Akademik arama

Arama sonuçları

davranış” için 84 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

İklim Değişikliği Kaygısı ve Çevre Yanlısı Davranışlar: Cinsiyet Farklılıklarının Sosyo-Psikolojik Mekanizmalarla Çözümlenmesi

İklim değişikliği günümüzün en kritik küresel sorunlarından biri olarak kabul edilmekte ve bireyler üzerinde yarattığı psikolojik baskı iklim değişikliği kaygısı kavramıyla incelenmektedir. Alan yazında cinsiyetin iklim kaygısı ve çevre yanlısı davranışlar üzerindeki etkisine ilişkin bulgular çelişkili bir yapı sergilemektedir; kimi araştırmalar kadınların daha yüksek kaygı ve çevre yanlısı eylem bildirdiğini gösterirken, diğer araştırmalar belirgin bir fark saptayamamıştır. Ayrıca mevcut çalışmaların büyük çoğunluğunun kolayda örnekleme yöntemine dayanması ve sosyo-demografik etkenlerin ötesindeki sosyo-psikolojik süreçleri bütüncül biçimde ele almaması literatürde önemli bir boşluk oluşturmaktadır.

iklim değişikliği kaygısıçevre yanlısı davranışcinsiyetçevresel kimlikiklim değişikliği algıları

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Nijerya'daki 2023 Baskanlik Secimi Siyasi Kampanyalarindaki Nefret Soylemi Algisinin Secmen Davranışina Etkisi

Siyasal iletisim ve secim gelişimleri alaninda, demokratik katılımi zedeleyen etno-dinsel gerilimler ile nefret söyleminin secmelerin tutumlarina etkisi temel bir tartisma konusudur. Nijerya'daki 2023 baskanlik secimlerinde geleneksel ve dijital medyadaki ayristirici dil, kutuplasayi derinlestirerek secmen katılımini ve demokratik kurumlara duyulan güveni zedelecektir.

secim guveninefret soylemiNijeryasiyasal iletisimsosyal kimlik

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Yerel Tatil Bağlamında Tutumun Öncülleri ve Davranışsal Niyet Üzerindeki Etkileri

COVID-19 salgını ve küresel kriz dönemlerinde uluslararası seyahat kısıtlamaları ve bulaş riski, turizm sektörünü ağır bir durgunluğa sürüklemiştir. Bu süreçte bireyler, uzun süreli kapanma ve öz tecrit koşullarının getirdiği zihinsel yörgünluğu gidermek ve eğlence ihtiyaçlarını karşılamak adına kendi yerleşim alanlarına yakın konumlarda gerçekleşen yerel tatil (staycation) seçeneğine yönelmiştir. Alan yazında yerel tatilin ekonomik ve psikolojik faydaları vurgulanmakla birlikte, salgın koşullarında turistlerin bu türe yönelik tutumlarını ve seyahat etme niyetlerini şekillendiren psikolojik ve algısal mekanizmaları bütüncül bir yapıda inceleyen görgül araştırmaların eksikliği göze çarpmaktadır.

yerel tatilzihin süngeri mekanizmasıazaltılmış risk algısıiyi niyetli hasetalgılanan faydalar

Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri

Kırsal Gana'daki Küçük Ölçekli Çiftçilerin İklim-Akıllı Tarım Uygulamalarını Benimsemesi: Planlanmış Davranış Teorisinin Bir Uygulaması

Sahra Altı Afrika'da iklim değişikliğine bağlı yağış değişkenliği ve kuraklık, tarımsal üretim sistemleri ve gıda güvenliği üzerinde ciddi tehditler oluşturmaktadır. Gana gibi yağışa bağımlı tarımın yaygın olduğu ülkelerde küçük ölçekli çiftçilerin adaptasyon kapasitelerini artırmak için İklim-Akıllı Tarım (CSA) uygulamalarının yaygınlaştırılması kritik önem taşımaktadır. Ancak literatürdeki mevcut çalışmalar genellikle sosyo-demografik ve ekonomik teşviklere odaklanmış, çiftçilerin benimseme kararlarını yönlendiren sosyo-psikolojik ve içsel motivasyon faktörlerini göz ardı etmiştir. Bu çalışma, Planlanmış Davranış Teorisi çerçevesinde çiftçilerin tutum, öznel norm ve algılanan davranışsal kontrol faktörlerinin iklim-akıllı tarım uygulamalarını benimseme niyeti ve fiili davranışı üzerindeki etkilerini inceleyerek literatürdeki bu boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.

İklim-Akıllı TarımPlanlanmış Davranış TeorisiYapısal Eşitlik ModeliKüçük Ölçekli ÇiftçilerGana

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Gizli Müfredatın Etkisini Kırma: Mesleki Davranışları Geliştirmek İçin Gerçekçi ve Yenilikçi Bir Perspektif

Sağlık meslekleri eğitiminde resmi müfredatlar mesleki standartları ve yetkinlikleri açıkça tanımlasa da, klinik ortamlarda yazılı olmayan kurallar, hiyerarşik güç dinamikleri ve rol modellerinin tutumları biçiminde beliren gizli müfredat, tıp öğrencilerinin mesleki kimlik gelişimini olumsuz etkilemektedir. Bu durum, resmi müfredatın ilettiği mesajlar ile klinik ortamda gözlemlenen uygulamalar arasında belirgin bir uyumsuzluk yaratarak öğrencilerin etik ve mesleki karar alma süreçlerini zorlaştırmaktadır. Literatürde gizli müfredatın yıkıcı etkilerini hafifletmeye ve erken klinik dönemdeki tıp öğrencilerine doğru mesleki davranışları kazandırmaya yönelik kuramsal temelli, müdahale odaklı eğitim stratejilerinin ve bunların belirleyicilerinin nasıl tasarlanması gerektiği konusunda önemli bir boşluk bulunmaktadır.

gizli müfredatmesleki davranışlartıbbi profesyonelliktasarım tabanlı araştırmaplanlanmış davranış teorisi

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Tayvan'da Çevrimiçi Alışverişte Döngüsel Paketleme Kullanımına Yönelik Haber Tüketimi ve Yeşil Alışkanlıklar: Planlanmış Davranış Teorisinin Bir Genişletilmesi

COVID-19 pandemisi ve e-ticaretin hızla yaygınlaşması, çevrimiçi alışverişlerde tek kullanımlık paketleme malzemelerinin aşırı tüketimine yol açarak çevre üzerinde büyük bir çöp krizine ve sürdürülebilirlik sorununa neden olmuştur. Çevre koruma ve pratik tüketici ihtiyaçları arasındaki bu ikilem, ambalaj atıklarının azaltılması yönünde yeşil tedbirlerin alınmasını zorunlu kılmaktadır. Alanyazında tüketicilerin döngüsel ekonomiye katılımını ve yeşil paketleme çözümlerini benimsemesini sağlayan psikolojik ve davranışsal faktörlerin belirlenmesi kritik bir tartışma alanıdır. Bu bağlamda, kitle iletişim araçlarının bilgi yayma işlevi ile bireysel alışkanlıkların çevre dostu niyetler üzerindeki rolünün incelenmesi büyük önem taşımaktadır.

haber tüketimiyeşil alışkanlıkdöngüsel paketlemeplanlanmış davranış teorisiCOVID-19

Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu

Kimliğin Almanya’daki Türk Diasporasının Oy Verme Davranışına Etkisi: 2018 Türkiye Seçimlerinde AK Parti Oylarına İlişkin Bir Çalışma

Uluslararası göç ve dış oylama haklarının gelişimi, diasporaların köken ülkelerdeki seçim süreçlerine etkisini siyaset biliminin merkezine taşımıştır. Diasporanın oy verme davranışını açıklayan kuramsal yaklaşımlar homojen bir yapı sunmamakta; sosyo-ekonomik statü, bütünleşme düzeyleri ve kimliksel aidiyetler farklı ülkelerde farklı siyasal tercihlere yol açmaktadır. Türkiye örneğinde, Almanya'daki Türk diasporasının 2018 seçimlerinde sergilediği yüksek AK Parti desteği, siyasal katılım, kimlik inşası ve ev sahibi ülkedeki uyum süreçleri ekseninde önemli bir tartışma oluşturmaktadır.

Türk diasporasıdış oylamadiasporanın siyasi katılımıdiasporanın oy verme davranışıAK Parti ve diaspora

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Çevrimiçi Yemek Siparişi Uygulamalarının Depresyon ve Yeme Davranışları Üzerindeki Etkisi: Kartınızda Ne Var?

Çevrimiçi yemek siparişi (ÇYSU) uygulamalarının günlük yaşama entegrasyonu, yeme alışkanlıkları ve psikolojik sağlık üzerinde önemli etkiler yaratmaktadır. Dijitalleşme ile birlikte hızlı ve işlenmiş gıdalara kolay erişim, bireyleri sürekli bir dijital gıda ortamına maruz bırakmaktadır. Bu durum, artan zihinsel sağlık sorunları, özellikle genç yetişkinlerdeki depresyon ve düzensiz yeme davranışları bağlamında endişe vericidir. Önceki araştırmalar, ÇYSU kullanım sıklığının atıştırma oranlarının artması, sağlıksız gıda tercihlerinin yaygınlaşması ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarından uzaklaşma gibi değişimlerle ilişkili olduğunu göstermiştir. Bu uygulamaların, obezite ve kronik hastalık risk faktörlerini pekiştirebileceği de belirtilmektedir. Ayrıca, dijital platformlardaki kişiselleştirilmiş reklam ve pazarlama taktikleri, dengeli beslenme alışkanlıklarını sürdürmeyi zorlaştırarak, duygusal ve kontrolsüz yeme gibi bozukluklara zemin hazırlayabilir. Bu karmaşık etkileşimler, ÇYSU’ların depresyon ve yeme davranışları üzerindeki doğrudan etkilerini anlamayı kritik kılmaktadır.

depresyondijital yeme alışkanlıklarıyeme davranışıçevrimiçi yemek siparişi uygulamasıgenç yetişkinler

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Gençlik, Para ve Davranış: Finansal Okuryazarlık Programlarının Etkisi

Çocukların ve ergenlerin karmaşıklaşan modern finansal ekosistemde karar alma süreçlerini sağlıklı yönetebilmeleri, bireysel ve toplumsal refahın sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşımaktadır. Ancak literatürün büyük oranda yetişkinlere odaklanması, erken yaştaki müdahalelerin uzun vadeli finansal davranışlar üzerindeki etkisinin yeterince anlaşılmamasına yol açmıştır. Bu çalışma, erken yaşta finansal okuryazarlık eğitiminin nasıl yapılandırılması gerektiği ve hangi faktörlerin bu süreçte rol oynadığına odaklanmaktadır.

finansal eğitimgençlik ve paraekonomik özerklikfinansal hazırlıkeğitimsel yenilik

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Batı Cava'daki Z Kuşağının Yatırım Kararları Üzerinde İslami Finansal Okuryazarlık, İslami Finansal Kapsayıcılık ve Finansal Davranışın Etkisi

Endonezya'nın en yoğun nüfuslu bölgesi olan Batı Cava'da Z kuşağı, teknolojik yetkinlikleri sayesinde ekonomik kalkınmanın temel itici gücü olarak görülmektedir. Ancak İslami finansal okuryazarlık ve kapsayıcılık endekslerinin genel finansal verilere kıyasla düşük olması, genç yatırımcıların yeterli bilgiye sahip olmadan riskli alanlara yönelmesine neden olmaktadır. Bu çalışma, bölgedeki Müslüman gençlerin dini prensiplere uygun finansal araçlara erişimlerinin ve bu konudaki bilgi düzeylerinin yatırım tercihlerini nasıl şekillendirdiğini ampirik bir model üzerinden tartışmaktadır.

Finansal davranışYatırım kararlarıŞeriat finansal kapsayıcılıkfinansal okuryazarlık

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Türkiye'deki Z Kuşağının Satın Alma Davranışları Üzerinde Bir Pazarlama Tekniği Olarak Oyun İçi Reklamların Etkisi

Dijitalleşen küresel pazarda geleneksel reklam modellerinin yerini alan oyun içi reklamcılık, özellikle Z kuşağı gibi dijital yerlilerin tüketim alışkanlıklarını dönüştürmektedir. Türkiye'de genç nüfusun oyun ekosistemine olan yoğun katılımı, markalar için stratejik bir alan oluştururken bu durumun kültürel ve İslami değerlerle etkileşimi akademik bir tartışma konusudur. Makale, bu teknolojik pazarlama yönteminin Müslüman gençlerin satın alma kararları üzerindeki etkisini, etik tüketim ve İslami pazarlama perspektifiyle harmanlayarak sosyal bilimler literatüründeki boşluğu doldurmaya çalışmaktadır.

