35 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Avrupalı Siyasetçiler İçin Arama Motoru Sörgü Önerilerindeki Dinamikler
Modern dijital toplumda bilgi arama alışkanlıklarının dönüşmesiyle birlikte, internet arama motorları kamusal ve politik tartışmaların en temel bilgi kaynaklarından biri haline gelmiştir. Avrupa Birliği siyasetinin ulusal düzeydeki politikalarla giderek daha fazla iç içe geçmesine ve Avrupalı kimliğinin tartışılmasına rağmen, vatandaşların çevrimiçi bilgi arama süreçlerinde AB aktörlerini nasıl konumlandırdığına dair ulusötesi çalışmalar henüz sınırlı bir alandır. Bu bağlamda, arama motoru sörgü önerilerinin kullanıcıların zihinsel ilgi düzeylerini ve bilgi ihtiyaçlarını yansıtan örtük göstergeler olarak nasıl işlev gördüğü sorusu, çağdaş siyasal iletişim ve hesaplamalı sosyal bilimler literatüründe kritik bir araştırma boşluğu oluşturmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Korku Siyaseti: Siyasi Ortamı Şekillendiren Bir Araç Olarak Göçmen Korkusu
Korku duygusu, tarihsel süreç boyunca siyasi otoriteler ve liderler tarafından toplumsal kitleleri yönlendirmek, kamuoyunu manipüle etmek ve iktidarın meşruiyetini pekiştirmek için kullanılan güçlü bir araç olmuştur. Günümüzde küreselleşen dünyada göç hareketlerinin hız kazanmasıyla birlikte, korku siyasetinin odağı doğrudan göçmenlere ve sığınmacılara yönelmiştir. Siyasi aktörler, göçmenleri ulusal güvenlik, ekonomik istikrar ve kültürel homojenlik önünde birer tehdit olarak sunarak kendi politikalarına destek aramaktadır. Bu durum, sosyal bilimlerde ve özellikle politik psikoloji alanında, korkunun nasıl araçsallaştırıldığını ve bu araçsallaştırmanın demokratik süreçleri ve toplumsal kutuplaşmayı nasıl şekillendirdiğini inceleme zorunluluğunu doğurmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Göç Karşıtı Tutumların Seçmen Davranışı Üzerindeki Etkisi ve Sınırları: Türk Siyaseti ve Zafer Partisi Örneği
Avrupa ülkelerinde göç karşıtı radikal sağ partilerin yükselişi geniş bir literatürle açıklanırken, kitlesel göçe maruz kalan gelişmekte olan ülkelerde göç karşıtı tutumların siyasal partilere ve seçim sonuçlarına nasıl yansıdığı sorusu görece yeni bir tartışma alanıdır. Türkiye, 2011 sonrasında milyonlarca Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yaparak dünyada en fazla mülteci barındıran ülkelerden biri haline gelmiş ve kamuoyu araştırmaları toplumun ezici çoğunluğunda güçlü bir göç karşıtlığı bulunduğunu belgelemiştir. Buna karşın, doğrudan göç karşıtlığı üzerine kurulan Zafer Partisinin 2023 ve 2024 seçimlerinde elde ettiği oy oranları, toplumsal tepkinin doğrudan sandığa yansımadığını göstermektedir. Bu çalışma, sosyolojik ayrışma ve kutuplaşma dinamiklerinin göç karşıtı tutumların oy tercihine dönüşmesini nasıl sınırladığını süreç izleme yöntemiyle çözümlemektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Türk Siyasi Partileri Parti Ailesi İdeolojileriyle Uyumlu Vaatlerde Bulunuyor mu? Türk Siyasi Partilerinin Bildirge Metinlerinin Nicel Bir Analizi
Siyaset bilimi literatüründe siyasi partilerin sosyal demokrat, muhafazakar, liberal, milliyetçi ve yeşil gibi parti aileleri altında gruplandırılması, seçmenlerin partileri değerlendirmesini kolaylaştıran analitik bir araçtır. Ancak bu sınıflama temelde Batı Avrupa tecrübesine dayanmaktadır. Sanayileşme öncesi ve sonrası gelişen Batı dışı toplumlarda, örneğin Türkiye'de, ana siyasal bölünmelerin ekonomik sol/sağ ekseni yerine laik-dindar ve merkez-çevre gerilimi üzerinden şekillenmesi, geleneksel parti ailesi teorisinin geçerliliğini soru işareti haline getirmektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Türkiye'deki Muhalefet Partilerinin Suriyeli Mültecilere Yönelik Söylemleri: Güvenlikleştirme ve Geri Gönderme
