Akademik arama
Arama sonuçları
“politika” için 72 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Kişisel Diplomasi ve Yunan Dış Politikası Üzerine Kavramsal ve Tarihsel Bir İnceleme
Uluslararası ilişkiler disiplininde birey düzeyi analiz uzun süre sistemik ve devlet merkezli kuramların gölgesinde kalmış, ancak liderlerin kişilik özellikleri, dünya görüşleri ve bireysel iletişim ağlarının dış politika kararlarındaki belirleyici rolü son yıllarda artan bir ilgi görmüştür. Yunanistan iç siyasi yapısındaki yüksek kişiselleşme, lider odaklı parti örgütlenmeleri ve zayıf kurumsallaşma düzeyine rağmen, dış politikanın kişisel diplomasi merceğinden bütüncül bir şekilde incelenmesi literatürde belirgin bir eksiklik olarak öne çıkmaktadır. Özellikle Türkiye ile ilişkiler gibi kriz odaklı ve hassas alanlarda liderlerin doğrudan etkileşiminin ve kişisel diplomasinin sınırlarının anlaşılması kritik bir araştırma sorusudur.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
İki Savaş Arası Dönemde Türkiye Cumhuriyeti’nin Ontolojik Güvenlik Arayışlı Dış Politikası
Uluslararası ilişkiler ve Türk dış politikası literatüründe, İki Savaş Arası Dönem (1919-1939) genellikle jeopolitik zorunluluklar, askeri güç dengeleri ve maddi güvenlik kaygıları üzerinden incelenmiştir. Ancak devletlerin dış politikalarını şekillendiren tek etken fiziksel hayatta kalma arzusu değildir; devlet elitlerinin uluslararası alanda kendi öz kimliklerini inşa etme, tanınma ve saygın bir aktör olarak kabul görme arayışları da belirleyicidir. Türk dış politikasına ilişkin hâkim çalışmalar, Türkiye'nin bu dönemdeki tutumunu ya pasif bir statükoculuk ya da pragmatik bir denge siyaseti olarak kavramsallaştırmaktadır. Bu çalışma, Erken Cumhuriyet dönemindeki dış politika tercihlerinin arka planında yatan ontolojik güvenlik arayışını ve benlik inşası süreçlerini görünür kılarak literatürdeki bu teorik ve ampirik boşluğa odaklanmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Davutoğlu Döneminde Balkanlar ve Sırbistan’a Yönelik Türk Dış Politikası İncelemesi
Avrasya jeopolitiğinde Türkiye’nin artan rolü ve bölgesel güç olma çabaları, Balkanlar ve Sırbistan ile ilişkilerde belirgin bir dış politika dönüşümünü beraberinde getirmiştir. Soğuk Savaş sonrası statükocu yaklaşımdan çok boyutlu ve proaktif anlayışa geçiş, Türkiye’nin Balkanlar’daki varlığını yeniden yapılandırmıştır. Bu çalışma, Ahmet Davutoğlu döneminde Türk dış politikasının Stratejik Derinlik doktrini çerçevesinde Balkanlar ve Sırbistan ölçeğinde nasıl uygulandığını, ikili ilişkilerin siyasi, ekonomik ve kültürel boyutları ile kamuoyu algısının bu süreçteki etkilerini derinlemesine ele almaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Görsel-işitsel Çeviride Dış Politika Kısaltmalarının Yeniden Bağlamlandırılması: The Diplomat Dizisinin Türkçe Dublajından Elde Edilen Bulgular
Görsel-işitsel çeviri alanında altyazı çevirisine yönelik strateji ve teoriler geniş bir literatür oluşturmasına rağmen, dublaj sürecinde uzmanlık terminolojisinin ve özellikle dış politika kısaltmalarının nasıl aktarıldığına dair belirgin bir araştırma boşluğu bulunmaktadır. Dış politika metinleri bünyesinde barındırdığı kurumsal ve teknik kısaltmalar nedeniyle sosyopolitik bağlamın doğru aktarılmasını zorunlu kılar. Bu çalışma, görsel-işitsel çeviri disiplininde altyazı için geliştirilen kısaltma çeviri stratejilerinin dublaja aktarılabilirliğini inceleyerek hedef kültürdeki sosyopolitik ve kuramsal karşılıkları çözümlere kavuşturmayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Suriye'de Rus Dış ve Güvenlik Politikası: Tarihsel İlişkiler, Soğuk Savaş Paradigmaları ve Çağdaş Jeopolitik
Rusya'nın 2015 yılında Suriye krizine doğrudan askeri müdahalede bulunması, Orta Doğu'daki güç dengelerini ve küresel jeopolitiği yeniden şekillendiren kritik bir dönüm noktası oluşturmaktadır. Uluslararası ilişkiler literatüründe Rus dış politikası; devlet egemenliği, ulusal güvenlik, rejim meşruiyeti, Batı karşıtlığı ve çok kutuplu dünya düzeni arayışları bağlamında yoğun tartışmalara konu olmaktadır. Makale, Moskova'nın Şam ile Soğuk Savaş yıllarına dayanan tarihsel ilişkilerini, 'güvenlik matrisi' kavramını ve Ukrayna müdahalesiyle olan karşılaştırmalı paralellikleri ele alarak Rusya'nın Suriye'deki askeri ve diplomatik angajmanının arka planındaki temel stratejik saikleri çözümlemeyi amaçlamaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Rusya - ABD İttifakının Türk Dış Politikalarına Etkileri
Soğuk Savaş sonrası dönemde uluslararası sistem, küresel güç merkezlerinin yeniden şekillendiği ve güç dengelerinin dönüştüğü dinamik bir süreçten geçmektedir. Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya Federasyonu arasındaki stratejik rekabet ve dönemsel yakınlaşmalar, küresel güvenlik, enerji jeopolitiği ve bölgesel kriz alanlarında belirleyici olmaktadır. Özellikle Trump başkanlığı döneminde belirginleşen iki büyük güç arasındaki diyalog ve iş birliği arayışları, Orta Doğu başta olmak üzere kriz bölgelerindeki dengeleri değiştirmiştir. Bu durum, jeopolitik açıdan kritik bir konumda bulunan Türkiye'nin dış politika stratejilerini, güvenlik dinamiklerini ve küresel güç eksenleri arasındaki konumlanışını yeniden gözden geçirmesini zorunlu kılmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Yeşil Mali Politikaların Enerji Fiyat Oynaklığı ve Enerji Verimliliği ile Entegrasyonu: COVID-19 Perspektifi
Küresel iklim değişikliği ve karbon nötr hedefleri doğrultusunda yenilenebilir enerji sektörüne yapılan yatırımların teşvik edilmesi, makroekonomik politikaların odağında yer almaktadır. Çin hükümeti, sübvansiyonlar ve vergi iadeleri gibi yeşil mali politikalar aracılığıyla enerji sektörünün hızlı genişlemesini desteklemiştir. Bununla birlikte, özellikle COVID-19 pandemisi sürecinde enerji emtiye fiyatlarında gözlenen yüksek oynaklık, şirketlerin yatırım verimliliğini ve ülkenin genel enerji verimliliğini etkilemiştir. Sektördeki temel tartışma, devletin mali teşviklerinin ve vergi politikalarının piyasadaki fiyat belirsizlikleri karşısında enerji verimliliğini ne ölçüde koruyabildiği ve yönlendirebildiği etrafında şekillenmektedir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Politikadan Uygulamaya: DSÖ'nün Afrika Rehabilitasyon Stratejisi 2025–2035 Eğitim Reformu Olmaksızın Neden Başarısızlık Riski Taşıyor?