Z Kuşağı Satın Alma DavranışlarıOyun ReklamlarıPazarlamaReklamlarX, Y, Z Kuşakları

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

İspanya Kumar Düzenlemelerinin Çevrimiçi Kumar Davranışı ve Pazarlama Stratejileri Üzerindeki Etkisi

Çevrimiçi kumar, küresel düzeyde bireysel ve toplumsal refahı tehdit eden, ciddi psikolojik, finansal ve sosyal zararları olan bir halk sağlığı sorunudur. Geleneksel çalışmalar bireysel risk faktörlerine odaklanırken, güncel araştırmalar pazarlama faaliyetleri gibi ticari belirleyicilerin bağımlılık üzerindeki etkisini tartışmaktadır. Bu çalışma, İspanya'daki kapsamlı reklam kısıtlamalarının ampirik etkilerini inceleyerek bu tartışmaya katkı sunmaktadır.

KumarPazarlamaReklamSponsorlukDüzenleyici önlemler

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Elektrikli Araç Tüketici Davranışlarının İncelenmesi: Dijital İnovasyon, Çevresel Kaygı, Algılanan Değer ve Sosyal Etkinin Satın Alma Niyetine Etkisi

Küresel otomotiv sektöründe elektrikli araçlara geçiş, karbon emisyonlarını azaltma ve sürdürülebilir ulaşım hedeflerine ulaşma açısından kritik bir role sahiptir. Pil maliyetlerindeki düşüş ve sıkılaşan emisyon standartları pazar payını artırsa da benimseme oranları sosyoekonomik ve demografik gruplar arasında heterojen bir dağılım göstermektedir. Şarj altyapısı eksikliği, menzil kaygısı ve yüksek başlangıç maliyetleri tüketici kararlarını zorlaştırırken, teknolojik yenilikler ve çevresel bilincin karar süreçlerindeki etkisini anlama gereksinimi ortaya çıkmaktadır. Mevcut literatürde algılanan değer, dijital inovasyon ve çevresel duyarlılığın sürdürülebilirlik algısı ile satın alma niyeti üzerindeki karmaşık etkileşimi bütüncül bir modere aracılık modeliyle tam olarak açıklanma ihtiyacı taşımaktadır.

elektrikli araçlaralgılanan değersürdürülebilirlik algısısatın alma niyetleridijital inovasyon

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Gençlik Cezaevlerindeki Ağır Suçlular İçin Sosyal-Terapötik Tedavinin Etkililiği: Tekrarlayan Suç Davranışına İlişkin Yarı Deneysel Bir Çalışma

Almanya'da son 15 yılda yasal düzenlemelerle birlikte genç suçlulara yönelik sosyal-terapötik kurumların sayısında ciddi bir artış yaşanmıştır. Bu kurumlar, yüksek riskli şiddet ve cinsel suç faillerinin mükerrer suç işleme (rezidivizm) oranlarını azaltmak amacıyla milis-terapi (milieu-therapeutic) ortamında psikoterapötik, eğitsel, mesleki ve rekreasyonel tedbirlerin eklektik bir karışımını sunmaktadır. Ancak literatürde genç cezaevlerindeki bu tür sosyal-terapötik uygulamaların etkililiğine dair ampirik kanıtlar oldukça sınırlı ve çelişkilidir. Alandaki temel tartışma, yasal olarak zorunlu kılınan bu yoğun ve maliyetli müdahalelerin, normal cezaevi rejimindeki eğitsel programlara kıyasla suç tekrarını azaltmada ne ölçüde üstünlük sağladığı sorusu etrafında şekillenmektedir.

sosyal terapigençlik cezaeviterapötik toplulukrezidivizmsuçlu tedavisi

Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu

Göç Karşıtı Tutumların Seçmen Davranışı Üzerindeki Etkisi ve Sınırları: Türk Siyaseti ve Zafer Partisi Örneği

Avrupa ülkelerinde göç karşıtı radikal sağ partilerin yükselişi geniş bir literatürle açıklanırken, kitlesel göçe maruz kalan gelişmekte olan ülkelerde göç karşıtı tutumların siyasal partilere ve seçim sonuçlarına nasıl yansıdığı sorusu görece yeni bir tartışma alanıdır. Türkiye, 2011 sonrasında milyonlarca Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yaparak dünyada en fazla mülteci barındıran ülkelerden biri haline gelmiş ve kamuoyu araştırmaları toplumun ezici çoğunluğunda güçlü bir göç karşıtlığı bulunduğunu belgelemiştir. Buna karşın, doğrudan göç karşıtlığı üzerine kurulan Zafer Partisinin 2023 ve 2024 seçimlerinde elde ettiği oy oranları, toplumsal tepkinin doğrudan sandığa yansımadığını göstermektedir. Bu çalışma, sosyolojik ayrışma ve kutuplaşma dinamiklerinin göç karşıtı tutumların oy tercihine dönüşmesini nasıl sınırladığını süreç izleme yöntemiyle çözümlemektedir.

Göç Karşıtı PartilerMülteci Karşıtı TutumlarGöç Karşıtı SiyasetZafer PartisiTürk Milliyetçiliği

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Gorsel ve Koku Temelli Doga Uyaranlarinin Gorev Performansi Üzerindeki Akut Etkilerine İlişkin Deneysel Bir Inceleme

Kapali mekanlarda zaman gecirme oraninin artmasiyla birlikte, ic mekan çevre kosullarinin insan sağlığı, bilissel islevler ve iş yeri performansi üzerindeki etkileri çevre psikolojisi ve mimari tasarim alanlarinda kritik bir tartisma konusu haline gelmistir. Biyofilik tasarim ve doga temasi yazini genel olarak gorsel uyaranlara ve kaynak yoğun mimari müdahalelere odaklanmistir. Bununla birlikte, doganin coklu duyusal yapisi geregi koku gibi pasif duyusal kanallarin bilissel odaklanma, karar alma ve etik davranışlar üzerindeki bagimsiz ve birlesik etkilerinin nasıl sekillendigi sorusu alanin temel bir araştırma boslugunu eskil etmektedir.

davranışsal iktisatbilisdeneysel psikolojidoga temasiperformans

Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri

Çevrim İçi Canlı Bahisin Yasak Olduğu Avustralya Bağlamında Canlı Bahis Katılımı ile Kumar Sorunları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

Çevrim içi kumar pazarlarının genişlemesi, müsabaka esnasında bahis yapılmasına olanak tanıyan canlı bahis türünün yaygınlaşmasını beraberinde getirmiştir. Canlı bahis, kısa karar süreleri ve sürekli bahis olanağı gibi yapısal özellikleri nedeniyle kumar bağımlılığı riskini artırdığı gerekçesiyle denetim mekanizmalarının odak noktasıdır. Yasal düzenlemeler ülkeler arasında farklılaşmakta; Avustralya gibi çevrim içi canlı bahisin yasaklandığı ancak yasa dışı kanallarla erişilebildiği bağlamlarda bu etkinliğin sorunlu kumar davranışlarıyla bağımsız ilişkisini inceleyen ampirik çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

canlı bahisanlık bahisyasal düzenlemeçevrim içi kumarinternet kumarı

Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri

Ajan Tabanlı Modeller Kullanılarak Genç Gopher Kurbağalarının (Rana capito) Dağılım Sonuçlarının Potansiyel Sürücülerinin Tahmin Edilmesi

Karasal organizmaların mikro iklimler arasındaki hareketi, vücut sıcaklıklarını ve su kaybı oranlarını davranışsal olarak düzenlemelerine imkân tanımakta; bu durum etkinlik süreleri, büyüme ve hayatta kalma üzerinde doğrudan rol oynamaktadır. Amfibiler, geçirgen derileri nedeniyle buharlaşmayla su kaybına karşı son derece duyarlıdır. Taban bitki örtüsü ve sığınakların sunduğu mikro iklimsel çeşitliliğin amfibilerin fizyolojik dengelerini nasıl etkilediği ekolojik koruma açısından kritik bir soru oluşturmaktadır. Ancak mikro ölçekteki mikro iklimsel etkilerin geniş mekansal ölçeklerdeki amfibi performansına yansıması deneysel zorluklar nedeniyle sınırlı düzeyde mekanistik olarak açıklanabilmiştir.

taban bitki örtüsüdavranışgopher kurbağasıRana capitodağılım

Tarım Bilimleri · Tarım ve Gıda Bilimleri

Akdeniz Dağlık Silvopastoral Sisteminde Sarda Sığırlarının Kaynak Seçimi ve Mekansal Dağılım Örüntüleri

Akdeniz silvopastoral sistemlerinde otlayan sığırların heterojen peyzajları nasıl kullandığına dair ampirik bilgiler oldukça kısıtlıdır. Sürdürülebilir hayvancılık üretimi ve ekosistem hizmetlerinin korunması için otlatma baskısının ve mekansal dağılımın dengelenmesi gerekmektedir. Aşırı otlatma ağaç yenilenmesini engelleyip toprak erozyonuna yol açarken, az otlatılan alanlar yangın riskini artırıp biyolojik çeşitlilik kaybına neden olmaktadır. Bu ekolojik dengenin kurulması, sığırların mekansal davranışlarını etkileyen çevresel faktörlerin ve mevsimsel kaynak seçilimlerinin kantitatif olarak modellenmesini zorunlu kılmaktadır.

Akdeniz orman tiplerisığır otlatmamekansal davranışküresel konumlama sistemi (GPS)alan kullanımı

Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu

Aile Tatillerinin Satın Alma Kararlarında Ergenlerin Etkisine İlişkin Annelerin Algıları

Tüketici davranışları yazınında hanehalkı ve aile, bireylerin boş zamanlarını geçirdikleri ve satın alma kararlarını ortaklaştırdıkları en temel birim olarak kabul edilmektedir. Geleneksel olarak ergenlerin aile içi tüketim kararlarındaki rolü genellikle kişisel kullanıma yönelik ürünlerle veya düşük maliyetli aile ürünleriyle sınırlı görülmüştür. Ancak değişen sosyal perspektifler ve artan bilgi erişimi, ergenlerin aile kararlarındaki konumunu tartışmaya açmış ve turizm gibi ortak tüketim hizmetlerinde ergen etkisinin kapsamının incelenmesini gerekli kılmıştır.