2011 yılında Suriye'deki iç savaşın patlak vermesiyle birlikte Türkiye, tarihinin en büyük kitlesel göç dalgasıyla karşı karşıya kalmış ve 3,6 milyondan fazla tescilli Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapmaya başlamıştır. İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi bu süreçte insancıl ve dini temelli söylemler ile güvenlik kaygıları arasında bocalarken, artan kamuoyu hoşnutsuzluğu ve derinleşen ekonomik kriz mülteci konusunu siyasallaştırmıştır. Göçün güvenlikleştirilmesi literatüründe, siyasi partilerin konuyu beka, iktisadi yük ve kültürel tehdit olarak çerçeveleme biçimleri ulusal siyasetin temel tartışma alanlarından birini oluşturmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Toplum Bilimlerinde Zamansallık: Zamanın Siyasal Sosyolojisi İçin Yeni Yönelimler
Sosyal bilimler ve sosyoloji yazınında zaman ile zamansallık temaları sıklıkla ele alınmakla birlikte, sosyolojik incelemeler genellikle ampirik düzlemde parçalı kalmakta, kuramsal yönelimler ise modernite, kapitalizm ve teknoloji ekseninde hız ile ivmelenme kavramlarına odaklanmaktadır. Siyaset bilimi ve iktidar ilişkilerini inceleyen siyasal sosyoloji alt alanı, güç yapılarını ve siyasal olguları incelemeye yönelik ortak bir zaman sözlüğü oluşturma noktasında eksiklikler barındırmaktadır. Bu makale, zaman ve siyaset üzerine yakın dönemde yayımlanan üç kitabı daha geniş bir sosyolojik zaman yazını içine konumlandırarak zamanın siyasal sosyolojisi alanının inşası için kavramsal bir çerçeve sunmayı amaçlamaktadır.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Türkiye'de Jeopolitik Öğretiminin Disipliner Sınırları ve Metodolojik Sorunları
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (Uİ) disiplinlerinde jeopolitik, coğrafi alanlar üzerindeki nüfuz ve otorite ilişkilerini inceleyen kritik bir alt alan olmasına rağmen, akademik düzeydeki konumu ve metodolojik sınırları sıklıkla tartışılmaktadır. Türkiye'deki yükseköğretim müfredatlarında jeopolitik, çoğunlukla devlet merkezli, katı realist bir güvenlik yaklaşımı ve askeri vesayet gölgesinde kalmış bir çalışma alanı olarak konumlandırılmaktadır. Bu durum, jeopolitiğin çok boyutlu uzamsal ölçekleri, kartografik temsilleri ve tarihsel analiz yöntemlerini dışlayan dar bir çerçeveye sıkışmasına neden olmaktadır.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Londra Konferansında (1921) Görev Alan TBMM Heyeti Üyelerinin Türkiye’nin Siyasi ve Diplomatik Gelişimine Katkıları
Millî Mücadele dönemi Türk dış politikası, askerî başarıların diplomatik alanda tescil edilmesi sürecini kapsamaktadır. 1921 Londra Konferansı, TBMM Hükümeti'nin uluslararası hukuk önünde ilk kez bir aktör olarak kabul edildiği bir platformdur. Literatürde bu konferans genellikle siyasi sonuçları üzerinden ele alınsa da, konferansa katılan heyet üyelerinin bireysel yetkinlikleri, meclis içindeki yasama performansları ve Cumhuriyet dönemindeki bürokratik süreklilikleri üzerine odaklanan çalışmaların sayısı kısıtlıdır. Makale, bu boşluğu doldurarak kişi odaklı bir kurum tarihi perspektifi sunmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Gine-Bissau: Askerileştirilmiş Demokrasinin 30 Yılı (1991–2021)
Afrika kütlesinde bağımsızlık sonrası kurulan siyasal rejimlerin demokratikleşme süreçleri, askeri vesayet, darbeler ve kurumsal istikrarsızlık tartışmalarının merkezinde yer almaktadır. Gine-Bissau örneğinde, 1991 yılında çok partili hayata geçişle başlayan demokratikleşme deneyimi, siyasal iktidarın sivilleşmesini sağlayamamış ve silahlı kuvvetlerin de facto iktidar konumunu sürdürdüğü hibrit bir yapı ortaya çıkarmıştır. Siyaset bilimi literatürü, çok partili seçimlerin düzenlenmesine rağmen otoriter uygulamaların ve askeri müdahalelerin varlığını koruduğu bu durumu anlamak için içsel sosyo-politik dinamikler ile dışsal aktörlerin rollerini eş zamanlı incelemeyi gerektirmektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Yeşil Vergi Başarısız Olduğunda: Vergi Kaçınmasının Endonezya'daki Sürdürülebilir Firma Performansını Nasıl Baltaladığı