Dünya Sağlık Örgütü Afrika Bölge Komitesi, Temmuz 2025'te kıta genelindeki %63'lük rehabilitasyon erişim açığını kapatmak amacıyla beş sütunlu iddialı bir strateji kabul etmiştir. Ancak Sahra Altı Afrika'da her 10.000 kişiye düşen rehabilitasyon çalışanı yoğunluğu 0,04 seviyesindedir. Orta Afrika tıp müfredatlarında rehabilitasyon eğitiminin sistemik olarak dışlanması, hekimlerin bu hizmetleri anlamasını ve sevk yapmasını engellemektedir. Bu makale, tıp eğitimindeki reform eksikliğinin politika hedefleri ile saha uygulaması arasındaki kopukluğu nasıl derinleştirdiğini ve stratejik hedeflerin başarısını nasıl tehdit ettiğini incelemektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Maliye Politikası Belirsizliği, Çevre Vergilendirmesi ve Yaşam Beklentisi Arasındaki Karmaşık İlişkinin Çözümlenmesi
Küresel düzeyde yaşanan ekonomik ve kamu sağlığı krizleri, maliye politikalarının toplumsal refah ve halk sağlığı üzerindeki etkilerini ön plana çıkarmıştır. Devletlerin harcama ve vergilendirme kararlarındaki öngörülemezlik, kamu hizmetlerinin sunumunu ve sosyal güvenlik mekanizmalarını riske atarak yaşam beklentisini olumsuz etkileyebilmektedir. Aynı zamanda çevre kirliliği ile mücadelede bir politika aracı olarak öne çıkan çevre vergileri, kamu gelirlerini artırarak sağlık yatırımlarına kaynak aktarılmasına ve çevresel kalitenin iyileşmesine katkı sağlamaktadır. Bu bağlamda, maliye politikası belirsizliği ile yaşam beklentisi arasındaki dolaysız ilişkiyi ve çevre vergilendirmesinin bu süreçteki aracılık rolünü Çin örneğinde incelemek, kamu ekonomisi, çevre ve halk sağlığı kesişiminde önemli bir araştırma boşluğunu doldurmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Afrika'da Temiz Enerjiye Geçişin Adalet ve Politika Açısından Çıkarımları
Küresel güneyde yer alan Afrika kıtası, zengin fosil yakıt rezervleri ve yenilenebilir enerji bileşenlerinin üretimi için kritik minerallere sahip olmasına rağmen ciddi bir enerji yoksulluğu çekmektedir. Literatürde, temiz enerjiye geçişin getirdiği maliyetlerin ve kazanımların adil paylaşımı (enerji adaleti) ile bu sürecin sosyal, ekonomik ve çevresel boyutlarının incelenmesi kritik bir tartışma alanıdır. Bu makale, Afrika'daki enerji dönüşüm sürecinin, bölgenin sosyo-ekonomik gerçeklikleriyle çelişmeden, kimseyi geride bırakmama ilkesi çerçevesinde nasıl yürütülebileceğini sörgülamakta ve mevcut adaletsizliklerin derinleşmesini engelleyecek politika araçlarını ele almaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Maliyetli Kademecilik: A.B.D.'nin PKK Politikasi ve Türkiye ile İlişkiler
Soğuk Savaş sonrası dönemde Amerika Birleşik Devletleri ile Türkiye arasındaki müttefiklik ilişkileri, özellikle bölgesel güvenlik tehditleri ve terörle mücadele stratejilerindeki yaklaşım farklılıkları nedeniyle ciddi bir sınamadan geçmektedir. ABD'nin Dış Terör Örgütü (FTO) olarak tanıdığı PKK'ya yönelik politikası, son kırk yılda ilkesel bir tutarlılıktan ziyade pragmatik çıkar odaklı ve kademeli kararlarla şekillenmiştir. Bu durum, Türkiye'nin birincil güvenlik tehdidi olarak gördüğü yapılarla ABD'nin taktiksel ortaklıklar kurmasına yol açmış, iki NATO müttefiki arasındaki karşılıklı güveni zedeleyerek ikili ilişkileri transeksiyonel bir zemine kaydırmıştır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
MBS Yönetiminde Suudi Arabistan Dış Politikası: Karar Birimi Değişimi ve Yemen ile Suriye Yönelimlerine Etkileri
Orta Doğu uluslararası ilişkilerinde 2003 Irak işgalinden bu yana Suudi Arabistan ve İran arasındaki rekabet temel bir dinamik oluşturmaktadır. Geleneksel literatür bu rekabeti ve Suudi dış politikasını rejim güvenliği kavramı üzerinden incelemekte, rejimin iç ve dış tehdit algılarını eş zamanlı yönetme çabalarına odaklanmaktadır. Ancak 2015 yılında Kral Selman'ın tahta çıkışı ve oğlu Muhammed bin Selman'ın (MBS) hızlı yükselişi, rejim yapısı değişmediği halde dış politikada köklü değişimlerin yaşanabileceğini göstermiştir. Bu durum, alan yazında rejimi homojen bir bütün olarak gören yaklaşımın yetersiz kaldığını ve karar alma süreçlerindeki aktörlerin ile karar birimi yapısındaki dönüşümlerin incelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
AKP Döneminde Türkiye ve Orta Doğu ile Kuzey Afrika: Dış Politika Değişiminin Üç Düzeyli Analizi
Uluslararası ilişkiler ve dış politika analizi literatüründe dış politika değişimi kavramsallaştırması, devletlerin dış politika yönelimlerinde meydana gelen köklü dönüşümleri incelemektedir. Yazındaki yaygın kabule göre, tek bir siyasi partinin kesintisiz iktidarda kaldığı rejimlerde büyük ölçekli dış politika değişimleri oldukça nadir görülür. Ancak Türkiye'de Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının yirmi yıllık dönemi, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesine yönelik politikalarda sık ve kapsamlı yönelim değişikliklerinin yaşandığı istisnai bir alan sunmaktadır. Bu durum, küresel ve bölgesel sistemik dönüşümler ile iç siyasal ittifaklar ve liderlik tercihlerinin dış politikayı nasıl yeniden şekillendirdiği sorusunu gündeme getirmektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Türk Dış Politikasının Orta Asya'ya Yönelik Seyri: Bölgeselcilik ve Yumuşak Gücün Açığa Çıkması
Soğuk Savaş'ın sona ermesi, Türkiye'nin dış politikasını yeniden şekillendirmesi için hem zorluklar hem de fırsatlar yaratmıştır. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla bağımsızlıklarını kazanan Orta Asya ülkeleriyle Türkiye, ortak kültürel, tarihi ve dilsel özelliklere sahip olması nedeniyle, Soğuk Savaş sonrası yeni dünya düzenine hızla uyum sağlamak durumunda kalmıştır. Bu durum, Türkiye'nin Batı odaklı dış politika alışkanlıklarının ötesine geçerek, yeni bölgesel aktörlerle ilişkiler kurma ve bu ilişkilerde "yumuşak güç" unsurlarını kullanma potansiyelini değerlendirme gerekliliğini ortaya koymuştur. Makale, Türkiye'nin bu süreçte Orta Asya'da edindiği deneyimin, dış politikasının bölgesel parametrelerini nasıl şekillendirdiğini ve yumuşak güç kapasitelerini diğer bölgelerde nasıl uygulayabileceği konusunda bir model teşkil ettiğini analiz etmektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Gençler, Yerel Seçmenler ve Siyasi Yetkililer Arasında Deniz Kirliliği Endişesini ve Politika Desteğini Teşvik Edebilir
Çevre sorunlarına yönelik siyasi çözümlerin uzun süredir zorlu olduğu bir bağlamda, siyasi ideolojilerin çevresel tutumlar üzerindeki belirleyici etkisi ve siyasi partiler arasındaki geniş uçurumlar çevresel ilerlemeyi engellemektedir. Yetişkinler arasında çevresel konulara yönelik genel endişe artış gösterse de, gençlerin aile dışındaki yetişkinleri etkileme potansiyeli yeterince araştırılmamıştır. Bu durum, özellikle yerel yetkililer gibi politika üzerinde doğrudan etkisi olan ancak partizan ayrımlar nedeniyle uzlaşmaya daha az istekli olabilecek gruplar üzerindeki genç etkisinin anlaşılması gerektiği sorusunu ortaya koymaktadır. Mevcut araştırmalar, gençlerin aile üyeleri arasında nesillerarası öğrenme yoluyla çevresel farkındalık oluşturabileceğini gösterse de, bu etkinin daha geniş topluluklara ve siyasi karar alıcılara ne ölçüde yayıldığı belirsizliğini korumaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Yeniden Üretilen Devlet Kimliğinin Türk Dış Politikasına Yansımaları: ABD ile Krizler
Uluslararası ilişkiler disiplininde Soğuk Savaş sonrası dönemde devletlerin dış politika davranışlarını ve ittifak ilişkilerini açıklarken sistemik güç dengelerinin yanı sıra kimlik, algı ve söylem gibi sosyal unsurlara verilen önem artmıştır. Tek kutuplu uluslararası sistemde ikincil güç konumundaki devletlerin iç ve dış dinamiklerle yeniden üretilen devlet kimlikleri, sistemin lideri veya süper gücü ile olan dış politika vizyonlarını, tehdit algılarını ve uluslararası hedeflerini farklılaştırabilmektedir. Bu durum, tarihsel olarak müttefik olan ülkeler arasında ciddi krizlerin doğmasına yol açabilmektedir. Ele alınan metin, Türk-Amerikan ilişkilerinde Suriye iç savaşıyla belirginleşen ve günümüze kadar süregelen krizlerin temelinde, Türkiye'nin Soğuk Savaş sonrası yeniden üretilen devlet kimliğinin ve buna bağlı farklılaşan tehdit algılarının yattığı sorunsalına odaklanmaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Sürdürülebilir İnsan Kaynakları Yönetimi Uygulamaları ve İşlemsel Liderliğin Çalışanların Verimliliği ile Uyumlu Performansına Etkisi: Pandemi Sonrası Dönem İçin Politikalar
Günümüzün hızla değişen ve öngörülemez küresel iş ortamında, geleneksel iş performans ölçütleri bireylerin karmaşık krizlerle başa çıkma ve belirsizliklere uyum sağlama kapasitesini tam olarak yansıtmada yetersiz kalmaktadır. Özellikle COVID-19 sonrası dönemde, örgütsel sürekliliği ve rekabet avantajını korumak isteyen kuruluşların, çalışanların rutin görev tanımlarının ötesine geçerek sergiledikleri uyumlu performans davranışlarını destekleyen insan kaynakları politikalarına yönelmesi zorunlu hâle gelmiştir. Bu bağlamda, stratejik insan kaynakları yönetimi uygulamalarının çalışanların uyumlu performansı üzerindeki belirleyici rolü ve bu süreçte yönetsel liderlik tarzlarının düzenleyici etkileri, örgütsel davranış yazınında önem kazanan temel tartışma alanları arasında yer almaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Bahir Dar, Etiyopya'da Kooperatif Konut Projeleri İçin Arazi Edinimi Politikası ve Uygulaması: Uygun Fiyatlı Konut Çözümlerine Doğru