Tüketici davranışıaile karar vermeergenetkiaile tatilleri

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Bodur ve Bodur Olmayan Ergenlerin Pubertal, Psikososyal ve Bilişsel Gelişim Yörüngelerinin Anlaşılması: Çok Merkezli Bir Endonezya Kohort Çalışması Protokolü

Çocukluk çağı kronik beslenme yetersizliği neticesinde ortaya çıkan bodurluk, düşük ve orta gelirli ülkelerde çocuk sağlığı ve toplum kalkınmasının önündeki en büyük engellerden biridir. Geleneksel literatür ve halk sağlığı politikaları ağırlıklı olarak yaşamın ilk 1000 günü ve 5 yaş altı döneme odaklanırken, ikinci en hızlı büyüme atağının gerçekleştiği ergenlik dönemi büyük ölçüde göz ardı edilmiştir. Ergenlik döneminde yaşanan pubertal değişimlerin ve beslenme durumunun, çocukluktaki bodurluk etkilerini telafi etme imkânı sunup sunmadığı bilimsel alanda henüz netleşmemiştir. Bu çalışma, Endonezya'daki kentsel ve kırsal alanlarda bodur ve bodur olmayan ergenlerin gelişim yörüngelerini boylamsal olarak inceleyerek alan literatüründeki bu önemli boşluğu kapatmayı hedeflemektedir.

ergendavranışgelişimbüyümeruh sağlığı

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Tüketicilerin Yayınları İzlemeye Devam Etme Niyetlerini Anlamak: Değer Odaklı Bir Devam Etme Niyeti Modeli

Canlı yayın sektörü dünya genelinde hızla büyümekte ve kullanıcıların yayın izleme süreleri katlanarak artmaktadır. Buna karşın, kullanıcıların yayın izlemeye neden devam ettiklerini açıklayan teorik çalışmalar sınırlıdır. Literatürde devam etme niyetini açıklamada yaygın olarak kullanılan Beklenti Doğrulama Teorisi tabanlı modeller, temel olarak kullanıcıların elde ettiği algılanan yararları dikkate almakta, ancak kullanım sürecinde karşılaşılan maliyet ve kayıpları göz ardı etmektedir. Bu durum, teorik açıdan eksik bir çerçeve sunmakta ve kullanıcıların algıladıkları maliyetler ne kadar yüksek olursa olsun kullanımı sürdürecekleri varsayımına yol açmaktadır. Bu araştırma, yarar ve fedakarlık dengesini dinamik biçimde değerlendiren değer odaklı bir model sunarak alandaki bu teorik boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.

izlemeye devam etme niyetidavranışsal niyetcanlı yayınBeklenti Doğrulama TeorisiDeğer Odaklı Devam Etme Niyeti Modeli

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Z Kuşağı ve Finansal Okuryazarlık: Kuşaksal Yetkinliklerin Karşılaştırmalı Bir Analizi

Finansal okuryazarlık, bireylerin karmaşık finansal sistemler içinde bilinçli kararlar alabilmesi ve uzun vadeli ekonomik istikrarı sağlaması açısından kritik bir yaşam becerisi olarak kabul edilmektedir. Özellikle dijital yerli olan ve ekonomik özerkliğini kazanan Z kuşağının finansal yetkinliklerinin önceki kuşaklarla nasıl bir farklılık gösterdiği, son yıllarda sosyal bilimler ve ekonomi literatüründe yoğun bir tartışma alanı oluşturmaktadır. Çek Cumhuriyeti örneğinde, sosyalist geçmişin yarattığı tarihsel bağlam ve piyasa ekonomisine geçiş süreçleri, kuşaklar arası finansal algıları etkileyen özgün bir zemin sunmaktadır. Bu çalışma, genç nüfusun finansal karar alma süreçlerini ve bu süreçlerin önceki kuşaklarla karşılaştırmalı görünümünü incelemektedir.

Finansal BilgiFinansal DavranışFinansal OkuryazarlıkZ KuşağıMinyeniyum Kuşağı

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Nepal'in Dang Bölgesindeki Silahlı Çatışma Mağdurları Arasında İşkence, Kayıp ve Güvensizliğin Uzun Vadeli Ruh Sağlığı Sonuçları Üzerine Nitel Bir Çalışma

Çatışma ve savaş sonrası ortamlarda ruh sağlığı ve psikososyal destek çalışmaları genellikle kriz anlarına ve insani yardım süreçlerindeki kısa vadeli tıbbi müdahalelere odaklanmaktadır. Ancak silahlı çatışmaların uzun vadeli ruh sağlığı etkileri, toplumsal ve ekonomik günlük stresörlerle doğrudan etkileşim içerisindedir. Nepal'deki Maoist Çatışması (1996-2006) sonrasında hayatta kalan bireylerin yaşadığı travmatik anılar, yoksulluk, toplumsal cinsiyet ayrımcılığı, dul kalma ve engellilik gibi yapısal sorunlarla birleşmektedir. Bu makale, çatışma sonrası dönemin uzun vadeli psikososyal etkilerini, yerel açıklayıcı modeller ve sağlık arama davranışları ekseninde inceleyerek alan literatüründeki önemli bir boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.

travmaTSSBsıkıntı ifade biçimleriruh sağlığıküresel ruh sağlığı

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Üniversite Öğrencilerinde Gıda ve Beslenme Sürdürülebilirliği Farkındalığı, Bilgisi, Tutumları ve Gıda Seçimi Belirleyicileri

Küresel gıda sistemleri, sürdürülemez tüketim ve üretim uygulamaları nedeniyle ciddi bir çevresel tehdit oluştururken kronik hastalıkların artışında da önemli bir rol oynamaktadır. Sürdürülebilir gıda sistemlerine geçiş sürecinde bireysel gıda tercihleri ve davranışsal değişimler kritik bir öneme sahiptir. Ancak bu değişimlerin gerçekleşmesi, tüketicilerin beslenme sürdürülebilirliği konularındaki bilgi ve farkındalık düzeyleriyle doğrudan ilişkilidir. Literatürde genç yetişkinlerin, özellikle üniversite öğrencilerinin sürdürülebilirlik konularındaki farkındalık seviyeleri ve bu süreçteki engelleri yeterince araştırılmamış olup, bu çalışma Güney Afrika bağlamındaki bilgi eksikliğini gidermeyi hedeflemektedir.

sürdürülebilirlikgıda seçimi belirleyicileribilgifarkındalıktutumlar

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Kariyer Başarısında Duygusal Zekâ ve Güçlüklerle Başa Çıkma Derecesinin Rolü

Örgütsel davranış ve yönetim psikolojisi yazınında kariyer başarısı uzun süredir genel zekâ ve bilişsel yetenekler çerçevesinde ele alınmıştır. Ancak küreselleşen ve belirsizliği artan iş dünyasında bilişsel becerilerin tek başına kariyer ilerlemesini açıklamada yetersiz kalması, araştırmacıları duygusal zekâ ve güçlüklerle başa çıkma kapasitesi gibi duygusal ve psikolojik faktörlere yöneltmiştir. Bu çalışma, nesnel ve öznel kariyer başarısının belirleyicilerini mizaç duygusal zekâsı ile dayanıklılık ve sebat bileşenlerinden oluşan güçlük katsayısı üzerinden eş zamanlı olarak inceleyerek literatürdeki ampirik boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.

mizaç duygusal zekâsıgüçlük katsayısıkariyer başarısıörgütsel bağlılıkiş pozisyonu

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Türkiye'deki Kadınların İntihar Eğilimleri Üzerinde Etkili Olan Faktörlerin Rolü

Kadına yönelik şiddet ve intihar eğilimi, dünya genelinde kamu sağlığı politikalarının ve sosyolojik araştırmaların merkezinde yer alan karmaşık bir sorundur. Türkiye bağlamında kadınların intihar davranışları, bireysel psikolojik süreçlerin ötesinde sosyoekonomik şartlar, coğrafi dinamikler, eş veya partner ilişkilerindeki denetim mekanizmaları ve maruz kalınan çok boyutlu şiddet türleriyle şekillenmektedir. Ulusal düzeydeki temsil kabiliyeti yüksek verilerle kadın intihar eğilimini analiz etmek, risk gruplarını tespit etmek ve kanıta dayalı önleme stratejileri geliştirmek açısından hayati bir gerekliliktir.

intihar girişimleriintihar eğilimiintihar risk faktörleriyakın partner şiddetiikili lojistik regresyon

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Üniversite Öğrencilerinde Akademik Duygular, Üniversiteye Uyum ve Okulu Bırakma Eğilimi

Yükseköğretime geçiş süreci, öğrencilerin akademik, sosyal ve duygusal alanlarda önemli dönüşümler yaşadığı kritik bir evredir. Özellikle COVID-19 pandemisi ve acil uzaktan eğitim uygulamaları, üniversiteye yeni başlayan gençlerin uyum süreçlerini daha karmaşık hale getirmiştir. Alanyazında öğrencilerin bilişsel ve davranışsal gelişimlerine odaklanılırken, bu süreçlerin arka planında yer alan ve akademik başarı ile okulu bırakma kararlarını doğrudan etkileyen duygusal yaşantıların rolü uzun süre ihmal edilmiştir. Bu çalışma, akademik duyguların üniversiteye uyum ve okulu bırakma niyeti üzerindeki yordayıcı rolünü inceleyerek alandaki bu boşluğu doldurmayı ve yükseköğretimde kalıcılığı artıracak müdahale mekanizmalarına katkı sağlamayı amaçlamaktadır.

akademik duygularüniversite yaşamına uyumüniversite terkiüniversite öğrencileriyükseköğretim

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Ozel Olimpiyatlar Uyesi Uyarlanmis Spor Sporcularinin Oznel Iyi Oluslarinda Antrenor Liderlik Tarzi, Temel Psikolojik Ihtiyaclar ve Motivasyonun Aracılik Etkileri

Spor psikolojisi ve uyarlanmis fiziksel aktivite literatürunde, zihinsel ve gelişimsel yetersizligi olan bireylerin spora katılıminin psikososyal iyilik hali üzerindeki etkileri genis bicimde tartisilmaktadir. Antrenorlerin sergiledigi liderlik davranışlarinin sporcularin gudulenme duzeyleri ve yasam doyumlari üzerindeki belirleyici rolu bilinmekle birlikte, uyarlanmis spor alaninda çalışan antrenorlerin demokratik veya otokratik tutumlarinin sporcularin temel psikolojik ihtiyaclari ve ozerk motivasyonlari aracıligiyla oznel iyi oluslarina nasıl yansidigina dair ampirik kanıtlar sınırlidir.

Temel psikolojik ihtiyaclarOzerk motivasyonAntrenor liderlik tarziOznel iyi olusOzel Olimpiyatlar

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Dil Öğretiminde Yapay Zeka: İngilizce Öğrenme Başarısı, L2 Motivasyonu ve Kendi Kendine Düzenlemeli Öğrenme Üzerindeki Etkisi

Yabancı dil öğretiminde bilgi teknolojilerinin ve özellikle yapay zeka araçlarının kullanımı son yıllarda büyük bir ivme kazanmıştır. Öğrenme süreçlerini kişiselleştirme, etkileşimli kılma ve anlık geri bildirim sağlama potansiyeli sunan yapay zeka teknolojileri, geleneksel dil öğretim yöntemlerinin ötesine geçerek öğrencilerin dil becerilerini ve duyuşsal süreçlerini geliştirme imkânı tanımaktadır. Buna karşın, yapay zeka destekli öğretimin yabancı dil olarak İngilizce öğrenenlerin genel öğrenme başarıları, ikinci dil motivasyonları ve kendi kendine düzenleme stratejileri üzerindeki bütüncül etkisini karma yöntem araştırmalarıyla inceleyen ampirik çalışmaların literatürdeki varlığı halen sınırlıdır.

Yapay zeka aracılı dil öğretimiİngilizce öğrenme başarısıL2 motivasyonukendi kendine düzenlemeli öğrenmeEFL öğrencileri

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Beş Faktör Kişilik Modelinin Yarışmalı Sporlarda Performans Üzerindeki Etkisi: Sistematik Bir Derleme

Spor psikolojisi yazınında kişiliğin atletik performans üzerindeki rolü uzun yıllardır tartışmalı bir konu olmuştur. Bir taraf kişiliğin performans üzerinde ihmal edilebilir bir etkiye sahip olduğunu savunurken, diğer taraf kişilik özelliklerinin başarıyı doğrudan şekillendirdiğini öne sürmektedir. Son yıllarda gelişen çok boyutlu yaklaşım ise Beş Faktör Kişilik Modeli çerçevesinde kişiliğin spor türü, yarışma düzeyi ve yaş gibi değişkenlerle etkileşime girerek doğrudan ve dolaylı etkiler oluşturduğunu vurgulamaktadır. Bu çalışma, alan yazındaki yöntemsel ve bulgusal tutarsızlıkları gidermek ve güncel sistematik kanıtları sentezlemek amacıyla yürütülmüştür.

kişilikbeş faktör modelispor performansısistematik derlemeyarışmalı sporlar

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Sporcuların Temel Psikolojik İhtiyaçları ve Duyguları: Bilişsel Yeniden Değerlendirmenin Rolü

Spor bilimleri ve performans psikolojisi literatüründe, yüksek başarının hedeflendiği yarışmacı ortamlarda sporcuların yaşadığı baskı ve işlevsiz duyguların yönetimi temel bir tartışma konusunu oluşturmaktadır. Gross tarafından geliştirilen duygu düzenleme süreç modeli ile Ryan ve Deci'nin Öz-Belirleme Kuramı altındaki Temel Psikolojik İhtiyaçlar Kuramı, bireylerin duygusal tepkilerini nasıl yapılandırdığını açıklayan başlıca kuramsal çerçevelerdir. Ancak spor alanında yetkinlik, özerklik ve ilişkisellik ihtiyaçlarının karşılanmasının uyumlu (bilişsel yeniden değerlendirme) ve uyumsuz (ifadesel bastırma) duygu düzenleme stratejileri üzerinden spora özgü duygular ve psikobiyososyal deneyimler üzerindeki dolaylı mekanizmaları yeterince incelenmemiştir.