Sürdürülebilirlik yönetimi ve çevre ekonomisi literatüründe, çevre vergileri ve yeşil finansman gibi araçların kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) yatırımlarını nasıl yönlendirdiği tartışma konusudur. Ancak, kurumsal düzeyde agresif mali kaçınma stratejilerinin bu düzenleyici baskıları nasıl etkisiz kıldığı yeterince araştırılmamıştır. Bu makale, Endonezya'daki karbon fiyatlandırma rejimi altında yeşil vergi teşviklerinin kurumsal kaçınma davranışları nedeniyle başarısızlığa uğrayıp uğramadığını sörgülamaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Hastanelerde Çalışan Hemşirelerde İş Yaşam Dengesi ile İlişkili Faktörler: Sosyo-Ekolojik Bir Kapsamlı Derleme
Hemşirelik iş gücü, küresel sağlık sistemlerinin omurgasını oluşturmakta olup, yirmi dört saatlik vardiya sistemleri ve yoğun iş yükleri hemşirelerin iş yaşam dengesini olumsuz etkilemektedir. Bu durum, tükenmişlik sendromuna, zihinsel yörgünluğa ve meslekten ayrılma niyetlerine yol açarak hem hizmet kalitesini hem de hasta güvenliğini tehdit etmektedir. Bireysel tükenmişliğin ötesinde örgütsel ve sistemsel kökleri olan bu sorun, çok boyutlu bir bakış açısıyla incelenmeyi gerektirmektedir. Mevcut literatürde iş yaşam dengesini etkileyen faktörlerin izole biçimde ele alındığı görülmekte olup, bireysel dirençten örgütsel kültüre kadar uzanan katmanları bütüncül bir yaklaşımla haritalandıran kapsamlı bir çerçeveye duyulan ihtiyaç bu çalışmanın çıkış noktasını oluşturmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Anneler 'Sipariş Ver' Tuşuna Bastığında: Endonezya'da Çevrimiçi Yemek Alışverişinin Duygusal ve Rasyonel Etmenlerini Anlamak
Dijital dönüşüm, özellikle çevrimiçi yemek teslimatı sektöründe tüketici etkileşimlerini temelden değiştirmiştir. COVID-19 pandemisi sırasında mobilite kısıtlamaları nedeniyle bu platformlar, hizmetlere erişimi sürdürmede hayati bir rol üstlenmiştir. Endonezya'daki bu oldukça rekabetçi pazarda, müşteri bağlılığını ve büyümesini sağlamak için olağanüstü müşteri deneyimleri sunmak kritik öneme sahiptir. Özellikle Y kuşağı annelerinin bu platformlara artan bağımlılığı, sadece temel memnuniyetin ötesinde, onların davranışsal itici güçlerini anlamayı zorunlu kılmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
NeuResonance: Beyinler Arasi Senkronizasyonu Destekleyen Geri Bildirim Deneyimlerinin Deneysel Analizi
Beyinler arasi senkronizasyon (IBS), norobilim ve insan-bilgisayar etkileşimi (HCI) kesisiminde yer alan kritik bir araştırma alanidir. Bireylerin ortak bir amac için etkileşime girdiginde beyin aktivitelerinin benzer desenler sergilemesi, grup performansini ve sosyal bagi doğrudan etkilemektedir. Makale, bu senkronizasyonun kendiliginden olusmasini beklemek yerine, dissal uyaranlarla nasıl aktif olarak tetiklenebilecegi ve yonetilebilecegi sorusuna odaklanarak, geleneksel etkileşim tasarimlarinin otesinde bir beyin-beyin is birligi modeli tartismaktadir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Bir Zanaat Olarak Yapay Zeka Rekabeti: Üretken Yapay Zekaya Direnme ve Onu Benimsemenin Yazarlık Mesleğini Yeniden Şekillendirmesi
Üretken yapay zeka teknolojilerinin hızlı gelişimi, yazarlık mesleği ve yaratıcı emek süreçlerinde köklü bir dönüşüm başlatmıştır. İnsan-Bilgisayar Etkileşimi yazınında erken benimseme deneyimleri ve verimlilik artışları sıklıkla öne çıkarılsa da, profesyonel yazarların yapay zekaya karşı geliştirdikleri direnç stratejileri ve bu sürecin zamanla nasıl yerleşik iş pratiklerine dönüştüğü yeterince incelenmemiştir. Yazarların mesleki kimliklerini koruma ve üretken yapay zekayla rekabet etme çabaları, teknolojinin mesleki pratikleri ve emek süreçlerini nasıl dönüştürdüğünü anlamak açısından kritik bir akademik tartışma alanı sunmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