Gelişmekte olan ülkelerde hızlı kentleşme ve kontrolsüz nüfus artışı, kentsel alanlarda düşük ve orta gelirli gruplar için erişilebilir konut üretimini en temel kentsel krizlerden biri haline getirmiştir. Sahra Altı Afrika ve Etiyopya genelinde kentsel arazi yönetiminde yaşanan şeffaflık eksikliği, altyapı yetersizlikleri ve arsa spekülasyonları, konut kooperatiflerinin arazi edinmesini zorlaştırmaktadır. Bahir Dar şehri özelinde de kentsel arazi edinimi süreçleri, yasal mevzuatlar ve uygulama arasındaki uyumsuzluklar bağlamında önemli bir tartışma konusudur.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Yüzüncü Yılında Türkiye: Süreklilik ile Değişim Arasında
Uluslararası ilişkiler teorisinde dış politika davranışlarının dönemsel değişimler ile yapısal süreklilikler arasındaki gerilim üzerinden incelenmesi köklü bir gelenektir. Türkiye Cumhuriyeti'nin yüzyıllık dış politika tecrübesi, coğrafi konumun getirdiği güvenlik kaygıları ile iç siyasetteki toplumsal dönüşümlerin dış politikaya yansıması arasındaki etkileşimi analiz etmek için özgün bir zemin sunmaktadır. Bu alandaki temel tartışma, dış politikadaki yönelim değişikliklerinin yapısal zorunluluklardan mı yoksa aktörlerin tercihlerinden mi kaynaklandığı sorusu etrafında şekillenmektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Akdeniz'de Okyanus Asitlenmesi Araştırmaları: Mevcut Durum, Eğilimler ve Gelecek Adımlar
Akdeniz, yarı kapalı yapısı, yoğun insan nüfusu, ticaret ve turizm baskısı nedeniyle küresel iklim değişikliği ve okyanus asitlenmesinden en çok etkilenen hassas deniz havzalarından biridir. Atmosferik karbondioksit artışının deniz suyu kimyasında yarattığı pH düşüşü, kireçleşici organizmalar ve ekosistem hizmetleri üzerinde ciddi tehditler oluşturmaktadır. Ancak havzada yürütülen araştırmaların coğrafi dağılımı, yöntemsel yaklaşımları ve disiplinler arası kapsayıcılığı konusundaki belirsizlikler, etkili bölgesel politikaların oluşturulmasını engellemektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Korku Siyaseti: Siyasi Ortamı Şekillendiren Bir Araç Olarak Göçmen Korkusu
Korku duygusu, tarihsel süreç boyunca siyasi otoriteler ve liderler tarafından toplumsal kitleleri yönlendirmek, kamuoyunu manipüle etmek ve iktidarın meşruiyetini pekiştirmek için kullanılan güçlü bir araç olmuştur. Günümüzde küreselleşen dünyada göç hareketlerinin hız kazanmasıyla birlikte, korku siyasetinin odağı doğrudan göçmenlere ve sığınmacılara yönelmiştir. Siyasi aktörler, göçmenleri ulusal güvenlik, ekonomik istikrar ve kültürel homojenlik önünde birer tehdit olarak sunarak kendi politikalarına destek aramaktadır. Bu durum, sosyal bilimlerde ve özellikle politik psikoloji alanında, korkunun nasıl araçsallaştırıldığını ve bu araçsallaştırmanın demokratik süreçleri ve toplumsal kutuplaşmayı nasıl şekillendirdiğini inceleme zorunluluğunu doğurmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Biyoteknolojinin Güvenlik, Emniyet ve Etik, Hukuki ve Sosyal Çıkarımlarını Ele Alarak Yönetilmesi
Biyoteknoloji alanı, hızla ticarileşen ve devrim niteliğinde faydalar vaat eden geniş bir malzeme ve ürün yelpazesi sunmaktadır. Ancak, bu gelişmelerin bazıları belirsiz veya yeterince test edilmemiş riskler taşımakta, bu da potansiyel olarak etkilenen kişi ve gruplar arasında tartışma, endişe ve öfkeye yol açabilmektedir. Gelişmiş genetik teknolojilerinin başarısı, yalnızca teknik sağlamlık, güvenlik ve emniyetle kalmayıp, aynı zamanda etik, hukuki ve sosyal çıkarımların (ELSI) şeffaf bir şekilde ele alınmasını gerektirmektedir. Mevcut durumda, fiziksel ve sosyal bilimler arasındaki entegrasyon eksikliği, ortaya çıkan teknoloji yönetişiminde bir kopukluğa neden olmakta ve bu da teknoloji modernizasyonuna karşı önemli bir direnç oluşturmaktadır. Bu makale, bu direncin üstesinden gelmek ve biyoteknolojinin toplumsal kabulünü sağlamak için kapsamlı bir yönetişim yaklaşımına olan ihtiyacı vurgulamaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
İnsan Hakları ve Çatışma Kesişiminde Su: Filistin Örneği Üzerine Bir Durum Çalışması
Küresel su yönetimi literatüründe, su kaynaklarına erişim temel bir insan hakkı olarak kabul edilmekle birlikte, jeopolitik çatışma bölgelerinde bu hak askeri ve siyasi kısıtlamalar nedeniyle sıklıkla ihlal edilmektedir. Filistin, özellikle de Gazze Şeridi ve Batı Şeria, doğal hidrolojik sınırların siyasi bariyerlerle kesintiye uğratıldığı, sınır aşan su kaynaklarının adaletsiz dağıtıldığı ve su güvensizliğinin yapısal bir ayrımcılığa dönüştüğü en çarpıcı örneklerden biridir. Alandaki güncel tartışmalar, suyun hidro-hegemonya aracı olarak nasıl kullanıldığını ve insani güvenlik üzerindeki tahrip edici etkilerini sörgülamaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Polonya'da Hanehalkı Enerji Dönüşümünde Sınırların Ötesine Geçmek: Bir Değerlendirme ve Perspektif
Küresel ölçekte sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yürütülen enerji dönüşümü, iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir rol oynamakla birlikte hava koşullarına bağımlılık ve sistem istikrarsızlığı gibi teknik zorlukları beraberinde getirmektedir. Özellikle kömür üretimine onlarca yıldır bağımlı olan ve geleneksel enerji kaynaklarına toplumsal bağlılığın yüksek olduğu ekonomilerde dönüşümün önündeki engellerin anlaşılması büyük önem taşımaktadır. Polonya örneğinde hanehalklarının üretici tüketiciler olarak bu süreçteki rolleri, güncellenen sosyo-ekonomik veriler ve jeopolitik riskler çerçevesinde yeniden değerlendirilmektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Türkiye'de Jeotermal Enerjinin Potansiyeli, Kullanımı ve Gelişimi
Küresel ölçekte artan nüfus, sanayileşme ve yükselen yaşam standartları enerji talebini hızla artırırken, fosil yakıtların çevreye verdiği zararlar ve iklim değişikliği riski yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişi zorunlu kılmaktadır. Türkiye, karmaşık jeolojik ve neotektonik yapısı sayesinde zengin jeotermal kaynaklara sahip olmasına karşın, mevcut potansiyelinin ne kadarını elektrik üretimi ve doğrudan kullanım alanlarında değerlendirebildiği ile stratejik hedefler doğrultusunda bu kapasitenin nasıl artırılacağı hususu güncelliğini koruyan temel bir araştırma konusudur.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Mülteci Öğrencilerin Türk Eğitim Sistemine Uyumunda Eğitimde Kalite Olgusunun İncelenmesi
Gelişmekte olan ülkelerde kitlesel göç hareketleri, eğitim sistemlerinin yapısını ve niteliğini doğrudan etkileyen dinamiklerin başında gelmektedir. Zorunlu göçler sonuçunda farklı dil ve kültür altyapısına sahip çocukların ev sahibi ülkenin okullarına katılması, fırsat eşitliği, sosyal uyum ve kapsayıcı eğitim bağlamında önemli tartışmaları beraberinde getirmektedir. Türkiye özelinde yürütülen çalışmalarda, mülteci öğrencilerin eğitim sistemine entegrasyonunda karşılaşılan güçlüklerin ve derslerdeki niteliğin korunması süreçlerinin öğretmen ve okul yöneticisi görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi büyük bir gereklilik haline gelmiştir. Bu araştırma, yerel düzeyde ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan eğitimcilerin mülteci öğrencilerin akademik, sosyal ve kültürel uyum süreçlerine ilişkin deneyimlerini ve bu sürecin eğitim kalitesine etkilerini bütüncül bir yaklaşımla ele alarak alandaki ampirik ve uygulamalı tartışmalara katkı sağlamayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
BIST Sanayi Endeksi'nde Finansal Başarısızlık Tahmini: Geleneksel Modellerin ve Kümelenme Tekniklerinin Değerlendirilmesi
Küresel ekonomik dalgalanmalar ve finansal krizler, şirketlerin yükümlülüklerini yerine getiremeyerek iflas veya tasfiye riskiyle karşı karşıya kalması anlamına gelen finansal sıkıntı kavramını yönetim ve finans literatürünün merkezine taşımıştır. Şirket yöneticileri, yatırımcılar ve kredi verenler açısından erken uyarı mekanizmalarının geliştirilmesi büyük önem taşırken, geleneksel Altman Z-skoru ve Springate S-skoru gibi çok değişkenli modeller ile makine öğrenmesi temelli kümeleme algoritmalarının gelişmekte olan piyasalardaki ayrıştırma başarısı tartışılmaktadır. Türkiye gibi finansal başarısızlığın resmi olarak ilan edilmesinden kaçınıldığı ve iflas süreçlerinin nadir işletildiği gelişmekte olan pazarlarda, geleneksel modellerin ayırt edicilik kapasitesinin sınırlı kalması ve denetimsiz öğrenme tekniklerinin bu boşluğu nasıl doldurabileceği sorusu temel bir araştırma problemi oluşturmaktadır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
İngiltere ve Türkiye'de Çocuklarla Adli Görüşmeye İlişkin Mevcut Durum Değerlendirmesi
Çocuk istismarı ve özellikle cinsel istismar vakalarında, mağdur çocukların adli süreçlerde doğru, güvenilir ve detaylı ifade verebilmeleri adalet mekanizmasının işlemesi açısından kritik bir önem taşımaktadır. Ancak çocukların gelişimsel özellikleri, travma sonrası yaşadıkları baskılar ve adli ortamların hissettirdiği kaygı, ifade alma süreçlerinde özel yöntemlerin uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. İngiltere gibi gelişmiş ülkeler onlarca yıllık süreçte PEACE ve ABE gibi adli görüşme protokolleri ve eğitim standartları geliştirmişken, Türkiye'de Çocuk İzlem Merkezleri ve Adli Görüşme Odaları gibi kurumsal yapılar hızla yaygınlaşmaktadır. Alanın temel tartışması, çocukların ikincil örselenmesini önleyen ve adli görüşmenin kalitesini standartlaştıran bütüncül bir adli görüşme protokolünün ve uzmanlaşmış uygulayıcı modelinin Türkiye adli sistemine nasıl entegre edileceğidir.