öz-belirleme kuramıduygu düzenleme süreç modelibilişsel yeniden değerlendirmeifadesel bastırmapsikobiyososyal deneyimler

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Ukrayna Savaşı'nın Dayanıklılık, Koruyucu ve İncinebilirlik Faktörleri Üzerindeki Etkisi: İsrail Örneklemi ile Karşılaştırmalı Bir Analiz

Savaş ve silahlı çatışmalar, bireylerin ve toplumların psikososyal dengesini altüst eden en ağır insan kaynaklı felaketler arasında yer almaktadır. Literatürde kriz durumlarındaki başa çıkma mekanizmaları genellikle koruyucu faktörler (öznel iyi oluş, moral, umut) ve incinebilirlik faktörleri (stres belirtileri, tehlike hissi, algılanan tehditler) olarak sınıflandırılmaktadır. Bununla birlikte, egemenliği ve bağımsızlığı doğrudan tehdit altındaki bir toplumun sergilediği bireysel, toplumsal ve ulusal dayanıklılık düzeylerinin, varoluşsal tehdit altında olmayan ancak süregelen çatışmalar yaşayan toplumlarla nasıl farklılaştığı ve koruyucu faktörlerin incinebilirlik faktörlerine kıyasla dayanıklılığı ne ölçüde yordadığı alanın temel tartışma konularındandır.

Ukrayna savaşıdayanıklılıkumutmoraliyi oluş

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Sağlık Çalışanlarında Mesleki Tükenmişlik ile İntihar Riski Arasındaki İlişki: PRISMA Rehberliğinde Sistematik Derleme ve Meta-Analiz

Sağlık hizmetleri sunumu, yüksek bilişsel yük, sürekli duygusal düzenleme gereksinimi ve insan hayatına ilişkin doğrudan sorumluluk taşıyan yapısıyla doğası gereği yoğun mesleki stres barındıran bir alandır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından Uluslararası Hastalık Sınıflandırması (ICD-11) altında başarılı şekilde yönetilemeyen kronik iş yeri stresinin bir sonuçu olan mesleki bir olgu olarak tanımlanan tükenmişlik, sağlık çalışanlarının ruh sağlığı ve sistem sürdürülebilirliği açısından küresel bir tehdit oluşturmaktadır. Son yıllarda tükenmişlik sendromunun yalnızca iş doyumsuzluğu ve tıbbi hatalarla sınırlı kalmayıp, intihar düşüncesi, intihar girişimi ve intihara bağlı ölümler gibi ciddi psikolojik sonuçlarla ilişkili olabileceğine dair ampirik kanıtlar artmaktadır. Ancak literatürdeki mevcut bulgular farklı sağlık meslek grupları, coğrafi bölgeler, ölçüm araçları ve intihar olgusu tanımlamaları nedeniyle heterojen bir yapı sergilemekte, bu durum tükenmişlik ile intihar riski arasındaki ilişkinin gücünü ve boyutlarını bütüncül bir biçimde sentezlemeyi gerekli kılmaktadır.

tükenmişlikduyarsızlaşmaduygusal tükenmeruh sağlığımesleki stres

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Video Oyunları ve Masa Oyunları: Oyun Oynama Alışkanlıklarının Bilişsel İşlevler Üzerindeki Etkileri

Video oyunları ve masa oyunlarının bilişsel işlevler üzerindeki olumlu etkileri son yıllarda literatürde geniş yer bulmaktadır. Ancak mevcut çalışmaların çoğu oyuncuları belirli bir süre veya türle sınırlı ikili gruplar (oyuncu ve oyuncu olmayan) halinde incelemiş, video ve masa oyunlarını aynı istatistiksel modelde karşılaştırmamıştır. Bu durum, bilişsel kazanımların toplam oyun süresinden mi yoksa spesifik oyun türlerinden mi kaynaklandığı sorusunu açıkta bırakarak alanın yöntemsel bir tartışma alanına dönüşmesine neden olmuştur.

video oyunlarımasa oyunlarıbilişyürütücü işlevleroyun süresi

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

İngilizceyi Yabancı Dil Olarak Öğrenenlerde Psikolojik İyi Oluşun Yordayıcıları Olarak Öz-Farkındalık, Öz-Yeterlik ve Öz-Düzenleme

Yabancı dil olarak İngilizce öğrenimi (EFL), yüksek bilişsel yük, akademik baskı ve performans kaygısı gibi etkenler nedeniyle öğrencilerin psikolojik esenliği üzerinde belirgin bir baskı oluşturmaktadır. Pozitif psikoloji ve ikinci dil edinimi yazınında, öğrencilerin duygusal durumlarının dil öğrenim başarısı ve genel yaşam tatmini üzerindeki rolü giderek daha fazla vurgulanmaktadır. Bununla birlikte, öz-farkındalık, akademik öz-yeterlik ve öz-düzenleme becerilerinin eudaimonik psikolojik iyi oluş üzerindeki eş zamanlı doğrudan ve dolaylı etkilerini inceleyen bütüncül ampirik modeller oldukça sınırlıdır. Çalışma, Çin bağlamındaki yükseköğretim EFL öğrencilerinin psikolojik iyi oluş düzeylerini şekillendiren yapısal mekanizmaları açıklayarak bu literatürdeki eksikliği gidermeyi amaçlamaktadır.

öz-farkındalıköz-yeterliköz-düzenlemepsikolojik iyi oluşyapısal eşitlik modellemesi

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Çin'de COVID-19 Kısıtlamalarının Kaldırılmasından Sonra Ortaokul ve Lise Öğrencilerinde Akademik Başarı ve Ruh Sağlığı

COVID-19 pandemisi küresel ölçekte eğitim sistemlerini köklü biçimde değiştirmiş ve yüz yüze eğitimden evden çevrim içi öğrenmeye geçiş, öğrencilerin öğrenme süreçleri ile psikolojik durumları üzerinde belirgin etkiler yaratmıştır. Mevcut literatürde yer alan akademik başarı ve ruh sağlığı odaklı çalışmaların büyük bölümü üniversite veya tıp ve hemşirelik öğrencilerine yoğunlaşırken, ortaokul ve lise düzeyindeki ergenlerin kısıtlamaların kaldırılması sonrasındaki durumunu inceleyen ampirik araştırmalar son derece sınırlıdır. Çin'in 7 Aralık 2022 tarihinde pandemi kısıtlamalarını esnetmesinin ardından öğrencilerin okula dönüş sürecindeki akademik performans değişimleri ile depresyon, anksiyete ve internet bağımlılığı gibi ruh sağlığı sorunları arasındaki ilişki geniş ölçekli araştırma ihtiyacını ortaya koymaktadır.

akademik başarıruh sağlığıöğrencilerCOVID-19Çin

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Türkiye'de COVID-19 Pandemisinin İkinci Dalgasında Üniversite Öğrencilerinde Stres, Anksiyete, Depresyon ve TSSB Yordayıcıları ve Yaygınlığı

COVID-19 pandemisi küresel ölçekte toplum sağlığını tehdit ederken, yükseköğretim öğrencileri akademik zorluklar, sosyal izolasyon, ekonomik belirsizlikler ve mezuniyet sonrası istihdam kaygıları nedeniyle ruh sağlığı bozulmalarına karşı oldukça hassas bir grup haline gelmiştir. Pandeminin ilk dalgasında ortaya çıkan akut kaygılar, sürecin uzaması ve ikinci dalganın yaşanmasıyla birlikte yerini kronik stres, yaygın anksiyete, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğuna (TSSB) bırakmıştır. Literatürde, salgının farklı evrelerinde öğrencilerin psikolojik dayanıklılıklarını etkileyen sosyo-demografik, ekonomik ve manevi faktörlerin boylamsal ya da tekrarlanan kesitler halinde nasıl bir değişim gösterdiği sorusu önem kazanmaktadır.

depresyonanksiyeteTSSB—travma sonrası stres bozukluğustresCOVID-19

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

HCI Oyun Araştırmalarında Hüsranla Sonuçlanan Vaatler ve Sörgülanmayan Paradigmalar Olarak Hür İrade Kuramı

İnsan-bilgisayar etkileşimi (HCI) kapsamındaki oyun araştırmalarında oyuncu deneyimini ve motivasyonunu açıklamak amacıyla psikolojik kuramlardan sıklıkla yararlanılmaktadır. Bu kuramlar arasında Hür İrade Kuramı (SDT) en baskın paradigmalarından biri olarak öne çıkmaktadır. Ancak alandaki mevcut çalışmaların bu teoriyi derinlemesine analiz etmeden yalnızca yüzeysel ölçme araçları üzerinden kurguladığı ve kuramsal ilkeleri sörgülamadan kabul ettiği yönünde ciddi eleştiriler bulunmaktadır. Bu durum akademik araştırmaların pratik oyun tasarımına katkısını sınırlandırmaktadır.

hür irade kuramıoyuncu deneyimimotivasyonkuramçeviri

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Türkiye'de Psikolojik Yardım Arama Tutumlarında Cinsiyet Farklılıkları: Türkiye Örneği

Ruhsal bozukluklar, küresel hastalık yükünün yaklaşık %14'ünü oluşturarak önemli bir toplum sağlığı sorunu meydana getirmektedir. Psikolojik sorunlar karşısında bireylerin profesyonel yardım arama eğilimleri, toplumsal ve kültürel cinsiyet rolleri, damgalanma korkusu ve sosyo-demografik etkenler çerçevesinde biçimlenmektedir. Literatürde kadınların profesyonel psikolojik yardım almaya erkeklere kıyasla daha yatkın olduğu genel kabul görse de, bu durumun farklı yaş, eğitim, çalışma ve sağlık durumları ile nasıl etkileştiği Türkiye bağlamında geniş ölçekli mikro verilerle yeterince incelenmemiştir. Çalışma, bu ampirik boşluğu doldurarak cinsiyet odaklı belirleyicileri çözümlemeyi hedefler.

psikolojik yardım aramacinsiyet farklılıklarıhalk sağlığıikili lojistik regresyonTürkiye

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

İngiliz Profesyonel Futbolunda Kötü Muamelenin Anlaşılmasına Doğru: Koruma ve Refah Personelinin Nitel Analizi

Spor ortamlarında kişilerarası şiddet ve kötü muamele olgusu, sporcuların ruh sağlığı, sporu bırakma oranları ve tükenmişlik durumları üzerindeki yıkıcı etkileri nedeniyle uluslararası literatürde giderek artan bir ilgiyle incelenmektedir. Özellikle profesyonel futbol kültürü; performans odaklılığı, geleneksel hiyerarşik güç yapıları, şakacılık kılıfı altına gizlenen zorbalık eylemleri ve baskıcı yönetim anlayışıyla kötü muamelenin meşrulaştırıldığı özel bir alan oluşturmaktadır. Çocuk ve savunmasız gruplara yönelik koruma politikaları bulunmasına rağmen, yetişkin erkek futbölçuları kapsayan bütüncül düzenlemelerin eksikliği ve kavramsal karmaşa, sorunun tespiti ile önlenmesini güçleştirmektedir.

korumaistismargüçruh sağlığıilişkiyi kesme

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Almanya'daki Ukraynalı Sığınmacıların Ruh Sağlığı Sonuçları ve Yaşam Kalitesi

Savaş, zulüm ve çatışmalar nedeniyle zorunlu göçe maruz kalan sığınmacı popülasyonlarında ruh sağlığı sorunları ve yaşam kalitesi kaybı uluslararası kamu sağlığı ve psikoloji literatürünün temel tartışma konularından biridir. Savaş ve göç süreçlerinin getirdiği travmatik deneyimler bireylerde genel psikolojik sıkıntı, depresyon ve anksiyete riskini artırmaktadır. Almanya'nın Ukraynalı sığınmacılara yönelik sağladığı hızlı entegrasyon ve sosyal destek politikalarına rağmen, krizin doğurduğu belirsizliklerin ve aile bağlarından kopuşun ruh sağlığı ile yaşam kalitesi üzerindeki etkilerinin nicel düzeyde incelenmesi gerekmektedir.