CFiCS: Ortak Faktorlerin ve Mikro Psikolojik Danisma Becerilerinin Çizge Tabanlı Siniflandirilmasi
Klinik psikoloji ve psikoterapi Araştırmalari, terapist davranışlarinin ve danisan tepkilerinin tedavi süreçlerine olan etkisini anlamak üzere dogal dil isleme ve makine öğrenmesi tekniklerine yonelmektedir. Psikoterapinin farklı ekollerinde ortak değişim ilkeleri olarak kabul edilen ortak faktorler ve bunlari pratikte uygulayan mikro psikolojik danisma becerileri, tedavi basarisini yordamada kritik birer bilesendir. Ancak bu terapotik o ogelerin metinsel verilerden otomatik olarak taninmasi, diyaloglarin bağlamsal ve nuanstali yapisi nedeniyle buyuk zorluklar barindirmaktadir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Liderlikte Etkin Takım Kurmanın Bir Unsuru Olarak Duygusal Zekanin Önemi
Modern iş yaşamının getirdiği dinamik ve karmaşık değişim süreçleri, geleneksel otorite temelli yönetim anlayışlarının sörgülanmasına yol açmıştır. Küreselleşen ekonomilerde ekiplerin çeşitlenmesi, kriz yönetimi ve sürdürülebilir performans gibi alanlarda liderlerin teknik uzmanlık kadar kişilerarası ilişkileri yönetme becerilerine de ihtiyaç duyduğu görülmektedir. Bu bağlamda duygusal zeka, bireylerin kendi duygularını anlamlandırması ve başkalarının duygusal durumlarını yönetmesi ekseninde liderlik etkinliğini belirleyen kritik bir olgu olarak öne çıkmaktadır. Literatürde duygusal zekanın liderlik süreçlerindeki rolüne ilişkin teorik tartismalar yoğunlaşırken, bu yetkinliklerin takım dinamiğine etkisinin ampirik olarak incelenmesi önem taşımaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Türkiye'de Deprem Sonrası Kentsel Planlama: Hatay ve İstanbul'daki Afet Sığınak Sistemlerinin Değerlendirilmesi
Dünya genelinde deprem riski yüksek bölgelerde yer alan kentlerde, kentsel açık ve yeşil alan sistemlerinin afet sonrası acil toplanma, tahliye ve geçici barınma işlevlerini üstlenecek şekilde planlanması kentsel dirençliliğin temel unsurlarından biridir. Türkiye'de yürürlükteki mevzuat ve kentsel planlama yaklaşımları ağırlıklı olarak yapı stoğunun güçlendirilmesine ve afet sonrası müdahalelere odaklanmakta; açık yeşil alanların afet sığınak sistemi olarak entegre edilmesine yönelik stratejik ve yasal düzenlemeler yetersiz kalmaktadır. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde Hatay kent merkezinde yaşanan deneyimler, acil toplanma alanlarının kentsel mekandaki yetersizliğini ve geçici barınma ihtiyacının kent çeperlerindeki kırsal alanlara taşmak zorunda kaldığını açıkça göstermiştir. Beklenen büyük Marmara depremi öncesinde İstanbul gibi yüksek nüfus yoğunluğuna ve sıkı bir kentsel dokuya sahip metropollerde, açık yeşil alanların erişilebilirliği ve hizmet kapasitelerinin Hatay örneği ışığında ampirik mekan analizleriyle değerlendirilmesi kentsel planlama ve afet yönetimi yazınında kritik bir araştırma sorusu oluşturmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Pep Guardiola Tarafından Çalıştırılan Takımların Oyun Tarzı Üzerine Maç Konumunun Etkisi
Modern futbol dinamikleri, oyuncuların bireysel ve kolektif beceri düzeylerindeki ilerlemelerin yanı sıra maç konumu, turnuva kategorisi ve rakip seviyesi gibi bağlamsal değişkenlere uyum sağlamayı zorunlu kılmaktadır. Özellikle iç saha ve dış saha oynamak, takımların savunma yerleşimlerini, hücum organizasyonlarını ve teknik-taktik uygulama başarılarını doğrudan etkileyen kritik bir çevresel faktördür. İspanya La Liga'nın daha çok teknik ve topa sahip olma odaklı futbolu ile İngiltere Premier Lig'in yüksek tempolu ve fiziksel karakteri arasında belirgin farklar bulunmaktadır. Bu bağlamda, farklı ulusal liglerde ve benzer felsefelerle başarı yakalamış olan Pep Guardiola gibi üst düzey teknik direktörlerin takımlarının, maç konumuna bağlı olarak oyun tarzlarını değiştirip değiştirmediği sorusu spor bilimleri yazınında önemli bir tartışma alanı oluşturmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Çin Emeklilik Fonlarındaki Eşitsizliğin Nedenleri: Coğrafi Emeklilik Açığının Analizi