Beşerî Bilimler · Dil, Kültür ve Tarih
Etki ve Vizyon Karşı Karşıya: 2024 Başkanlık Seçimlerinde Trump ve Harris'in Liderlik Retoriklerinin Eleştirel Söylem Analizi
Siyasi söylem çalışmaları, modern demokrasilerde liderlerin seçmen davranışlarını nasıl şekillendirdiğini ve iktidar ilişkilerini nasıl kurduğunu inceleyen dinamik bir alandır. Özellikle ABD başkanlık seçimleri, küresel politikaları, uluslararası ilişkileri ve sosyo-ekonomik dinamikleri doğrudan etkilemesi bakımından kritik bir öneme sahiptir. Liderlerin seçim kampanyalarında kullandıkları dil, yalnızca politik vaatlerin aktarılmasını sağlamamakta, aynı zamanda toplumsal kimlikleri, kutuplaşmaları ve kriz algılarını da aktif olarak inşa etmektedir. Alandaki güncel tartışmalar, popülist ve doğrudan hitap şekillerinin, kurumsal reform odaklı ve kapsayıcı vizyöner söylemlere karşı nasıl bir üstünlük sağladığı sorusu etrafında yoğunlaşmaktadır. Bu makale, derin bir kutuplaşma ve ekonomik istikrarsızlık zemininde gerçekleşen 2024 ABD Başkanlık Seçimlerinde iki rakip liderin dilsel stratejilerinin toplumsal karşılığını ele almaktadır.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Türkiye'nin Tarımsal Kredi Performansının K-ortalamalar Kümeleme Algoritması ile Analizi
Tarım sektörü, gıda güvencesi sağlamanın ötesinde sanayiye hammadde tedariki sunan hayati bir ekonomik yapıya sahiptir. Türkiye'nin makroekonomik gelişim sürecinde tarımın gayri safi yurtiçi hasıladaki payı azalış gösterse de sektörün finansal açıdan desteklenmesi üretimde süreklilik ve teknolojik dönüşüm için elzemdir. Bu bağlamda, tarımsal kaynakların ve kullanılan kredilerin iller düzeyinde homojen olup olmadığını ampirik olarak test etmek, bölgesel tarım politikalarının etkinliğini ölçmek adına kritik bir araştırma sorusudur.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Çin'in Eyalet Düzeyindeki Bölgelerinde Küresel Değer Zinciri Eklemlenmesi, Dijital Ekonomi ve Yeşil Yenilikçilik Üzerine Ampirik Bir İnceleme
Geleneksel küreselleşme sürecinde Çin'in küresel değer zincirlerine entegrasyonu hızlı bir ekonomik büyümeyi beraberinde getirmiş, ancak bu büyüme yüksek doğal kaynak tüketimi ve çevresel bozulma pahasına gerçekleşmiştir. Son yıllarda ülke genelinde sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılabilmesi için yeşil yenilikçilik politikaları öncelik kazanmıştır. Aynı zamanda dijital ekonominin hızla gelişmesi, verimlilik artışı ve bilgi yayılımı sağlayarak ekonomik yapıyı dönüştürmektedir. Ancak küresel değer zinciri eklemlenmesi ve dijital ekonominin yeşil yenilikçilik üzerindeki eş zamanlı etkileri ile mekanik ilişkileri bölgesel düzeyde henüz bütüncül biçimde açıklığa kavuşturulmamıştır.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Türk Eğitim Sisteminde Sekülerleşme
Din sosyolojisi ve eğitim tarihi yazınında sekülerleşme, dinin toplumsal kurumlar ile gündelik yaşam üzerindeki nüfuzunun gerilemesi biçiminde ele alınmaktadır. Türkiye bağlamında ise laiklik ve sekülerleşme kavramları sıklıkla karıştırılmakta, devlet ile dinin kurumsal ayrışması ile toplumsal alandaki dini değerlerin görünürlüğü arasındaki gerilim eğitim politikalarına doğrudan yansımaktadır. Eğitim sisteminin Osmanlı'dan günümüze geçirdiği tarihsel dönüşüm, katı laiklik uygulamaları ile dini değerlerin yeniden kamusal alana entegrasyonı arasında bocalayan dinamik bir yapı sunmaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
SEÇİLMİŞ MAKROEKONOMİK GÖSTERGELERİN KAYIT DIŞI EKONOMİ ÜZERİNE ETKİSİ: BALKAN ÜLKELERİ VE TÜRKİYE ÖRNEĞİ
Dünya genelinde hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin temel makroekonomik hedefleri büyüme, kalkınma ve refah düzeyini artırmaktır. Ancak ulusal geliri artırma sürecinde ekonomide ortaya çıkan kayıt dışılık, vergi kayıplarına, kamu politikalarının etkinliğinin azalmasına ve temel makroekonomik dengesizliklere yol açan kritik bir problem olarak öne çıkmaktadır. Literatürde kayıt dışı ekonomi üzerine çeşitli ampirik çalışmalar bulunmakla birlikte, özellikle Balkan ülkeleri ve Türkiye ölçeğinde güncel panel veri yöntemleriyle makroekonomik göstergelerin toplu etkisini inceleyen araştırmaların yetersizliği göze çarpmaktadır. Bu çalışma, söz konusu coğrafi bölgedeki makroekonomik değişkenlerin kayıt dışı ekonomi üzerindeki ampirik etkilerini çok yönlü bir modelle çözümleyerek literatürdeki bu eksikliği gidermeyi hedeflemektedir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Bodur ve Bodur Olmayan Ergenlerin Pubertal, Psikososyal ve Bilişsel Gelişim Yörüngelerinin Anlaşılması: Çok Merkezli Bir Endonezya Kohort Çalışması Protokolü
Çocukluk çağı kronik beslenme yetersizliği neticesinde ortaya çıkan bodurluk, düşük ve orta gelirli ülkelerde çocuk sağlığı ve toplum kalkınmasının önündeki en büyük engellerden biridir. Geleneksel literatür ve halk sağlığı politikaları ağırlıklı olarak yaşamın ilk 1000 günü ve 5 yaş altı döneme odaklanırken, ikinci en hızlı büyüme atağının gerçekleştiği ergenlik dönemi büyük ölçüde göz ardı edilmiştir. Ergenlik döneminde yaşanan pubertal değişimlerin ve beslenme durumunun, çocukluktaki bodurluk etkilerini telafi etme imkânı sunup sunmadığı bilimsel alanda henüz netleşmemiştir. Bu çalışma, Endonezya'daki kentsel ve kırsal alanlarda bodur ve bodur olmayan ergenlerin gelişim yörüngelerini boylamsal olarak inceleyerek alan literatüründeki bu önemli boşluğu kapatmayı hedeflemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Türkiye’nin Dış Petrol ve Doğal Gaz Stratejisinin Temel Belirleyici Faktörleri
Türkiye'nin hızla artan nüfusu, sanayileşmesi ve ekonomik büyümesi enerji gereksinimini sürekli olarak yükseltmektedir. Yerli enerji kaynaklarının yetersizliği nedeniyle ülke petrol ve doğal gaz ihtiyacının büyük kısmını dış alımla karşılamak durumundadır. Akademik literatürdeki mevcut çalışmalar Türkiye'nin enerji politikasını genel olarak betimsel ve politika odaklı ele almış; stratejik kararların arkasındaki temel belirleyici faktörleri uluslararası ilişkiler kuramları merceğinden sistematik biçimde çözümleyen kapsamlı bir kurgu sunmakta yetersiz kalmıştır. Bu durum, Türkiye'nin dış enerji stratejisinin kuramsal temellerini açıklayan çalışmalara olan gereksinimi artırmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
COVID-19 Sürecinde Yükseköğretimde Teknoloji Entegrasyonu: Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Modeli Aracılığıyla Çevrim İçi Öğretim Yeterliklerinin Değerlendirilmesi
COVID-19 salgını, küresel ölçekte yükseköğretim kurumlarında yüz yüze eğitim faaliyetlerinin aniden durdurulmasına ve öğretim süreçlerinin acil uzaktan eğitim modeline aktarılmasına yol açmıştır. Bu zorunlu dönüşüm, akademisyenlerin dijital teknolojileri öğretim süreçlerine entegre etme becerilerini ve teknolojik pedagojik alan bilgilerini (TPACK) kritik bir araştırma konusu haline getirmiştir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde yükseköğretim düzeyinde dijital yetkinliklerin seviyesini, cinsiyet ve mesleki deneyim gibi demografik değişkenlerle ilişkisini ampirik olarak ortaya koymak, acil durum eğitimi ve sonrası için kapsayıcı eğitim politikalarının geliştirilmesinde temel bir gereksinimdir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
2015 Nepal Depremi Sonrasında Hastane Dayanıklılığı: Hastane Personeliyle Yapılan Yarı Yapılandırılmış Görüşmelerden Elde Edilen Bulgular