Ruh sağlığıDepresyonAnksiyeteYaşam kalitesiSığınmacı

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Dayanıklılık Sporları Antrenörlüğünde Bağlam ve Öğrenme Üzerine Bir İnceleme

Spor pedagojisi ve antrenör eğitimi literatüründe, antrenörlerin öğrenme süreçleri uzun süredir yapılandırılmış resmi eğitim programları üzerinden ele alınmaktadır. Ancak günümüz dayanıklılık sporlarında (triatlon, bisiklet, koşu) antrenörlük pratiği giderek dijitalleşmekte, uzaktan antrenörlük yöntemleri baskın hale gelmekte ve piyasa güçleri ile ticari yazılımlar antrenör-sporcu etkileşimini yeniden şekillendirmektedir. Geleneksel antrenör eğitimi müfredatları bu bağlamsal ve teknolojik dönüşümü göz ardı etmekte, antrenörlerin gerçek ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalmaktadır. Bu durum, antrenörlerin dijitalleşen ve piyasa güdümlü hale gelen antrenörlük bağlamında nasıl öğrendiklerini ve bu çevrede ne tür bilgi kaynaklarına yöneldiklerini eleştirel bir perspektifle inceleme gereksinimini ortaya çıkarmaktadır.

triatlonspor pedagojisi araştırmasıbisikletuzaktan antrenörlükkoşu

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Star Alliance Üyesi Havayolu İşletmelerine Yönelik Yölçu Hizmet Kalitesi Algılarının Çok Kriterli Karar Verme Yöntemleriyle Değerlendirilmesi

Havacılık sektöründe hizmet kalitesinin ölçülmesi, yölçu beklentilerini karşılayarak rekabet avantajı elde etmek ve müşteri sadakatini artırmak adına kritik bir rol oynamaktadır. Havayolu hizmetlerinin soyut, heterojen ve eş zamanlı yapısı değerlendirmeyi karmaşık kılsa da, literatürde SERVQUAL ve AIRQUAL gibi modeller üzerinden çok sayıda araştırma yürütülmektedir. Bununla birlikte, küresel ölçekteki dev havayolu ittifaklarının tüm üyelerini nesnel ağırlıklandırma ve esnek sıralama yöntemlerini bütünleştirerek inceleyen çalışmalar oldukça sınırlıdır. Bu çalışma, Star Alliance ittifakına üye 26 havayolunun hizmet kalitesi algılarını TripAdvisor verilerine dayanarak Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) teknikleriyle çözümlenmesi ihtiyacından doğmuştur.

Havayolu işletmeciliğiHizmet kalitesiÇKKV yöntemleriEntropiMARCOS

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Genç İş Gücü Arasında İş Tatmini ve İşten Ayrılma Niyetinin Öngörülmesi: Gelişmekte Olan Bir Ekonomiden Kanıtlar

Küresel salgın sonrası dönemde Çin gibi gelişmekte olan ekonomilerde iş gücü piyasasının dinamikleri hızla değişmiş, nitelikli çalışanları elde tutma sorunu kurumsal bir zorluk haline gelmiştir. Özellikle Y ve Z kuşaklarından oluşan genç iş gücünün kariyer fırsatları ve ücret adaleti konusundaki beklentileri, geleneksel iş modellerinden farklılaşmaktadır. Literatürde bu kitlenin işten ayrılma niyetini tetikleyen faktörler tartışılırken, makale bu sorunu iş tatmini ve iş özerkliği kavramlarını modele entegre ederek ele almakta ve stratejik İK uygulamalarının etkinliğini sörgülamaktadır.

İş tatminiİşten ayrılma niyetiİş özerkliğiAlgılanan kariyer geliştirme fırsatıPerformansa dayalı algılanan ödeme

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Liderlik Tarzının Antrenör-Sporcu İlişkisi, Sporcuların Motivasyonları ve Sporcu Tatmini Üzerindeki Etkileri

Spor psikolojisi ve spor yönetimi alanında antrenör liderlik tarzlarının sporcuların psikolojik gelişimi, eğitim verimliliği ve tatmin düzeyleri üzerindeki etkileri kapsamlı biçimde tartışılmaktadır. Çin yükseköğretimindeki merkeziyetçi ve performans odaklı spor sistemi bünyesinde otokratik ve demokratik liderlik yaklaşımlarının antrenör-sporcu ilişkisi, özerk motivasyon ve sporcu tatmini üzerindeki doğrudan ve dolaylı mekanizmaları ampirik olarak açıklanmayı bekleyen önemli bir araştırma konusudur.

demokratik liderlikotokratik liderlikantrenör-sporcu ilişkisimotivasyonsporcu tatmini

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Fiziksel Aktivite ve Emekliliğe Geçiş: Çin Sağlık ve Emeklilik Boylamsal Çalışmasından Kanıtlar

Nüfusun yaşlanması küresel ölçekte kamu sağlığı ve sosyal güvenlik sistemleri üzerinde ciddi baskılar oluştururken, sağlıklı yaşlanmanın sürdürülmesinde fiziksel aktivite kritik bir rol oynamaktadır. Emeklilik dönemi; bireylerin günlük rutinlerinin, gelir düzeylerinin, sosyal çevrelerinin ve rol tanımlarının kökten değiştiği önemli bir yaşam aşamasıdır. Literatürde emekliliğin fiziksel aktivite düzeyleri üzerindeki etkisi konusunda çelişkili bulgular yer almaktadır; bazı araştırmalar emeklilik sonrası serbest zamanın artmasıyla aktivitenin arttığını savunurken, diğerleri işe bağlı hareketliliğin kaybolmasıyla belirgin bir düşüş yaşandığını göstermektedir. Bu belirsizlik, özellikle Çin gibi kentleşme, hukou hane halkı kayıt sistemi ve mahjong gibi geleneksel sosyal alışkanlıkların fiziksel aktivite kalıplarını doğrudan etkilediği gelişmekte olan toplum bağlamlarında daha da belirginleşmektedir.

Fiziksel aktiviteEmeklilikGizil sınıf büyümeli analizi

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Neden Sanat? Sanat ve Sağlık Disiplininde Sanatın Rolü Üzerine Kuramsal Bir İnceleme

Sanat ve Sağlık alanı, sanat müdahalelerinin fiziksel ve zihinsel sağlık üzerindeki olumlu etkilerini belgeleyen geniş bir ampirik literatüre sahiptir. Dünya Sağlık Örgütü'nün 2019 yılında yayımladığı kapsamlı raporda 3.000 civarında çalışma değerlendirilmiş, ancak sanatın sağlık üzerindeki özgül rolü (sanat etkisi) ile genel uyarıcı veya sosyal etkinliklerin etkileri arasındaki ayrım tam olarak netleştirilememiştir. Sanatın 'sanat için' değil 'insan için' olduğu gerçeğinden hareketle, disiplinler arası bir geçerlik sorunu ortaya çıkmaktadır. Bedenleşmiş ve eylemsel bilişsel bilim kuramlarının bu alana entegre edilmesi, zihin-beden ilişkisini ve estetik deneyimin nörobiyolojik temellerini açıklamak için zorunlu bir ihtiyaç haline gelmiştir.

sanat ve sağlıkestetik bağlamcılıkbedenleşmiş estetikeylemsellikimgelem/imgem

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

İngiltere ve Türkiye'de Çocuklarla Adli Görüşmeye İlişkin Mevcut Durum Değerlendirmesi

Çocuk istismarı ve özellikle cinsel istismar vakalarında, mağdur çocukların adli süreçlerde doğru, güvenilir ve detaylı ifade verebilmeleri adalet mekanizmasının işlemesi açısından kritik bir önem taşımaktadır. Ancak çocukların gelişimsel özellikleri, travma sonrası yaşadıkları baskılar ve adli ortamların hissettirdiği kaygı, ifade alma süreçlerinde özel yöntemlerin uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. İngiltere gibi gelişmiş ülkeler onlarca yıllık süreçte PEACE ve ABE gibi adli görüşme protokolleri ve eğitim standartları geliştirmişken, Türkiye'de Çocuk İzlem Merkezleri ve Adli Görüşme Odaları gibi kurumsal yapılar hızla yaygınlaşmaktadır. Alanın temel tartışması, çocukların ikincil örselenmesini önleyen ve adli görüşmenin kalitesini standartlaştıran bütüncül bir adli görüşme protokolünün ve uzmanlaşmış uygulayıcı modelinin Türkiye adli sistemine nasıl entegre edileceğidir.

İstismarçocukgörüşmeadaletkoruma

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

İnsan Kaynakları Uygulamaları ve Çalışanların İyi Oluş Hali: Örgütsel Bağlılık Üzerine Etkileri

Yiyecek ve içecek sektörü, küresel ölçekte yaşanan işgücü kıtlığı, yüksek personel devir hızı ve elverişsiz çalışma koşulları gibi köklü sorunlarla karşı karşıyadır. Özellikle Filipinler gibi bölgelerde olumsuz çalışma şartları, çalışanların kısa süre içinde işten ayrılmasına yol açmaktadır. Bu dinamik iş ortamında işletmelerin sürdürülebilir başarısı, insan kaynakları uygulamaları, çalışanların iyi oluş hali ve örgütsel bağlılık arasındaki hassas dengeye dayanmaktadır. Araştırma, geleneksel insan kaynakları stratejilerinin ve iyi oluş girişimlerinin yiyecek hizmetleri sektöründeki çalışan bağlılığını nasıl şekillendirdiğini inceleyerek bu alandaki akademik ve pratik boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır.

Çalışanin Iyi Olus HaliYiyecek HizmetleriInsan Kaynaklari UygulamalariÖrgütsel Bağlılık

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Kulturel Psikoloji ve Gelişim Biliminin Bileskesi: Bir Örneklem Olarak Kulturlenme Süreçi

Kulturel psikoloji ile gelişim bilimi onlarca yillik gecmise sahip koklu disiplinler olmalarina ragmen, bireyin sosyokulturel bağlamda zihin, beden ve kulturun ayilmaz butunlugu icinde gelistigi varsayiminda yeterince ortak bileskede bulusamamistir. Özellikle kulturel psikoloji alaninda cocukluk sonrasi gelişim süreçlerinin ve yasam boyu gelişim kuramlarinin yeterince dikkate alinmamasi, kuresellesen ve cesitlenen cagdas toplumlarda bireylerin coklu kulturel gercekliklerle nasıl basa ciktigina dair teorik bosluklar yaratmaktadir. Bu çalışma, kulturel psikoloji ile gelişim bilimi arasindaki bu kuramsal kopuklugu gidermeyi ve kulturlenme olgusunu her iki disiplinin kesisim kumesi olarak ele alarak butunlestirici bir perspektif sunmayi amaçlamaktadir.

kulturel psikolojigelişim bilimikulturlenmeuluslararasi gockarsilikli olusum

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Farklı Farkındalık Meditasyonu Stillerinin Kaynak Düzeyindeki MEG Mikrodurum Dinamikleri ve Karmaşıklığı Üzerindeki Modülasyonu

Zihin eğitimi süreçlerinin nörofizyolojik temelleri, genellikle statik aktivasyon modelleri üzerinden incelense de beyin dinamiklerinin hızlı değişimleri (mikrodurumlar) bilişsel süreçlerin anlaşılmasında kritik öneme sahiptir. Odaklanmış dikkat (FAM) ve açık izleme (OMM) meditasyon stillerinin beynin dinamik geçiş karmaşıklığı ve kritiklik noktası üzerindeki etkileri, zihin ile nöral korelasyonlar arasındaki boşluğu doldurmayı hedefleyen güncel bir tartışma alanıdır. Bu çalışma, yüksek zamansal çözünürlüklü MEG verilerini kullanarak meditasyon stillerinin beyin kritikliği üzerindeki spesifik modülasyonlarını sörgülamaktadır.

mikrodurum analizibeyin kritikliğikarmaşıklıkfarkındalık meditasyonuaçık izleme meditasyonu

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Kanıta Dayalı Sınıf Yönetimi Ölçeğinin Klasik Test ve Madde Tepki Kuramlarına Göre Geçerlik ve Güvenirlik Kanıtları

Sınıf yönetiminde etkililiği bilimsel araştırmalarla doğrulanmış kanıta dayalı stratejilerin kullanımı, öğrenci başarısını ve ders katılımını artırırken problem davranışları azaltmakta; öğretmenlerin ise mesleki doyumunu artırarak tükenmişlik yaşamasını önlemektedir. Ancak kapsayıcı eğitim uygulamalarıyla artan öğrenci çeşitliliği, öğretmenleri sınıf yönetiminde yeni zorluklarla karşı karşıya bırakmaktadır. Alanyazındaki mevcut ölçme araçlarının çoğu öğretmenlerin öz algılarına dayanmakta ya da gözlem formu niteliğinde olup uygulama zorlukları barındırmaktadır. Bu nedenle öğretmenlerin kanıta dayalı stratejileri kullanma düzeylerini pratik, geçerli ve güvenilir şekilde belirleyecek bir ölçeğe ihtiyaç duyulmaktadır.