Dünya genelinde ve özellikle hızlı yaşlanan gelişmekte olan ülkelerde sosyal güvenlik sistemlerinin finansal sürdürülebilirliği temel bir kamu politikası sorunu olarak öne çıkmaktadır. Çin'de ekonomik reformlar ve dışa açılma sonrasında mutlak yoksulluk önemli ölçüde azaltılmış olsa da göreli yoksulluk ve bölgeler arası gelir eşitsizliği halen varlığını sürdürmektedir. Yaşlı nüfusun artışı ile emeklilik sisteminin kapsayıcılığı artmış, ancak iller ve coğrafi bölgeler arasındaki gelişmişlik farkları emeklilik fonlarının gelir ve gider dengelerinde ciddi uçurumlar yaratmıştır. Fon birikimlerinin bölgesel düzeydeki bu dengesiz dağılımı, sistemin adalet ilkelerini zayıflatmakta ve yaşlı nüfus arasındaki gelir farklarını daha da derinleştirme riski taşımaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Türk Dış Politikasının Orta Asya'ya Yönelik Seyri: Bölgeselcilik ve Yumuşak Gücün Açığa Çıkması
Soğuk Savaş'ın sona ermesi, Türkiye'nin dış politikasını yeniden şekillendirmesi için hem zorluklar hem de fırsatlar yaratmıştır. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla bağımsızlıklarını kazanan Orta Asya ülkeleriyle Türkiye, ortak kültürel, tarihi ve dilsel özelliklere sahip olması nedeniyle, Soğuk Savaş sonrası yeni dünya düzenine hızla uyum sağlamak durumunda kalmıştır. Bu durum, Türkiye'nin Batı odaklı dış politika alışkanlıklarının ötesine geçerek, yeni bölgesel aktörlerle ilişkiler kurma ve bu ilişkilerde "yumuşak güç" unsurlarını kullanma potansiyelini değerlendirme gerekliliğini ortaya koymuştur. Makale, Türkiye'nin bu süreçte Orta Asya'da edindiği deneyimin, dış politikasının bölgesel parametrelerini nasıl şekillendirdiğini ve yumuşak güç kapasitelerini diğer bölgelerde nasıl uygulayabileceği konusunda bir model teşkil ettiğini analiz etmektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Cinsel Sağlık Hizmetlerinde Sağlık Profesyonellerinin Erkekler ve Erkeklikler Üzerine Söylemleri: Bir Odak Grup Çalışması
Cinsel sağlık hizmetleri tarihsel olarak kadın üreme sağlığı merkezli şekillenmiş olup erkeklerin bu hizmetlerden yararlanma oranlarının düşük kaldığı ve erkeklerin cinsel sağlık kurumlarını stresli, heteronormatif ve kadın odaklı algıladıkları bildirilmektedir. Sağlık hizmetlerinde toplumsal cinsiyet normları ve söylemler, bakım kalitesini, hasta-hekim etkileşimini ve sağlıkta eşitsizlikleri doğrudan etkilemektedir. Bu alandaki temel tartışma, erkeklik normlarının sağlık arama davranışlarını engellemesi ve sağlık personelinin erkek hastalarla kurduğu iletişimde profesyonel bir söylem eksikliğinin bulunması etrafında biçimlenmektedir. İncelenen araştırma, İsveç'teki sağlık çalışanlarının cinsel sağlık hizmetlerinde erkekliği ve ilişkisel bağlamdaki erkeklik konumunu söylemsel olarak nasıl inşa ettiklerini çözümleyerek kurum içi söylemlerin hizmet eşitliğine etkisini incelemektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
AKP Döneminde Türkiye ve Orta Doğu ile Kuzey Afrika: Dış Politika Değişiminin Üç Düzeyli Analizi
Uluslararası ilişkiler ve dış politika analizi literatüründe dış politika değişimi kavramsallaştırması, devletlerin dış politika yönelimlerinde meydana gelen köklü dönüşümleri incelemektedir. Yazındaki yaygın kabule göre, tek bir siyasi partinin kesintisiz iktidarda kaldığı rejimlerde büyük ölçekli dış politika değişimleri oldukça nadir görülür. Ancak Türkiye'de Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının yirmi yıllık dönemi, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesine yönelik politikalarda sık ve kapsamlı yönelim değişikliklerinin yaşandığı istisnai bir alan sunmaktadır. Bu durum, küresel ve bölgesel sistemik dönüşümler ile iç siyasal ittifaklar ve liderlik tercihlerinin dış politikayı nasıl yeniden şekillendirdiği sorusunu gündeme getirmektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Futbolda Beklenen Goller: Model Performansının İyileştirilmesi ve Değerinin Kanıtlanması