Afet risklerinin azaltılmasına yönelik küresel politikalarda hastanelerin dayanıklılığı stratejik bir unsur olarak görülmekle birlikte, mevcut hastane dayanıklılığı çerçevelerinin büyük ölçüde afet öncesi teorik kavramsallaştırmalara dayandığı ve saha gerçekliğiyle doğrudan sınanmadığı anlaşılmaktadır. Özellikle büyük ölçekli afetlerde ön saflarda görev yapan hastane personelinin yaşadığı mesleki, lojistik ve psikolojik süreçlerin hastane sisteminin bütüncül dayanıklılığına etkisi literatürde sınırlı biçimde ele alınmıştır. Bu durum, afet sonrası sağlık hizmeti sunumunda kurumsal uyum mekanizmaları ile bireysel çalışan dayanıklılığı arasındaki etkileşimin derinlemesine incelenmesini gerektirmektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Pakistan'da Sel Büyüklükleri, Sel Yönetimi ve Sosyo-Ekonomik Etkileri: Ampirik Literatür İncelemesi
Küresel iklim değişikliği ve ortalama sıcaklık artışları, Güney Asya genelinde ve özellikle Pakistan'da aşırı yağışlar ile buzul erimelerinin tetiklediği doğal afetlerin sıklığını ve şiddetini artırmaktadır. Bölgede suların ani yükselmesi, nehir taşkınları ve buzul gölü patlamaları sosyo-ekonomik altyapıyı, tarımsal üretimi ve toplum sağlığını doğrudan tehdit eden kritik bir unsur haline gelmiştir. Buna karşılık, gelişmekte olan ülkelerde afet yönetimi ve sel kontrol politikalarının idari, finansal ve teknolojik yetersizlikler nedeniyle kriz anlarında koruyucu önlem almaktan ziyade afet sonrası insani yardım ve rehabilitasyon odaklı kaldığı görülmektedir. Literatürde, suların taşkın yapmasının makroekonomik büyüme, tarım sektörü ve halk sağlığı üzerindeki ampirik zararlarını bütüncül bir yaklaşımla ele alan ve kurumsal politika aksaklıklarını sel yönetimi çerçevesinde sentezleyen çalışmalara olan ihtiyaç devam etmektedir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Müzakereden Aklamaya: 2020 ABD Başkanlık Seçiminde Twitter Algoritmaları Kutuplaşmış Toplulukları ve Demokrasiyi Nasıl Zayıflattı?
Bilgi ve iletişim teknolojilerinin çağdaş demokratik süreçler üzerindeki etkileri, akademik yazında uzun süredir devam eden ve uzlaşmaya varılamamış bir tartışma alanını oluşturmaktadır. Bu alandaki çalışmalar genellikle platformların kamusal ifade özgürlüğünü genişleterek katılımı artırdığına ya da tersine, filtre baloncukları ve yankı odaları yaratarak kutuplaşmayı tırmandırdığına odaklanmaktadır. Ancak bu çalışma, teknolojinin dışsal bir araç olarak insan davranışını etkilediği yönündeki geleneksel yaklaşımı aşarak, bireylerin dijital dünyada var olma biçimlerinin demokratik özneyi nasıl dönüştürdüğünü ele almakta ve politika teorisi ile bilgisayarlar bilimini kesiştiren özgün bir soru sormaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Obeziteye Bağlı Damar Hastalıklarının Tahmininde Yapay Zekâ Destekli Araçlar: Paydaş Perspektifleri ve Zorluklar
Sağlık hizmetlerinde ve halk sağlığı alanında yapay zekâ teknolojileri, klinik karar alma süreçlerini iyileştirme, tanısal hassasiyeti artırma ve kişiselleştirilmiş hastalık riski takibi sağlama potansiyeli taşımaktadır. Obezite ile yaşayan bireylerde kardiyovasküler risk tahmini amacıyla klinik, görüntüleme, laboratuvar ve yaşam tarzı verilerini entegre eden karar destek sistemleri ile mobil sağlık uygulamaları geliştirilmektedir. Bununla birlikte, bu teknolojilerin klinik uygulamaya aktarılması yalnızca algoritmik performansa değil, hekimler, hastalar ve politika yapıcılar gibi paydaşların algılarına, güven düzeylerine ve etik kaygılarına bağlıdır. Makale, Avrupa bağlamında yapay zekâ tabanlı önleyici kardiyovasküler araçların sunduğu fırsatları, ortaya çıkardığı endişeleri ve uygulanabilirlik zorluklarını ampirik nitel verilerle incelemektedir.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Üniversite Yönetişiminin Eğitim Hizmet Kalitesine Etkisi: Etiyopya Kamu Üniversitelerinden Bulgular
Yükseköğretim kurumlarında yönetişim yapılarının dönüşümü, küreselleşme, bilginin artan ekonomik değeri ve kamu finansmanındaki kısıtlar doğrultusunda uluslararası ve bölgesel ölçekte temel bir politika gündemi haline gelmiştir. Üniversitelerin eğitim-öğretim, araştırma ve toplumsal katkı misyonlarını başarıyla yerine getirebilmeleri, kurumsal yönetişim ilkelerinin etkin bir şekilde uygulanmasına bağlıdır. Gelişmekte olan ülkeler ve özellikle Sahra Altı Afrika bağlamında kamu üniversitelerinin hızlı genişlemesi, yönetimsel özerklik, hesap verebilirlik ve akademik özgürlük dengesinin hizmet kalitesini nasıl şekillendirdiği sorusunu öne çıkarmaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Şam, Suriye'deki Temel Kamu Hastaneleri Ziyaretçileri Arasında Glokom Farkındalığı ve Bilgi Düzeyi: Kesitsel Bir Çalışma
Glokom, küresel ölçekte kalıcı görme kaybı ve körlüğün en yaygın ikinci nedeni olan kronik bir optik nöropatidir. Erken evrelerde sıklıkla semptomsuz seyretmesi nedeniyle hastaların önemli bir bölümü tıbbi yardıma geç başvurmakta ve önlenebilir görme kayıpları yaşamaktadır. Toplumdaki farkındalık ve bilgi düzeyinin yetersizliği, erken tanı ve tedaviye erişim davranışlarını doğrudan olumsuz etkilemektedir. Orta Doğu ve Suriye özelinde glokom farkındalığını değerlendiren ampirik veri eksikliği bulunması, kamusal sağlık politikalarının ve toplum tabanlı bilgilendirme stratejilerinin geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Çin'deki Yaşlı Yetişkinlerde Öz Bakım Yetersizliği Yaygınlığı ve Sosyo-Demografik Belirleyicileri
Yaşlanan nüfus yapısı ve buna bağlı olarak artan öz bakım yetersizliği, küresel kamu sağlığı ve sosyal politika alanının en öncelikli konuları arasında yer almaktadır. Çin bağlamında demografik dönüşüm, hızlı kentleşme ve doğurganlık politikalarının etkisiyle geleneksel aile bakımı zayıflamakta, bu durum sosyal güvenlik ve sağlık altyapısı üzerinde baskı oluşturmaktadır. Alan literatüründe yaşlılıkta öz bakım kısıtlılığının epidemiyolojik dağılımı ve sosyo-ekonomik belirleyicileri tartışılırken, makro düzeyde temsil gücüne sahip güncel verilerle kır-kent ve bölgesel eşitsizliklerin incelenmesi kritik bir ihtiyaç olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışma, söz konusu tartışmaya 2020 nüfus sayımı verileriyle ampirik katkı sunmaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Somali'de Sağlık Sisteminin Uygulanması ve Yeni Federalizm: Zorluklar ve Fırsatlar
Çatışma sonrası toplumlarda devlet inşası ve kamu hizmetlerinin yeniden yapılanması, siyasi yönetişim modelleriyle doğrudan ilişkilidir. Somali'de yirmi yılı aşkın süren iç savaş, kamu sağlık altyapısını tahrip etmiş ve merkezi sağlık yönetimini işlevsiz kılmıstır. 2004 yılında kabul edilen ve 2012 sonrasında somutlaşan federal yönetişim yapısı, sağlık hizmetlerinin sunumu ve finansmanı açısından hem yeni fırsatlar hem de ciddi kurumsal karmaşıklıklar doğurmuştur. Sağlık sektörünün merkezi hükümet ile bölgesel üye devletler arasında nasıl bölüşüleceği ve merkeziyetsiz yapıda hizmet kalitesi ile erişilebilirliğin nasıl sağlanacağı, çağdaş kamu sağlığı ve sağlık politikaları literatürünün temel tartışma konularından birini oluşturmaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Vatanseverlik, Milliyetçilik ve Hükümetin Koronavirüs Krizini Yönetme Performansının Değerlendirilmesi
COVID-19 pandemisi küresel ölçekte devlet müdahalelerini ve ulusal ölçekte siyasal tutumları yeniden ön plana çıkarmıştır. Kriz dönemlerinde bireylerin belirsizlik ve kaygıyı azaltma arayışı, kendi iç gruplarına ve devlet mekanizmalarına olan bağlılıklarını artırmaktadır. Siyaset bilimi ve sosyal psikoloji literatüründe vatanseverlik ve milliyetçilik kavramları, bireylerin ulus-devlete duydukları aidiyetin iki farklı boyutu olarak ele alınmaktadır. Ancak salgın sürecinde uygulanan karantina ve kısıtlama politikalarının kamuoyunda yarattığı kutuplaşma ile dış tehdit algılarının hükümet performansını değerlendirme üzerindeki bileşik etkileri açıklanmaya muhtaçtır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Malezya E-Sigara Perakendeci Web Sitelerindeki Pazarlama İddiaları, Promosyon Stratejileri ve Ürün Bilgilerinin İçerik Analizi