Sınıf yönetimiölçek geliştirmeilkokul öğretmenleriöğretmen eğitimikanıta-dayalı sınıf yönetimi stratejileri

Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu

Seçimli Bir Otokraside Siyasal Katılım: Macaristan'da Özyeterlik, İlgi, İdeoloji ve Güvenin Örtük Profilleri

Demokratik gerileme ve otoriterleşme literatüründe, makro düzeydeki kurumsal dönüşümlerin vatandaşların bireysel düzeydeki psikolojik-politik yönelimlerini nasıl şekillendirdiği önemli bir tartışma konusudur. Seçimli otokrasi rejimlerinde seçimler yapılmaya devam etse de kurumsal denge mekanizmalarının zayıflaması ve medya çoğulculuğunun kısıtlanması nedeniyle vatandaşların siyasal sistem üzerindeki etki algıları farklılaşmaktadır. Literatürdeki baskın anlatılar toplumu katı ve kutuplaşmış siyasal kabilelere ayrılmış olarak tanımlama eğilimindedir. Ancak bu çalışma, seçimli otokrasi bağlamında vatandaşların siyasal ilgi, içsel siyasal özyeterlik, kurumsal güven ve sol-sağ ideolojik özyerleşim yönelimlerinin nasıl örtük profiller oluşturduğunu ve bu profillerin kurumsallaşmış ile kurumsallaşmamış katılım davranışlarıyla nasıl ilişkilendiğini ampirik olarak incelemektedir.

demokratik gerilemeseçimli otokrasikurumsal güvensiyasal özyeterliksiyasal ideoloji

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Örgütsel Uygulama Olarak Dönüştürücü Eğitim Liderliği: Okullarda Öğretmen Özerkliğini ve Mesleki Kültürü Yeniden Yapılandırmada Uygulama Kuramı Perspektifi

Eğitim sosyolojisi ve örgütsel davranış literatüründe liderlik, bireysel yöneticilik vasıflarının ötesinde gündelik örgütsel pratikler üzerinden şekillenen ilişkisel bir süreç olarak değerlendirilmektedir. Ancak Küresel Güney'deki melez eğitim kurumlarında, dönüştürücü liderliğin öğretmenlik emeğini, mesleki özerkliği ve okul kültürünü aynı anda nasıl yeniden yapılandırdığına dair görgül çalışmalar sınırlıdır. Araştırma, İslami liseler bağlamında bürokratik düzenlemeler ile dini-ahlaki beklentilerin kesişiminde liderliğin üstlendiği aracı rolü incelemektedir.

eğitim örgütleriKüresel Güneyemek süreciörgütsel uygulamamesleki özerklik

Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri

Türkiye’de Akaryakıt Fiyatları, Kur Geçişkenliği, Mali Dinamikler ve Enflasyon: Pandemi Sonrası Dönem İçin Bir ARDL Analizi

Türkiye ekonomisinde enflasyon, son on yıllık dönemde hem yapısal mali genişlemeler hem de döviz kuru oynaklığı ve enerji maliyetleri gibi arz yönlü şoklarla şekillenen son derece karmaşık bir yapı sergilemektedir. Literatürde, özellikle COVID-19 pandemisi sonrası dönemde ortaya çıkan tedarik zinciri kesintileri ve mali genişlemelerin fiyatlama davranışları üzerindeki etkileri yoğun şekilde tartışılmaktadır. Ancak ampirik çalışmaların büyük kısmı, akaryakıt türlerine göre ayrıştırılmış yakıt fiyatlarını, kur geçişkenliğini ve kamu harcamalarını tek bir bütünleşik makroekonomik model dahilinde ele almakta yetersiz kalmıştır. Bu makale, söz konusu değişkenlerin uzun ve kısa dönemli enflasyonist etkilerini eşbütünleşme analizi çerçevesinde inceleyerek bu tartışmaya ampirik bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.

EnflasyonARDLakaryakıt fiyatlarıdöviz kuru geçişkenliğikamu harcamaları

Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri

Sigorta Sirketi Katılıminin Sermaye Piyasasinin Surdurulebilir Kalkinmasina Etkisi: Yatırımci Duyarliligi ve Hisse Senedi Fiyat Eszamanliligina Dayalı Ampirik Kanıtlar

Gelismekte olan sermaye piyasalarinda hisse senedi fiyatlarinin bireysel sirket bilgilerinden ziyade genel piyasa hareketleriyle birlikte hareket etmesi, yani fiyat eszamanliligi, piyasa etkinliğini ve surdurulebirligini olumsuz etkileyen onemli bir yapısal sorundur. Bu bağlamda, internet tabanlı finansal forumlardaki yatırımci duyarliliginin rasyonel olmayan davranışlari tetikleyerek piyasa gurultusunu artirdigi ve hisse senetlerinde 'birlikte yukselip birlikte dusme' egilimini guclendirdigi ileri surulmektedir. Ote yandan, uzun vadeli ve kurumsal yatırımcilar olarak sigorta sirketlerinin piyasaya katılıminin, bilgi etkinliğini artirarak ve yatırımci duyarliligini dengeleyerek bu rasyonel olmayan dalgalanmalari ve eszamanliligi azaltip azaltamayacagi, alanin en cok tartisilan ve yanit aranan sorularindan biridir.

yatırımci duyarliligisigorta sirketi katılımihisse senedi fiyat eszamanliligisurdurulebilir kalkinmasermaye piyasasi

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Kültürel Olarak Duyarlı Anne Sağlığını Geliştirme Müdahalesinin Tek Kollu Prospektif Karma Yöntem Uygulanabilirlik Çalışması Protokolü

Aşırı Muhafazakar Yahudi (UOJ) toplumu gibi geleneksel ve kapalı topluluklarda anneler, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) olan çocuklarının bakım sorumluluğunu üstlenirken yoğun toplumsal cinsiyet rol beklentileri, zihinsel sağlık sorunlarına yönelik damgalanma ve ana akım sağlık hizmetlerine erişim kısıtlılıkları ile karşı karşıya kalmaktadır. Literatürde DEHB'li çocukların annelerinde stres, depresyon ve tükenmişlik riskinin yüksek olduğu gösterilmekle birlikte, geleneksel topluluklardaki kadınların öz bakım ve sağlık davranışlarına katılımını destekleyen kültüre duyarlı müdahalelerin tasarımı ve uygulanabilirliği konusundaki nitelikli protokollere duyulan ihtiyaç önemini korumaktadır.

DEHBkültürel yetkinlikgrup müdahalesisağlığı geliştirmeanne stresi

Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu

Yeniden Üretilen Devlet Kimliğinin Türk Dış Politikasına Yansımaları: ABD ile Krizler

Uluslararası ilişkiler disiplininde Soğuk Savaş sonrası dönemde devletlerin dış politika davranışlarını ve ittifak ilişkilerini açıklarken sistemik güç dengelerinin yanı sıra kimlik, algı ve söylem gibi sosyal unsurlara verilen önem artmıştır. Tek kutuplu uluslararası sistemde ikincil güç konumundaki devletlerin iç ve dış dinamiklerle yeniden üretilen devlet kimlikleri, sistemin lideri veya süper gücü ile olan dış politika vizyonlarını, tehdit algılarını ve uluslararası hedeflerini farklılaştırabilmektedir. Bu durum, tarihsel olarak müttefik olan ülkeler arasında ciddi krizlerin doğmasına yol açabilmektedir. Ele alınan metin, Türk-Amerikan ilişkilerinde Suriye iç savaşıyla belirginleşen ve günümüze kadar süregelen krizlerin temelinde, Türkiye'nin Soğuk Savaş sonrası yeniden üretilen devlet kimliğinin ve buna bağlı farklılaşan tehdit algılarının yattığı sorunsalına odaklanmaktadır.

Uluslararası İlişkilerTürkiyeABDSiyasi Krizlerİttifak - Güvenlik İkilemi

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Yönetici Koçluğu Ölçeğinin Yordama Geçerliliğinin İncelenmesi: Boylamsal Bir Çalışma

Yönetici koçluğu, çalışan performansını ve işe yönelik tutumları geliştirmek amacıyla organizasyonlarda yaygın olarak kullanılan bir müdahale aracıdır. Ancak literatürdeki ampirik kanıtların çoğu kesitsel verilere dayanmakta, bu da koçluk davranışları ile iş sonuçları arasındaki zamansal öncelik ve neden-sonuç ilişkisinin tam olarak anlaşılmasını engellemektedir. Bu makale, yaygın kullanılan bir koçluk ölçeğinin zamana yayılmış geçerliliğini sörgülayarak bu boşluğu doldurmaya çalışmaktadır.

yönetici koçluğuboylamsal çalışmaçalışan tutumlarırol açıklığıiş tatmini

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Müzakereden Aklamaya: 2020 ABD Başkanlık Seçiminde Twitter Algoritmaları Kutuplaşmış Toplulukları ve Demokrasiyi Nasıl Zayıflattı?

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin çağdaş demokratik süreçler üzerindeki etkileri, akademik yazında uzun süredir devam eden ve uzlaşmaya varılamamış bir tartışma alanını oluşturmaktadır. Bu alandaki çalışmalar genellikle platformların kamusal ifade özgürlüğünü genişleterek katılımı artırdığına ya da tersine, filtre baloncukları ve yankı odaları yaratarak kutuplaşmayı tırmandırdığına odaklanmaktadır. Ancak bu çalışma, teknolojinin dışsal bir araç olarak insan davranışını etkilediği yönündeki geleneksel yaklaşımı aşarak, bireylerin dijital dünyada var olma biçimlerinin demokratik özneyi nasıl dönüştürdüğünü ele almakta ve politika teorisi ile bilgisayarlar bilimini kesiştiren özgün bir soru sormaktadır.

ABD demokrasisiABD seçimibilgi ve iletişim teknolojilerisosyal ağlareleştirel teori

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Şam, Suriye'deki Temel Kamu Hastaneleri Ziyaretçileri Arasında Glokom Farkındalığı ve Bilgi Düzeyi: Kesitsel Bir Çalışma

Glokom, küresel ölçekte kalıcı görme kaybı ve körlüğün en yaygın ikinci nedeni olan kronik bir optik nöropatidir. Erken evrelerde sıklıkla semptomsuz seyretmesi nedeniyle hastaların önemli bir bölümü tıbbi yardıma geç başvurmakta ve önlenebilir görme kayıpları yaşamaktadır. Toplumdaki farkındalık ve bilgi düzeyinin yetersizliği, erken tanı ve tedaviye erişim davranışlarını doğrudan olumsuz etkilemektedir. Orta Doğu ve Suriye özelinde glokom farkındalığını değerlendiren ampirik veri eksikliği bulunması, kamusal sağlık politikalarının ve toplum tabanlı bilgilendirme stratejilerinin geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır.