Spor analitiği alanında beklenen goller metriği şutların kalitesini ölçmek için standart hale gelse de mevcut modeller genellikle oyuncu yeteneği ve oyun içi psikolojik baskı gibi dinamik faktörleri göz ardı etmektedir. Bu makale, spatiotemporal verilerin ötesine geçerek bireysel oyuncu piyasa değerleri ve maç içi skor farkı gibi yeni özellikleri makine öğrenmesi modellerine entegre ederek bu boşluğu doldurmaya çalışmaktadır. Çalışma, bu yeni değişkenlerin modelin tahmin gücünü nasıl artırdığını ve geleneksel istatistiklere kıyasla daha güvenilir bir performans göstergesi olup olmadığını sörgülamaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
COVID-19 Döneminde Afrika Darbeleri: Güncel Bir Tarihsel ve Yapısal Analiz
Afrika'daki darbe dinamikleri, on yıllardır süregelen yapısal yoksulluk, etnik gerilimler ve kurumsal zayıflıklar ile şekillenmektedir. Soğuk Savaş sonrası dönemde darbe karşıtı normların güçlenmesine rağmen, 2020 sonrası süreçte müdahalelerin yeniden tırmanışa geçmesi, literatürdeki mevcut teorilerin (bulaşıcılık, demokratik gerileme) güncelliğini ve açıklayıcı gücünü test etmeyi zorunlu kılmıştır. Makale, bu tırmanışın bölgesel bir darbe dalgası olup olmadığını veya yerel güvenlik krizlerinin bir sonuçu olup olmadığını sörgülayarak alandaki tartışmalara odaklanmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Türk Kadınının Modernleşme Sürecinde Bir Sembol Olarak Latife Hanım
Osmanlı İmparatorluğu'ndan Türkiye Cumhuriyeti'ne geçiş sürecinde kadınların toplumsal, hukuki ve siyasal statülerindeki dönüşüm, Türk modernleşme tarihinin en temel tartışma alanlarından birini oluşturmaktadır. Tanzimat ve Meşrutiyet dönemlerinde başlayan eğitim reformları ve fikri tartışmalar, Cumhuriyet'in ilanı ve devamındaki devrimlerle radikal bir hukuki ve sosyal kimlik kazanmıştır. Literatürde Türk kadınının kamusal alana katılımı genellikle mevzuat değişiklikleri çerçevesinde ele alınırken, bu sürecin uluslararası basındaki algısı ve toplumsal zihniyete rol model teşkil eden sembol figürlerin işlevi yeterince bütüncül incelenmemiştir. Bu çalışma, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e kadının konumunu karşılaştırırken, Batı ve özellikle İngiliz basınının bu değişimi nasıl değerlendirdiğini ve Latife Hanım'ın çağdaş eğitimli bir rol model olarak modernleşme sürecindeki sembolik yerini sörgülamaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Görsel Estetik ve Sosyal Ticaret Arasındaki İlişkinin Görsel Bilgi Benimseme Tekli Modeli Aracılığıyla İncelenmesi
Sosyal ağların ve görsel odaklı platformların yaygınlaşması, çevrimiçi ticareti akran etkileşimi ve görsel iletişim ağırlıklı bir modele taşımıştır. Dikkat ekonomisinde görsel estetik, kullanıcıların ilgisini çekmede birincil rol oynasa da bunun rasyonel bilgi benimseme ve tüketici tercih mekanizmaları üzerindeki ampirik etkileri yeterince açıklanmamıştır. Bu çalışma, görsel estetiği basit bir çevresel ipucu olmaktan çıkarıp bilişsel bir bilgi kaynağı olarak ele almakta ve ikna süreçlerindeki rolünü araştırmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
COVID-19 Pandemisi Sırasında Güney Afrikalı Orta Düzey Yöneticiler İçin Anlamlı ve Tehdit Edici Bir Fenomen Olarak İş: Anlam ve Esenlik Geliştirmede Kendini Aşmanın Rolü