Küresel ölçekte geleneksel sigara tüketimi azalırken, e-sigara kullanımı özellikle gençler ve genç yetişkinler arasında hızla yaygınlaşmaktadır. Elektronik sigara pazarlaması ve satışı, yasal düzenlemelerin yetersiz kaldığı ülkelerde dijital kanallar aracılığıyla denetimden kaçınmakta ve halk sağlığı politikasında ciddi bir tartışma odağı oluşturmaktadır. Malezya gibi e-sigara pazarının büyük ancak yasal düzenleme boşluğunun bulunduğu ülkelerde perakendeci web sitelerinin sunduğu içeriklerin incelenmesi, tütün kontrolü stratejileri açısından büyük önem taşımaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Dini Orucun Bireysel, Halk ve Gezegen Sağlığı Üzerindeki Etkileri: Daha Sağlıklı, Adil ve Sürdürülebilir Bir Toplum İçin Dini Sağlık Varlığı Olarak Oruç
Modern tıptaki ve koruyucu halk sağlığı politikalarındaki gelişmeler insan ömrünü uzatmış olsa da, batı tipi beslenme ve sedanter yaşam tarzı obezite, tip 2 diyabet, kardiyovasküler rahatsızlıklar ve nörodejeneratif hastalıklar gibi medeniyet hastalıklarının yaygınlaşmasına yol açmıştır. Bununla birlikte, hayvansal gıda ağırlıklı beslenme kalıpları yalnızca bireysel metabolik sağlığı bozmakla kalmayıp sera gazı emisyonları, su tüketimi ve arazi kullanımı yoluyla gezegen sağlığı üzerinde de ağır bir tahribat oluşturmaktadır. Küresel nüfusun büyük çoğunluğunun bir dine mensup olduğu dikkate alındığında, dini oruç ritüellerinin bireysel, toplumsal ve ekolojik sağlık boyutlarını bütüncül bir yaklaşımla ele alan Disiplinlerarası Sağlık Varlığı çerçevesinde incelenmesi literatürdeki temel bir ihtiyacı karşılamaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Çevre Koruma Vergisi, Kurumsal ESG Performansı ve Yeşil Teknolojik Yenilik
Çevre koruma düzenlemeleri ve piyasa tabanlı kamusal politika araçlarının işletmelerin çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ESG) performansları ile yeşil teknoloji inovasyonu üzerindeki etkileri, sürdürülebilir iktisat ve çevre yönetimi literatüründe temel bir tartışma konusudur. Çin'in 2018 yılında uygulamaya koyduğu çevre koruma vergisi, kirletici emisyon maliyetlerini içselleştirerek firmaları yeşil dönüşüme teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Literatürde çevresel vergilerin 'çifte temettü' yaratıp yaratmadığı veya Porter hipotezi çerçevesinde inovasyon telafi etkisi doğurup doğurmadığı tartışılırken, bu politikanın ESG performansı ve yeşil inovasyon ilişkisindeki aracı rolü deneysel olarak incelenmeyi bekleyen önemli bir soru niteliğindedir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Türk İklimlendirme Sektörünün Küresel Rekabet Gücünün İncelenmesi
Küreselleşme, iklim değişikliği ve azalan enerji kaynakları,iklimlendirme sektörünün dünya ve Türkiye ekonomisindeki stratejik önemini artırmıştır. Isıtma, soğutma, havalandırma, tesisat ve yalıtım gibi alt ürün gruplarını kapsayan iklimlendirme sanayisi, makine imalat sektörünün en yüksek katma değer üreten alanlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Sektörde uluslararası rekabet gücünün sürdürülebilirliği, kriz dönemlerindeki esneklik ve ihracat uzmanlaşmasının belirlenmesi, ekonomi politikaları ile sanayi stratejilerinin oluşturulmasında kritik role sahiptir. Ancak uluslararası literatürde Türkiye iklimlendirme sektörünün dış ticaret performansını ürün haritalandırması (Product Mapping) yöntemiyle dinamik ve zamansal boyutta ele alan ampirik çalışmaların eksikliği belirgin bir araştırma boşluğu oluşturmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Türk Diyanet Üzerinde 14 Yıllık Araştırma Trendleri: Bibliyometrik ve Tematik Analizler
Diyanet İşleri Başkanlığı, son yirmi yılda bütçe ve personel kapasitesi açısından olağanüstü bir büyüme kaydetmiştir. Bu genişleme, kurumun cami dışı faaliyetlerini diplomasi, eğitim ve sosyal politikalara yaymasını sağlamıştır. Bu durum, akademisyenler arasında kurumun yurt içinde dindar nesil yetiştirme hedefleri ile yurt dışında yumuşak güç unsuru olarak kullanımına dair yoğun tartışmaları beraberinde getirmiştir. Makale, bu zengin akademik literatürün haritasını çıkarma sorusunu ele almaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Ulaştırma Ekonomisi Perspektifinden Uluslararası Ulaştırma Projeleri ve Türkiye
Ulaştırma sektörü, küreselleşme süreciyle birlikte uluslararası ticaretin, bölgesel entegrasyonun ve ulusal rekabet gücünün temel belirleyicilerinden biri haline gelmiştir. Makale, ulaştırma altyapı yatırımlarının doğrudan ve dolaylı makroekonomik etkilerini ulaştırma ekonomisi kuramsal çerçevesinde ele almakta ve Türkiye'nin Doğu-Batı ile Kuzey-Güney ulaştırma koridorlarındaki stratejik konumunu değerlendirmektedir. Çalışma, bölgesel ulaştırma projelerinin ulusal ekonomiler üzerindeki çarpan etkilerini ve politika tercihlerinin sürdürülebilir büyümedeki rolünü incelemektedir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Türkiye de Kadınlara Yönelik Sözel ve Psikolojik Şiddet ve Belirleyicileri Üzerine Ampirik Bir Araştırma
Kadına yönelik şiddet, hem temel insan hakları ihlali hem de küresel bir halk sağlığı sorunu olarak multidisipliner bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Mevcut literatür genellikle fiziksel ve cinsel şiddete odaklanırken, sözel ve psikolojik şiddetin karmaşık doğası ve ölçülmesindeki zorluklar bu alanın daha az incelenmesine neden olmuştur. Bu makale, Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede sözel ve psikolojik şiddetin sosyo-ekonomik ve demografik belirleyicilerini, ikincil veri setleri üzerinden analiz ederek literatürdeki bu boşluğu doldurmayı ve politika yapıcılar için veri temelli bir çerçeve sunmayı amaçlamaktadır.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Dijitalleşmenin Çevre, Sosyal ve Yönetişim ile Sürdürülebilirlik Üzerindeki Rolü: Çıkarımlar İçin İncelemeye Dayalı Bir Çalışma
Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişim, geleneksel ekonomik büyüme modellerini dönüştürürken aynı zamanda ekolojik ve sosyal sürdürülebilirlik alanlarında yeni bir tartışma başlatmıştır. Literatürde dijitalleşmenin ekonomik verimliliği artırdığı savunulurken, artan karbon ayak izi gibi olumsuz çevresel etkileri de yoğun şekilde tartışılmaktadır. Bu çalışma, dijitalleşmenin çevre, sosyal gelişim, yönetişim ve genel sürdürülebilirlik hedefleri üzerindeki çok boyutlu etkilerini bütünsel bir literatür taraması çerçevesinde ele alarak alandaki kuramsal açıkları kapatmayı ve politika yapıcılara rehberlik etmeyi amaçlamaktadır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Türkiye'deki Kadınların İntihar Eğilimleri Üzerinde Etkili Olan Faktörlerin Rolü
Kadına yönelik şiddet ve intihar eğilimi, dünya genelinde kamu sağlığı politikalarının ve sosyolojik araştırmaların merkezinde yer alan karmaşık bir sorundur. Türkiye bağlamında kadınların intihar davranışları, bireysel psikolojik süreçlerin ötesinde sosyoekonomik şartlar, coğrafi dinamikler, eş veya partner ilişkilerindeki denetim mekanizmaları ve maruz kalınan çok boyutlu şiddet türleriyle şekillenmektedir. Ulusal düzeydeki temsil kabiliyeti yüksek verilerle kadın intihar eğilimini analiz etmek, risk gruplarını tespit etmek ve kanıta dayalı önleme stratejileri geliştirmek açısından hayati bir gerekliliktir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Tallinn Neoliberal Konut Piyasasında Gençler İçin Gerileyen Ev Sahipliği Erişimi ve Artan Konut Eşitsizlikleri