GlokomGöz HastalıklarıHalk Sağlığı

Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri

Toprak-Bitki Arayüzünde Krom Toksisitesi, Türleşmesi ve İyileştirme Stratejileri: Eleştirel Bir Derleme

Sanayileşme ve plansız kentleşme süreçleri, ağır metal kirliliğini küresel ekosistemler ve insan sağlığı için kritik bir tehdit haline getirmiştir. Özellikle toprak ve su sistemlerinde biriken krom (Cr), farklı yükseltgenme basamaklarına sahip çok değerlikli yapısıyla biyogeokimyasal döngülerde karmaşık bir davranış sergilemektedir. Trivalan [Cr(III)] ve heksavalan [Cr(VI)] formları doğada en sık rastlanan türler olup, yüksek çözünürlüğe ve biyoyararlanımlılığa sahip Cr(VI) türünün karsinojenik ve sitotoksik etkileri tarımsal verimliliği ve gıda güvenliğini doğrudan tehdit etmektedir. Tarım topraklarında biriken kromun bitki fizyolojisi üzerindeki yıkıcı etkilerini anlamak ve sürdürülebilir iyileştirme teknolojilerini geliştirmek, toprak-bitki arayüzündeki toksisite mekanizmalarının bütüncül olarak çözümlenmesini gerektirmektedir.

krom fitotoksisitesiçevrekirlilikbitki fizyolojisi ve büyümeiyileştirme

Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu

Turizm Sektöründe Mutfak Mesleğinde Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği: Mutfak Deneyimi Olan Üniversite Öğrencilerinin Perspektifi

Turizm ve ağırlama sektöründe profesyonel mutfak alanı, tarihsel ve kültürel gelişim süreci içerisinde yoğun bir biçimde erkek egemen hiyerarşik yapılarla biçimlenmiş bir çalışma alanıdır. Ev içi alanda yemek pişirme davranışı geleneksel toplumsal cinsiyet rolleri gereği kadınlarla ilişkilendirilmesine karşın, profesyonel restoran mutfaklarında yöneticilik, aşçıbaşılık ve prestijli konumlar ağırlıklı olarak erkek çalışanların denetiminde kalmıştır. Türkiye'deki ataerkil toplumsal yapı ve işgücü piyasasının cinsiyetlendirilmiş dinamikleri doğrultusunda kadın çalışanlar; düşük ücret, terfi engelleri, uzun çalışma saatleri, mobbing ve taciz gibi sorunlarla karşılaşmaktadır. Bu makale, gastronomi ve mutfak sanatları ile aşçılık programlarında öğrenim gören ve mesleki mutfak deneyimine sahip üniversite öğrencilerinin algıları üzerinden mutfaktaki toplumsal cinsiyet eşitsizliğini çözümlemeyi amaçlamaktadır.

toplumsal cinsiyettoplumsal cinsiyet eşitsizliğiprofesyonel mutfakkadın şeflerin kariyerlerinin desteklenmesişeflerin liderlik vasıflarının önemi

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Eğitim Yazılımlarında Oyunlaştırmanın Olumsuz Etkileri: Sistematik Haritalama ve Uygulayıcı Algıları

Dijital eğitim platformları, özellikle Duolingo gibi büyük ölçekli servislerin başarısıyla birlikte, oyunlaştırmayı öğrenme süreçlerini daha verimli ve ilgi çekici hale getirmek için yaygın bir strateji olarak benimsemiştir. 2025 yılına kadar 32 milyar dolarlık bir pazar değerine ulaşması beklenen bu alan, yazılım mühendislerinin insan psikolojisi ve oyun mekanikleri konusundaki uzmanlığına dayanmaktadır. Ancak mevcut literatür, oyunlaştırmanın yalnızca olumlu çıktılarına odaklanma eğilimindedir. Bu durum, yanlış tasarlanmış oyun öğelerinin öğrenci motivasyonunu kırması, performansı düşürmesi veya etik dışı davranışlara yol açması gibi istenmeyen sonuçların göz ardı edilmesine neden olmaktadır. Çalışma, bu eleştirel boşluğu doldurmak amacıyla oyunlaştırmanın karanlık tarafını hem akademik literatür hem de sektör uygulayıcılarının bakış açısıyla sorunsallaştırmaktadır.

oyunlaştırmaolumsuz etkilereğitimöğrenmesistematik haritalama

Tarım Bilimleri · Tarım ve Gıda Bilimleri

Venus Sinek Kapanı (Dionaea muscipula) Bitkisinde Şekil Değiştirme: Morfolojik ve Biyomekanik Adaptasyonlar ile Başarısız Bir Avlanma Döngüsünün Olası Maliyetleri

Venus sinek kapanı (Dionaea muscipula) bitkisindeki hızlı tuzak hareketinin mekanizması ve bu hareketin evrimsel temelleri botanik ve biyofizik alanlarında uzun süredir tartışılmaktadır. Alan literatürü, tuzağın kapanma biyomekaniğini büyük ölçüde açıklamış olsa da, avın kaçtığı durumlarda tuzağın yeniden açılması sürecindeki fiziksel zorluklar ve bu sürecin bitkiye getirdiği yapısal ve metabolik maliyetler hâlâ önemli belirsizlikler barındırmaktadır. Bu makale, tuzağın çift eğrilikli yapısından kaynaklanan mekanik kararsızlıkların yeniden açılma sırasında nasıl bir davranış değişikliğine yol açtığını ve büyük tuzaklarda gözlenen yırtılma ve fonksiyon kaybı gibi yapısal hasarların ekofizyolojik boyutlarını ele almaktadır.

biyomekaniketçil bitkilerani kapanan tuzaklarbitki hareketifonksiyonel morfoloji

Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu

Yüzüncü Yılında Türkiye: Süreklilik ile Değişim Arasında

Uluslararası ilişkiler teorisinde dış politika davranışlarının dönemsel değişimler ile yapısal süreklilikler arasındaki gerilim üzerinden incelenmesi köklü bir gelenektir. Türkiye Cumhuriyeti'nin yüzyıllık dış politika tecrübesi, coğrafi konumun getirdiği güvenlik kaygıları ile iç siyasetteki toplumsal dönüşümlerin dış politikaya yansıması arasındaki etkileşimi analiz etmek için özgün bir zemin sunmaktadır. Bu alandaki temel tartışma, dış politikadaki yönelim değişikliklerinin yapısal zorunluluklardan mı yoksa aktörlerin tercihlerinden mi kaynaklandığı sorusu etrafında şekillenmektedir.

Türk dış politikasıİbn HaldunThukydidesCumhuriyetçi seçkinlerAK Parti

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Futbol Takımı Taraftarlarının Evangelizm Düzeyleri ile Takım İnovasyonu Algıları Arasındaki İlişkinin İncelemesi

Spor yönetimi ve pazarlama literatüründe futbol kulüplerinin finansal sürdürülebilirliği ile gelir çeşitliliğini artırma çabaları, taraftar davranışlarının ve kulüplerin yenilikçi yaklaşımlarının anlaşılmasını gerekli kılmaktadır. Geleneksel taraftarlık anlayışının ötesinde, markaya adanmışlık düzeyini ifade eden spor takımı evangelizmi (eFANgelizm), taraftarların kulüp odaklı etkileşimlerde bulunarak başkalarını etkileme ve marka savunuculuğu yapma çabalarını kapsamaktadır. Çağdaş spor endüstrisinde kulüplerin sunduğu ürün, süreç ve pazarlama inovasyonlarının taraftarlar nezdinde nasıl algılandığı ve bu algının taraftar evangelizmiyle nasıl bir etkileşim içinde olduğu, spor kulüplerinin stratejik pazarlama kararları açısından kritik bir soru alanı oluşturmaktadır.

TaraftarEfangelizmİnovasyonFutbol

Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği

2023 Kahramanmaraş, Hatay, Malatya ve Gaziantep Depremleri Dikkate Alınarak Diyarbakır Çüngüş Tarihi Taş Köprüsünün Sismik Çatlak Performansının Değerlendirilmesi

Tarihi yığma taş köprülerin uzun süreli sünme (sürünme) davranışlarının ve deprem altındaki sismik performanslarının doğru değerlendirilmesi, bu yapıların korunması ve geleceğe aktarılması açısından büyük önem taşımaktadır. Doğu Anadolu Fay Hattı üzerinde yer alan 18. yüzyıl yapısı Diyarbakır Çüngüş Köprüsü, 2023 Kahramanmaraş depremlerinden etkilenmiştir. Literatürde tarihi köprülerin analizinde ayrık eleman modellemesi, Burger-Creep malzeme modeli ve yansısız sınır koşullarının bir arada kullanılmasına dair sınırlı sayıda çalışma bulunması temel araştırma tartışmasını oluşturmaktadır.

DepremYığma Taş Kemer KöprüYansımayan Sınır Koşulu2023 Kahramanmaraş DepremleriSismik Analiz

Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu

Brezilya Siyasi Partilerinin Yeni Bir İdeolojik Sınıflandırması: Uzman Görüşlerine Dayalı Bir Analiz

Brezilya siyasi sistemi, tarihsel olarak zayıf programatik yapılar, yüksek parçalanmışlık ve kişiselleşmiş seçim kampanyaları ile karakterize edilmektedir. Literatürde partilerin ideolojik konumları genellikle ikincil bir mesele olarak görülmüş; bunun yerine seçim davranışları ve yasama faaliyetleri ön plana çıkarılmıştır. Ancak, demokrasilerin evrimi ve siyasi aktörlerin yer değiştirmesi, partilerin ideolojik spektrumdaki konumlarının periyodik olarak güncellenmesini zorunlu kılmaktadır. Bu çalışma, Brezilya siyaset bilimcilerinin algıları üzerinden partilerin sol-sağ eksenindeki güncel yerleşimlerini ve temel motivasyonlarını sörgülayarak literatürdeki boşluğu doldurmayı amaçlar.

siyasi partilersiyasi ideolojianketparti modelleriseçimler

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Erkeklik, Cinsiyetçilik ve Popülist Radikal Sağ Desteği: İspanya VOX Partisi Örneğinde Aracılık ve Düzenleyicilik Mekanizmaları

Siyaset bilimi ve seçmen davranışı literatüründe popülist radikal sağ partilerin seçmen tabanındaki cinsiyet farkı köklü bir biçimde belgelenmiştir; erkeklerin bu partilere oy verme eğiliminin kadınlardan daha yüksek olduğu yaygın kabul görmektedir. Bununla birlikte mevcut çalışmalar çoğunlukla biyolojik cinsiyetin ikili kategorizasyonuna odaklanmakta ve erkeklerin radikal sağ partilerde neden daha fazla temsil edildiğini açıklayan psikolojik ve kimliksel mekanizmaları ihmal etmektedir. Bireysel erkeklik algısı ile cinsiyetçi tutumların popülist radikal sağ desteğindeki etkileşimi, toplumsal cinsiyet karşıtı söylemlerin yükseldiği günümüz siyasi ikliminde açıklığa kavuşturulmayı bekleyen temel bir araştırma alanını oluşturmaktadır.

popülist radikal sağ desteğitoplumsal cinsiyeterkeklikcinsiyetçilikVOX (siyasi parti)

Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği

Karaçi, Pakistan'da Alışveriş Merkezleri ve Geleneksel Açık Sokak Pazarlarının Karşılaştırmalı Kullanıcı Tercihleri Analizi

Kentsel kamusal alanlar, sosyal etkileşimin, ekonomik değişimin ve kültürel bütünleşmenin merkezleri olarak şehir yaşamının can damarını oluşturmaktadır. Ancak yirminci yüzyılın sonlarından itibaren hızla gelişen sanayileşme ve değişen tüketici davranışları, geleneksel açık sokak pazarlarının yerini çok katlı ve kontrollü alışveriş merkezlerinin almasına yol açmıştır. Gelişmekte olan ülkelerdeki hızlı kentleşme süreçleri, kamusal alanların niteliğini dönüştürürken, kullanıcıların bu iki farklı mekansal tipolojiye yönelik tercihleri ve bunları etkileyen faktörler kentsel planlama disiplininde önemli bir tartışma konusudur. Makale, Pakistan'ın en büyük metropolü olan Karaçi örneğinde, modern alışveriş merkezleri ile geleneksel açık pazarlar arasındaki kullanıcı eğilimlerini karşılaştırmalı olarak ele almaktadır.

kullanıcı memnuniyetiatmosfergüvenlikerişilebilirlikboş zaman aktiviteleri

Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu

Cinsel Sağlık Hizmetlerinde Sağlık Profesyonellerinin Erkekler ve Erkeklikler Üzerine Söylemleri: Bir Odak Grup Çalışması

Cinsel sağlık hizmetleri tarihsel olarak kadın üreme sağlığı merkezli şekillenmiş olup erkeklerin bu hizmetlerden yararlanma oranlarının düşük kaldığı ve erkeklerin cinsel sağlık kurumlarını stresli, heteronormatif ve kadın odaklı algıladıkları bildirilmektedir. Sağlık hizmetlerinde toplumsal cinsiyet normları ve söylemler, bakım kalitesini, hasta-hekim etkileşimini ve sağlıkta eşitsizlikleri doğrudan etkilemektedir. Bu alandaki temel tartışma, erkeklik normlarının sağlık arama davranışlarını engellemesi ve sağlık personelinin erkek hastalarla kurduğu iletişimde profesyonel bir söylem eksikliğinin bulunması etrafında biçimlenmektedir. İncelenen araştırma, İsveç'teki sağlık çalışanlarının cinsel sağlık hizmetlerinde erkekliği ve ilişkisel bağlamdaki erkeklik konumunu söylemsel olarak nasıl inşa ettiklerini çözümleyerek kurum içi söylemlerin hizmet eşitliğine etkisini incelemektedir.