COVID-19 pandemisi, dünya genelinde bireyler ve topluluklar için eşi benzeri görülmemiş sosyal, politik ve ekonomik zorluklar yaratmış, derin insani duyguları ve varoluşsal kaygıları gün yüzüne çıkarmıştır. Bu dönemde insanların normal kabul ettikleri yaşam düzenleri, kişisel kimlikleri ve dünyadaki yerleri tehdit altına girmiştir. Özellikle Güney Afrikalı orta düzey yöneticilerin sınır ötesi hizmet sektörlerinde yaşadığı deneyimler, işe yükledikleri anlamın ve kişisel esenliklerinin bu zorlu süreçten nasıl etkilendiğini göstermektedir. Mevcut literatürde anlamlı iş ve esenliğin önemi vurgulanırken, böylesi bir felaket ortamında kendini aşmanın (self-transcendence) bu süreçlerdeki rolü ve yöneticilerin deneyimlerine nasıl yansıdığına dair sınırlı bilgi bulunmaktadır. Bu araştırma, tam da bu boşluğu doldurmayı hedeflemiştir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Gençler, Yerel Seçmenler ve Siyasi Yetkililer Arasında Deniz Kirliliği Endişesini ve Politika Desteğini Teşvik Edebilir
Çevre sorunlarına yönelik siyasi çözümlerin uzun süredir zorlu olduğu bir bağlamda, siyasi ideolojilerin çevresel tutumlar üzerindeki belirleyici etkisi ve siyasi partiler arasındaki geniş uçurumlar çevresel ilerlemeyi engellemektedir. Yetişkinler arasında çevresel konulara yönelik genel endişe artış gösterse de, gençlerin aile dışındaki yetişkinleri etkileme potansiyeli yeterince araştırılmamıştır. Bu durum, özellikle yerel yetkililer gibi politika üzerinde doğrudan etkisi olan ancak partizan ayrımlar nedeniyle uzlaşmaya daha az istekli olabilecek gruplar üzerindeki genç etkisinin anlaşılması gerektiği sorusunu ortaya koymaktadır. Mevcut araştırmalar, gençlerin aile üyeleri arasında nesillerarası öğrenme yoluyla çevresel farkındalık oluşturabileceğini gösterse de, bu etkinin daha geniş topluluklara ve siyasi karar alıcılara ne ölçüde yayıldığı belirsizliğini korumaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Grudostroitelnom Proektirovaniyede Landshaftny Podhod
Modern kentleşme süreçleri, hızlı nüfus artışı ve yoğun yapılaşma, doğal çevre ile yapılı çevre arasındaki dengenin korunmasını zorunlu kılmaktadır. Geleneksel şehircilik anlayışının tek tip ve ekonomik öncelikli yaklaşımları, ekolojik sorunların derinleşmesine ve kentsel yaşam kalitesinin düşmesine yol açmaktadır. Bu bağlamda, kentsel planlama çalışmalarında coğrafi ve ekolojik ilkelerin entegre edilmesi, hem ekosistem bütünlüğünün sürdürülmesi hem de yaşanabilir kentsel mekânların oluşturulması açısından kritik bir araştırma alanı olarak öne çıkmaktadır. İnceleme makalesi, peyzaj ekolojisi ve şehircilik disiplinlerinin kesişim kümesinde yer alan bu dönüşümü ele alarak, mekânsal planlamada doğanın rolünü teorik ve pratik düzlemde tartışmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Aile Tatillerinin Satın Alma Kararlarında Ergenlerin Etkisine İlişkin Annelerin Algıları
Tüketici davranışları yazınında hanehalkı ve aile, bireylerin boş zamanlarını geçirdikleri ve satın alma kararlarını ortaklaştırdıkları en temel birim olarak kabul edilmektedir. Geleneksel olarak ergenlerin aile içi tüketim kararlarındaki rolü genellikle kişisel kullanıma yönelik ürünlerle veya düşük maliyetli aile ürünleriyle sınırlı görülmüştür. Ancak değişen sosyal perspektifler ve artan bilgi erişimi, ergenlerin aile kararlarındaki konumunu tartışmaya açmış ve turizm gibi ortak tüketim hizmetlerinde ergen etkisinin kapsamının incelenmesini gerekli kılmıştır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Ön-Geri Getirme Sörgü Öngörücülerini Kullanarak Bilgi Getirme Kişiselleştirme Performansının Tahmin Edilmesi
Modern dijital bilgi birikiminin üstel olarak büyümesi, bilgi getirme sistemlerinin (IRS) kullanıcıların özgül bilgi gereksinimlerini karşılamasını zorlaştırmaktadır. Geleneksel sistemler aynı sörgü için tüm kullanıcılara aynı sonuç listesini sunarken, farklı kullanıcıların aynı sörgü için farklı alaka düzeyleri bildirmesi 'herkese tek beden uyar' sorununu doğurmaktadır. Kişiselleştirme teknolojileri bu sorunu aşmak için kullanıcı profillerini sürece dahil eder ancak her sörgüda performans artışı sağlamaz; bazı sörgülarda kişiselleştirme performansı olumsuz etkileyebilir. Bu durum, arama öncesinde kişiselleştirmenin yararlı olup olmayacağını öngörme problemini ortaya çıkarır ve mevcut literatürde zor sörgü tahmini ile kişiselleştirme performansı arasındaki ilişkiyi inceleyen kapsamlı modellerin geliştirilmesini zorunlu kılar.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