Avrupa genelinde konutun finansallaşması, kamusal sosyal politikaların gerilemesi ve konut fiyatlarının gelirlerin üzerinde artması, özellikle genç nüfusun konut piyasasına erişimini zorlaştırmaktadır. Aşırı liberal konut rejimiyle öne çıkan Tallinn'de, 2010-2020 dönemindeki hızlı fiyat artışları genç kuşakların ev sahibi olma oranlarını düşürmüş, özel kiralık sektöre bağımlılığı ve kuşaklararası eşitsizlikleri derinleştirmiştir.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Almanya'daki Ukraynalı Sığınmacıların Ruh Sağlığı Sonuçları ve Yaşam Kalitesi
Savaş, zulüm ve çatışmalar nedeniyle zorunlu göçe maruz kalan sığınmacı popülasyonlarında ruh sağlığı sorunları ve yaşam kalitesi kaybı uluslararası kamu sağlığı ve psikoloji literatürünün temel tartışma konularından biridir. Savaş ve göç süreçlerinin getirdiği travmatik deneyimler bireylerde genel psikolojik sıkıntı, depresyon ve anksiyete riskini artırmaktadır. Almanya'nın Ukraynalı sığınmacılara yönelik sağladığı hızlı entegrasyon ve sosyal destek politikalarına rağmen, krizin doğurduğu belirsizliklerin ve aile bağlarından kopuşun ruh sağlığı ile yaşam kalitesi üzerindeki etkilerinin nicel düzeyde incelenmesi gerekmektedir.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Kriz Zamanlarinda Gençlik Failligi: Mali'de Eğitim ve Catismanin Gençlerle Katılımci Gorsel Yaklaşimlar Yoluyla Incelenmesi
Mali'de son on yildir devam eden silahli catismalar, siyasi istikrarsizlik, kuraklik ve ekonomik yaptirimlar eğitim sistemini ve gençlerin yasam kosullarini agir sekilde etkilemektedir. Bati merkezli kuramlarda faillik genellikle yetiskin bakis acisiyla ve bireysel ozgurlesme odakli tanımlanirken, Küresel Guney'deki kriz bölgelerinde yasayan ergenlerin failligi nasıl algiladigi ve deneyimledigi yeterince incelenmemistir. Alan yazindaki bu eksiklik, eğitim politikalarinin gençlerin gercek ihtiyaclariyla ve toplumsal rollerle olan bağlantisini zayflatmaktadir. Bu çalışma, Mali'deki kriz ortaminda gençlerin kendi failliklerini ve eğitimle olan ilişkilerini katılımci gorsel yöntemler aracıligiyla nasıl anlamlandirdiklarini tartismaya acmaktadir.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Güvenlikleştirme ve Kimlik: Beşar Esad'ın Söz Edimleri
Uluslararası İlişkiler disiplininde güvenlik kavramının tanımı Soğuk Savaş sonrasında askeri odaklı geleneksel yaklaşımlardan uzaklaşarak genişlemiştir. Kopenhag Okulu'nun geliştirdiği güvenlikleştirme teorisi, bir konunun söylem edimleri aracılığıyla varoluşsal bir tehdit olarak nasıl inşa edildiğini inceler. Suriye İç Savaşı bağlamında ise iktidarın meşruiyet devşirmek ve olağanüstü önlemleri haklı çıkarmak için toplumsal kimlikleri ve muhalefeti nasıl birer güvenlik tehdidi haline getirdiği, alandaki en önemli tartışma konularından birini oluşturmaktadır. Bu çalışma, Beşar Esad'ın kriz dönemindeki söylem stratejilerini ve kimlik politikalarını güvenlikleştirme kuramı çerçevesinde ele alarak bu tartışmaya odaklanmaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
COVID-19 Salgını: Küresel Ekonomi Üzerindeki Etkileri ve Sektörel Yansımaları
COVID-19 salgını, yirmi birinci yüzyılın en büyük küresel sağlık krizi ve İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana yaşanan en ciddi küresel tehdit olarak tanımlanmaktadır. Sağlık sistemleri üzerinde yarattığı muazzam baskının ötesinde salgın, dünya genelinde ekonomik ve sosyal hayatı derinden sarsan makroekonomik bir şoka dönüşmüştür. Virüsün yayılmasını engellemek amacıyla uygulanan tam ve kısmi kapanma tedbirleri, uluslararası ticaret akışlarını, tedarik zincirlerini, sanayi üretimini ve hizmet sektörünü durma noktasına getirmiştir. Bu bağlamda akademide ve kamu politikasında salgının sektörler üzerindeki somut tahribatını ve izlenmesi gereken hafifletme stratejilerini bütüncül bir çerçevede değerlendirme ihtiyacı doğmuştur.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
ENERJİ ŞİRKETLERİNİN BIST’TE LİSTELENEN GETİRİLERİNİN SERMAYE VARLIKLARI FİYATLAMA MODELİ İLE ANALİZİ
Finansal piyasaların gelişmesiyle birlikte enerji sektörü de fiziksel üretimden finansal araçlara doğru yapısal bir dönüşüm geçirmiştir. Özellikle 2008 küresel finansal krizi ve sonrasındaki yeşil enerjiye geçiş süreci, enerji şirketlerinin hisse senedi getirilerini finansal modellemeler için önemli bir odak noktası haline getirmiştir. Gelişmekte olan piyasalar arasında yer alan Türkiye'de Borsa İstanbul'da (BIST) işlem gören yenilenebilir enerji şirketlerinin sistematik risklere ve makroekonomik faktörlere olan duyarlılıklarının doğru analiz edilmesi, hem portföy yöneticileri hem de yeşil yatırımları teşvik eden politika yapıcılar açısından kritik bir tartışma konusudur. Ancak literatürde bu getirilerin tek faktörlü veya çok faktörlü modellerle mi daha iyi açıklanacağı sorusu henüz kesin bir cevaba kavuşmamıştır.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Filistin Üniversitelerindeki Öğretim Üyelerinin Yükseköğretimde Yapay Zeka Uygulamalarının Kullanımına Yönelik Tutumları: Fırsatlar ve Zorluklar
Yükseköğretim kurumları, dijitalleşme ve gelişen teknolojilerle birlikte köklü bir dönüşüm süreci yaşamaktadır. Yapay zeka teknolojilerinin eğitim süreçlerine entegrasyonu, kişiselleştirilmiş öğrenme, idari verimlilik ve geri bildirim mekanizmalarının hızlandırılması gibi birçok önemli fırsat sunmaktadır. Ancak bu dönüşüm, akademik dürüstlük kaygıları, iş kaybı endişeleri ve teknik altyapı yetersizlikleri gibi çeşitli zorlukları da beraberinde getirmektedir. Bu dinamik süreçte, yükseköğretimin ana yürütücüsü olan öğretim üyelerinin yapay zekaya yönelik tutum ve inançlarının kapsamlı bir şekilde incelenmesi, teknolojik entegrasyon politikalarının başarısı açısından kritik bir öneme sahiptir.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Londra Konferansında (1921) Görev Alan TBMM Heyeti Üyelerinin Türkiye’nin Siyasi ve Diplomatik Gelişimine Katkıları
Millî Mücadele dönemi Türk dış politikası, askerî başarıların diplomatik alanda tescil edilmesi sürecini kapsamaktadır. 1921 Londra Konferansı, TBMM Hükümeti'nin uluslararası hukuk önünde ilk kez bir aktör olarak kabul edildiği bir platformdur. Literatürde bu konferans genellikle siyasi sonuçları üzerinden ele alınsa da, konferansa katılan heyet üyelerinin bireysel yetkinlikleri, meclis içindeki yasama performansları ve Cumhuriyet dönemindeki bürokratik süreklilikleri üzerine odaklanan çalışmaların sayısı kısıtlıdır. Makale, bu boşluğu doldurarak kişi odaklı bir kurum tarihi perspektifi sunmaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Türkiye'de Küreselleşme, Ekonomik Kompleksite ve Finansal Kalkınma İlişkisinin İncelemesi
Gelişmekte olan ülkelerde sürdürülebilir iktisadi büyümenin sağlanması, sermaye birikiminden ziyade ülkenin üretim yetenekleri ile ihraç edilen ürünlerin çeşitliliğine ve karmaşıklık düzeyine bağlı hale gelmiştir. Uluslararası literatürde ekonomik kompleksitenin nasıl artırılacağı tartışılırken küreselleşme ve finansal kalkınmanın bu süreçteki rolleri sıklıkla göz ardı edilmektedir. Özellikle Türkiye gibi yapısal dönüşümler geçiren yükselen piyasalarda, küreselleşmenin farklı boyutlarının ve finansal sistemin doğrudan veya dolaylı etkilerinin ampirik olarak ortaya konulması, üretim yapısının sofistike hale getirilmesine yönelik kapsayıcı iktisat politikalarının geliştirilmesi açısından kritik bir ihtiyaç oluşturmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Çin Emeklilik Fonlarındaki Eşitsizliğin Nedenleri: Coğrafi Emeklilik Açığının Analizi