İş Tatmini ve Çalışan Ayrılmaları: Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı
Çalışanların işten ayrılması organizasyonlar için yüksek maliyetlere ve üretim süreçlerinde aksamalara yol açmaktadır. İnsan kaynakları yönetimi ve işgücü piyasası yazınında, iş tatmini ile çalışanların şirkette kalma eğilimleri arasındaki ilişki sıklıkla vurgulanmaktadır. Ancak bireysel düzeydeki iş tatmini verileri hanehalkı panellerinde yer almasına rağmen şirket yöneticilerinin erişimine kapalıdır. Bu durumun temel nedeni, çalışanların cevaplarının yöneticiler tarafından performans değerlendirmesinde kullanılacağı endişesiyle stratejik ve yanıltıcı yanıtlar vermesidir. Bu çalışma, firmaların personel kayıtları ile iş tatmini anket verilerini birleştirerek bireysel ve departman düzeyinde ayrılma tahminlerini nasıl yapabileceğini incelemektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Rosacea Hastalarinda Psikolojik Değerlendirme: Symptom Checklist - 90 - Revised Kullanan Bir Vaka-Kontrol Çalışmasi
Deri hastalıkları arasında yaygın bir kronik yüz dermatozu olan rosacea, klasik olarak psikolojik etkenlerin başlangıç ve seyir süreçlerinde belirleyici rol oynadığı bir psikodermatoz şeklinde ele alınmaktadır. Yıllar boyunca bu tanıya sahip bireyler çeşitli kişilik atıflarıyla veya psikopatolojik örüntülerle tanımlanmış, yüz bölgesindeki görünür belirtilerin yarattığı utanç ve sosyal yetersizlik hissi hastaların günlük yaşamını olumsuz etkilemiştir. Ancak bu klinik tablonun hastaların ruhsal durumu üzerindeki somut psikopatolojik yansımaları, demografik etkenlerin bu süreçteki belirleyiciliği ve olası cinsiyet farklılıkları dermatoloji ile psikiyatri literatüründe ayrıntılı ampirik incelemeler gerektiren tartışmalı alanlar olarak varlığını sürdürmektedir.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Post-Seküler Çağda Parti Değişimi: Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partisi Örneği
Modern Türk siyasetinde laiklik anlayışının dönüşümü, siyasal partilerin seçim hedefleri ve toplumsal kutuplaşma dinamikleri çerçevesinde şekillenen geniş bir akademik tartışmanın merkezinde yer almaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), tarihsel olarak katı veya katı-dışlayıcı bir sekülarizm çizgisiyle özdeşleştirilmiş olmasına rağmen, son on yılda Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde daha özgürlükçü ve kapsayıcı bir laiklik söylemine yönelmiştir. Literatürde bu ideolojik ve stratejik dönüşümün arka planındaki içsel liderlik değişimleri, post-sekülarizmin küresel hegemonyası ve başkanlık sistemine geçiş gibi sistemik etkenlerin etkileşimi kapsayıcı bir kuramsal modelle henüz yeterince çözümlenmemiştir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Erkeklik, Cinsiyetçilik ve Popülist Radikal Sağ Desteği: İspanya VOX Partisi Örneğinde Aracılık ve Düzenleyicilik Mekanizmaları
Siyaset bilimi ve seçmen davranışı literatüründe popülist radikal sağ partilerin seçmen tabanındaki cinsiyet farkı köklü bir biçimde belgelenmiştir; erkeklerin bu partilere oy verme eğiliminin kadınlardan daha yüksek olduğu yaygın kabul görmektedir. Bununla birlikte mevcut çalışmalar çoğunlukla biyolojik cinsiyetin ikili kategorizasyonuna odaklanmakta ve erkeklerin radikal sağ partilerde neden daha fazla temsil edildiğini açıklayan psikolojik ve kimliksel mekanizmaları ihmal etmektedir. Bireysel erkeklik algısı ile cinsiyetçi tutumların popülist radikal sağ desteğindeki etkileşimi, toplumsal cinsiyet karşıtı söylemlerin yükseldiği günümüz siyasi ikliminde açıklığa kavuşturulmayı bekleyen temel bir araştırma alanını oluşturmaktadır.