Dünya genelinde ve özellikle hızlı yaşlanan gelişmekte olan ülkelerde sosyal güvenlik sistemlerinin finansal sürdürülebilirliği temel bir kamu politikası sorunu olarak öne çıkmaktadır. Çin'de ekonomik reformlar ve dışa açılma sonrasında mutlak yoksulluk önemli ölçüde azaltılmış olsa da göreli yoksulluk ve bölgeler arası gelir eşitsizliği halen varlığını sürdürmektedir. Yaşlı nüfusun artışı ile emeklilik sisteminin kapsayıcılığı artmış, ancak iller ve coğrafi bölgeler arasındaki gelişmişlik farkları emeklilik fonlarının gelir ve gider dengelerinde ciddi uçurumlar yaratmıştır. Fon birikimlerinin bölgesel düzeydeki bu dengesiz dağılımı, sistemin adalet ilkelerini zayıflatmakta ve yaşlı nüfus arasındaki gelir farklarını daha da derinleştirme riski taşımaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Bakteriyel Antibiyotik Direncinin Küresel Yukusu 1990-2021: 2050 Yili Ongoruleriyle Sistematik Bir Analiz
Bakteriyel antibiyotik direnci (AMR), 21. yuzyilda halk sağlığı, klinik enfeksiyon yönetimi ve sağlık ekonomisi alanlarinda buyuk kaygilara yol acan en kritik kuresel tehditlerden biridir. Önceki çalışmalar kesitsel olarak 2019 yilina ait tekil yuk tahminleri sunmus veya belirli bölgelerdeki sınırli patojen-ilac kombinasyonlarini incelemistir. Ancak, ulusal eylemlerin etkinliğini değerlendirmek, değişen epidemiyolojik kaliplari izlemek ve gelecekteki sağlık politikalari ile kaynak tahsisini sekillendirmek için 1990 yillrindan gunumuze uzanan uzun erimli zaman serilerine ve 2050 yilina kadar uzanan simulasyon senaryolarina duyulan ihtiyac halen karsilanmamisti.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
204 Ülke ve Bölge ile 811 Alt Ulusal Konumda 288 Ölüm Nedeni ve Doğuşta Beklenen Yaşam Süresi Ayrıştırmasının Küresel Yükü, 1990-2021: GBD 2021 Çalışması İçin Sistematik Analiz
Küresel halk sağlığı ve epidemiyoloji literatüründe, toplumların sağlık düzeyini nesnel ölçütlerle izlemek ve sağlık politikalarını kanıta dayalı biçimde biçimlendirmek hayati bir önem taşımaktadır. Zaman içinde değişen hastalık yüklerinin ve yaşa göre standardize edilmiş ölüm oranlarının bölgesel ve ulusal ölçekte izlenmesi, küresel epidemiyolojik dönüşümün yönünü anlamada temel bir araçtır. Özellikle COVID-19 gibi küresel çaplı krizlerin ardından, farklı ölüm nedenlerinin yaşa bağlı yaşam beklentisi üzerindeki net etkilerini ayrıştırmak ve hastalık odaklanmalarını saptamak modern halk sağlığı tartışmalarının merkezinde yer almaktadır.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Yükseköğretimde Üretken Yapay Zeka Teknolojilerinin Kullanımına İlişkin Öğrenci Perspektifleri
Yükseköğretimde ChatGPT gibi üretken yapay zeka araçlarının hızla yaygınlaşması, geleneksel akademik dürüstlük politikalarının ve intihal algılarının yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılmıştır. Söz konusu teknolojiler, öğrencilerin yazma süreçlerini ve bilgiye erişim biçimlerini dönüştürürken, üniversitelerin akademik dürüstlük kurallarının güncellenmesi ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. Bu araştırmada, öğrencilerin üretken yapay zeka araçlarına yönelik farkındalıkları, kullanım amaçları, akademik yazma özgüvenleri ile bu teknolojilere ilişkin tutumları bütüncül bir yaklaşımla ele alınmaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
1990-2021 Yılları Arasında Küresel, Bölgesel ve Ulusal Diyabet Yükü ve 2050 Yılı Yaygınlık Öngörüleri: Küresel Hastalık Yükü Çalışması 2021 İçin Sistematik Analiz
Diyabet, dünya genelinde yaş, cinsiyet veya coğrafi konum fark etmeksizin milyonlarca insanı etkileyen, sağlık sistemleri ve toplumlar üzerinde ağır sosyoekonomik yükler oluşturan kronik bir halk sağlığı sorunudur. Uluslararası çalışmalar diyabet yaygınlığının hızla arttığını gösterse de, yaşa, cinsiyete, tip spesifik ayrışmaya ve risk faktörlerine dayalı küresel ve bölgesel düzeyde kapsamlı verilerin eksikliği, etkin önleme ve tedavi politikalarının geliştirilmesini zorlaştırmaktadır. Bu çalışma, Küresel Hastalık Yükü (GBD) 2021 çerçevesini kullanarak diyabet yükünü ve risk faktörlerini 204 ülke düzeyinde analiz etmekte ve 2050 yılına kadar olan yaygınlık eğilimlerini modelleyerek literatürdeki büyük veri açığını kapatmayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Avrupalı Siyasetçiler İçin Arama Motoru Sörgü Önerilerindeki Dinamikler
Modern dijital toplumda bilgi arama alışkanlıklarının dönüşmesiyle birlikte, internet arama motorları kamusal ve politik tartışmaların en temel bilgi kaynaklarından biri haline gelmiştir. Avrupa Birliği siyasetinin ulusal düzeydeki politikalarla giderek daha fazla iç içe geçmesine ve Avrupalı kimliğinin tartışılmasına rağmen, vatandaşların çevrimiçi bilgi arama süreçlerinde AB aktörlerini nasıl konumlandırdığına dair ulusötesi çalışmalar henüz sınırlı bir alandır. Bu bağlamda, arama motoru sörgü önerilerinin kullanıcıların zihinsel ilgi düzeylerini ve bilgi ihtiyaçlarını yansıtan örtük göstergeler olarak nasıl işlev gördüğü sorusu, çağdaş siyasal iletişim ve hesaplamalı sosyal bilimler literatüründe kritik bir araştırma boşluğu oluşturmaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Kadın Futbolunda Duygular ve Kaygı: Kapsamlı Bir Derleme
Kapsamlı bir inceleme alanı olarak spor psikolojisi, özellikle kadın futbolunda kaygı ve performans ilişkisini ele alırken erkek futboluna kıyasla belirgin bir bilgi boşluğuyla karşı karşıyadır. Tarihsel olarak erkek merkezli spor politikaları, finansal dengesizlikler, yetersiz medya görünürlüğü ve toplumsal cinsiyet kalıpyargıları kadın sporcuların rekabetçi ortamlardaki psikolojik yükünü artırmaktadır. Bu bağlamda, kadın futbölçuların yaşadığı kaygı faktörlerinin haritalandırılması ve mevcut müdahalelerin incelenmesi, alandaki literatür eksikliklerinin giderilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Almanya'daki Son Dönem Kadın Neuzuwandererlerin İşgücüne Katılımı
Almanya'da göçmenlerin işgücü piyasasına entegrasyonu uzun süredir akademik ve toplumsal ilginin odağında yer almaktadır. Ancak bu alandaki mevcut nicel çalışmaların büyük bir kısmı erkek göçmenlerin dinamiklerine odaklanmakta, kadınların işgücüne katılım süreçlerini ise görece ihmal etmektedir. Kadın göçmenlerin istihdam dışı kalması veya işgücüne katılmaması, yüksek yoksulluk oranları, uzun süreli sosyal yardım bağımlılığı ve yaşlılıkta yoksulluk tehdidi gibi yapısal sorunları beraberinde getirmektedir. Bu bağlamda, Almanya'da son dönemde ikamet eden ve farklı kültürel arka planlara sahip kadın göçmenlerin işgücüne katılım kararlarını etkileyen faktörlerin incelenmesi, hem toplumsal cinsiyet duyarlı göç araştırmaları hem de politika geliştirme süreçleri açısından kritik bir araştırma sorusu oluşturmaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Etiyopya Debark Kasabasında 6-24 Aylık Çocuğu Olan Annelerin Ek Gıda Hazırlama Sırasında Hijyenik Uygulamaları ve İlişkili Faktörler
Gelişmekte olan ülkelerde ve özellikle Etiyopya gibi coğrafyalarda, bebeklerin anne sütünden ek gıdaya geçiş yaptığı altı ile yirmi dört aylık kritik dönemde hijyenik uygulamaların yetersizliği önemli bir halk sağlığı sorunudur. Gıda kaynaklı patojenler nedeniyle ortaya çıkan ishal vakaları ve buna bağlı çocukluk çağı malnütrisyonu, büyüme geriliği ve mortalite oranları küresel ölçekte yüksek seyretmektedir. Bu bağlamda, ek gıda hazırlama ve saklama süreçlerindeki hijyenik yetersizlikler çocuk sağlığını tehdit eden en önemli etkenlerden biri olarak değerlendirilmekte ve uluslararası sağlık politikalarında öncelikli bir müdahale alanı olarak ele alınmaktadır.