ErkeklikCinsel sağlıkSağlık personeli tutumlarıOdak gruplarEleştirel söylem analizi

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Gücünü Doğallaştırmasından Alan Bir Yapı: Sağlığın Yerleşimci Sömürgeci Belirleyicilerinin Kavramsal Çerçevesi

Halk sağlığı ve tıp literatüründe yerli halkların yaşadığı kronik sağlık eşitsizlikleri genellikle gözlemlenmekte, ancak bu eşitsizliklerin kök nedenleri tam olarak açıklanamamaktadır. Çoğu zaman sağlık farkları biyolojik indirgemecilik, ırksal esasçılık veya bireysel davranışsal faktörlerle gerekçelendirilmeye çalışılmaktadır. Bu çalışma, toplumsal sağlık belirleyicilerinin ve yapısal ırkçılığın ötesine geçerek, yerleşimci sömürgeciliğin sağlığı belirleyen temel ve özgün bir toplumsal yapı olduğunu iddia etmekte ve bu kavramsal boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.

yerleşimci sömürgecilik ve yerli mülksüzleştirmesiyerli sağlığısağlıkta hakkaniyetyapısal ırkçılıkortadan kaldırma mantığı

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Gelişmekte Olan Hisse Senedi Piyasalarında Yatırımcı Eğiliminin Mevcut ve Gelecekteki Getiriler Üzerindeki Tahmin Edici Etkisi

Geleneksel finans teorileri yatırımcıların rasyonel hareket ettiğini ve piyasalarda bilginin eşit dağıldığını varsayarken, davranışsal finans yaklaşımı yatırımcı psikolojisinin ve duygu durumlarının varlık fiyatlaması üzerindeki belirleyici etkisini öne sürmektedir. Gelişmekte olan hisse senedi piyasalarında yatırımcı eğiliminin (investor sentiment) hisse senedi getirilerini doğrusal ve doğrusal olmayan modeller çerçevesinde ne ölçüde tahmin edebildiği literatürde tartışmalı bir konu olmaya devam etmektedir. Bu çalışma, söz konusu piyasalarda yatırımcı eğiliminin anlık ve farklı zaman ufuklarındaki getiriler üzerindeki tahmin gücünü ampirik olarak inceleyerek literatürdeki doğrusal olmayan ilişki tartışmalarına katkı sunmayı hedeflemektedir.

yatırımcı eğilimigelişmekte olan hisse senedi piyasalarıtahmin edici regresyon analizitemel bileşenler analizi

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Hindistan'daki Z Kuşağı Tüketicilerinin Satın Alma Niyetinde Etkileyici Pazarlamanın Etkisi

Dijital medyanin ve internet erisiminin hizli yayılımi, tuketici davranışlarini kokeninden dönüşturmus ve özellikle dijital yerliler olarak tanımlanan Z kusagini pazarlama stratejilerinin merkezine yerlestirmistir. Dunyanin en buyuk ikinci çevrimici pazari konumundaki Hindistan, yüksek akilli telefon penetration orani ve uygun fiyatli veri planlari sayesinde sosyal medya kullaniminin yoğunlastigi bir ekosistem sunmaktadir. Bu dinamik ortamda, geleneksel reklamlarin yerini tuketicilerle birebir ve samimi bağlar kurabilen etkiyiciler almistir. Ancak kuresel literatürde genis bicimde ele alinan etkiyici pazarlama dinamiklerinin, Hindistan gibi kulturel cesitlilge ve yoğun yerel normlara sahip bir pazarda nasıl islev gordugu sorusu onemli bir bosluk olarak durmaktadir. Bu çalışma, soz konusu boslugu doldurmayi amaçlayarak Z kusagi tuketicilerinin satin alma egilimlerinde guven ve otantiklik unsurlarinin rolunu incelemektedir.

Etkileyici PazarlamasiZ KusagiGuvenOtantiklikSatin Alma Niyeti

Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu

CFiCS: Ortak Faktorlerin ve Mikro Psikolojik Danisma Becerilerinin Çizge Tabanlı Siniflandirilmasi

Klinik psikoloji ve psikoterapi Araştırmalari, terapist davranışlarinin ve danisan tepkilerinin tedavi süreçlerine olan etkisini anlamak üzere dogal dil isleme ve makine öğrenmesi tekniklerine yonelmektedir. Psikoterapinin farklı ekollerinde ortak değişim ilkeleri olarak kabul edilen ortak faktorler ve bunlari pratikte uygulayan mikro psikolojik danisma becerileri, tedavi basarisini yordamada kritik birer bilesendir. Ancak bu terapotik o ogelerin metinsel verilerden otomatik olarak taninmasi, diyaloglarin bağlamsal ve nuanstali yapisi nedeniyle buyuk zorluklar barindirmaktadir.

Ortak faktorlerMikro danisma becerileriÇizge sınır aglariKlinik dogal dil islemePsikoterapi

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Hızlı Moda Endüstrisi Sürdürülebilirliginde Ünlü Pazarlama Girişimlerinin Rolü: Satın Alma Niyetinin Aracı Rolü

Modern reklamcilik ve dijital medyanin hizli yayılımi, isletmeleri tanitim faaliyetlerinde ünlü tanitimi stratejilerine yöneltmistir. Küresel pazarda artan rekabet ve hizli moda sektöründeki maddi tüketim egilimleri, tüketicilerin ani satin alma ve planlanmamis alisveris dürtülerini sekillendiren unsurlarin incelenmesini zorunlu kilmaktadir. Bu bağlamda, ünlü kisiliklerinin güvenilirlik, çekicilik, inanilabilirlik ve uzmanlik gibi özelliklerinin tüketici satin alma niyetine ve dürtüsel alisveris egilimlerine etkisi, tüketici davranışi yazininda tartisilan temel konular arasinda yer almaktadir.

moda endüstrisiekonomik büyümepazarlama girisimleridürtüsel alisveris egilimisatin alma niyeti

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Genç Uygulayıcıların Video Tabanlı Sosyal Medyada Sağlık Qigong'una Yönelik İlgisi: Çevrim İçi Baduanjin Öğrenimi Üzerine Nitel Bir Çalışma

Dijital medya çağında geleneksel halk sporlarının ve özellikle sağlık Qigong pratiklerinin genç nüfus arasında yaygınlaşması, modern bireylerin fiziksel ve zihinsel sağlık arayışlarını anlamak açısından kritik bir alan oluşturmaktadır. Geleneksel Çin kültürü kökenli olan Baduanjin, COVID-19 sonrası dönemde sosyal medya platformları aracılığıyla yeniden popülerlik kazanmış ve gençlerin günlük yaşamına entegre olmuştur. Bu bağlamda, genç uygulayıcıların çevrim içi ortamlarda bu egzersizleri tercih etme motivasyonları, deneyimledikleri duygusal süreçler ve sonrasındaki davranışsal yörüngeler, dijital sağlık davranışlarının anlaşılması noktasındaki önemli akademik tartışmaları beraberinde getirmektedir.

BaduanjinBERTopicçevrim içi fitnessnitel analizgenç uygulayıcılar

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Sürdürülebilir İnsan Kaynakları Yönetimi Uygulamaları ve İşlemsel Liderliğin Çalışanların Verimliliği ile Uyumlu Performansına Etkisi: Pandemi Sonrası Dönem İçin Politikalar

Günümüzün hızla değişen ve öngörülemez küresel iş ortamında, geleneksel iş performans ölçütleri bireylerin karmaşık krizlerle başa çıkma ve belirsizliklere uyum sağlama kapasitesini tam olarak yansıtmada yetersiz kalmaktadır. Özellikle COVID-19 sonrası dönemde, örgütsel sürekliliği ve rekabet avantajını korumak isteyen kuruluşların, çalışanların rutin görev tanımlarının ötesine geçerek sergiledikleri uyumlu performans davranışlarını destekleyen insan kaynakları politikalarına yönelmesi zorunlu hâle gelmiştir. Bu bağlamda, stratejik insan kaynakları yönetimi uygulamalarının çalışanların uyumlu performansı üzerindeki belirleyici rolü ve bu süreçte yönetsel liderlik tarzlarının düzenleyici etkileri, örgütsel davranış yazınında önem kazanan temel tartışma alanları arasında yer almaktadır.

is genisletmesiperformans değerlendirmeislemsel liderliksurdurulebilir insan kaynaklaricovid sonrasi

Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu

Yeşil Vergi Başarısız Olduğunda: Vergi Kaçınmasının Endonezya'daki Sürdürülebilir Firma Performansını Nasıl Baltaladığı

Sürdürülebilirlik yönetimi ve çevre ekonomisi literatüründe, çevre vergileri ve yeşil finansman gibi araçların kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) yatırımlarını nasıl yönlendirdiği tartışma konusudur. Ancak, kurumsal düzeyde agresif mali kaçınma stratejilerinin bu düzenleyici baskıları nasıl etkisiz kıldığı yeterince araştırılmamıştır. Bu makale, Endonezya'daki karbon fiyatlandırma rejimi altında yeşil vergi teşviklerinin kurumsal kaçınma davranışları nedeniyle başarısızlığa uğrayıp uğramadığını sörgülamaktadır.

Karbon VergisiVergi KaçınmasıYeşil FinansSürdürülebilir Firma PerformansıKurumsal Yönetim

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Gelişmekte Olan Piyasalarda Gösterişçi Tüketim: Küresel ve Sürdürülebilir Bir Marka Olarak Kolombiya'daki Starbucks Örneği

Gelişmekte olan ekonomilerde tüketici davranışları, sosyal statü arayışı ve küresel markaların yerel pazarlara nüfuz etme stratejileri etrafında şekillenmektedir. Geleneksel olarak gösterişçi tüketim, sürdürülebilirlik değerleriyle çelişen bencil bir eylem olarak görülse de, güncel literatür bu iki kavramın kesişim kümesinde yeni dinamikler aramaktadır. Bu çalışma, dünyanın en büyük kahve üreticilerinden biri olan Kolombiya'da, küresel bir marka olan Starbucks'ın hem statü sembolü hem de sürdürülebilir bir aktör olarak nasıl konumlandığını ve bu durumun tüketici sadakati üzerindeki etkilerini sorunsallaştırmaktadır.

gösterişçi tüketimküresel markalarsürdürülebilir markalaretnosentrizmyurtseverlik

Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri

Simetrik Carpiim Orbifold Konform Alan Kuramlarinin Olagandisi Özellikleri ve Modul Uzayi Deformasyonlari

Simetrik carpim orbifold teorileri, iki boyutlu konform alan kuramlarinin buyuk N limitindeki evrensel davranışlarini incelemek ve AdS3/CFT2 holografik karsilikliligini anlamak acisindan kritik bir oneme sahiptir. Bu kuramlar, zayif kuplajli limitlerde yüksek spinli simetriler ve Hagedorn-benzeri durum yoğunlugu sergiler. Holografik olarak Einstein superkutlecekimi teorisine benzeyen güçlü kuplajli bir sınıra ulasmak için, bu teorilerin uygun marjinal operatorlerle deforme edilmesi gerekir. Ancak, hangi teorilerin bu deformasyon altinda yerel bir yercekimi eslenigine izin verecek sekilde kararli ve seyrek bir spektrum oluşturacagi konform alan teorisi literatürunun en temel tartismalarindan biridir.

AdS-CFT KarsilikliligiKonform ve W Simetrisi

Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri

Lineer Olmayan Hartree Tipi Denklemler İçin Kararlı Dalgalar: Varlık ve Niteliksel Özellikler

Kuantum kimyasındaki Hartree-Fock teorisi ve polaron fiziğindeki pek çok fiziksel sistemin modellenmesinde ortaya çıkan Hartree ve Choquard tipi integro-diferansiyel denklemler, kısmi türevli diferansiyel denklemler alanında önemli bir yere sahiptir. Özellikle iki bileşenli çekici etkileşimlerin modellenmesinde kullanılan lineer olmayan Hartree tipi denklem sistemleri, kararlı dalga çözümlerinin varlığı ve bu çözümlerin niteliksel özelliklerinin çözümlenmesi bakımından matematiksel analizin güncel tartışma konuları arasındadır. Literatürde bu sistemlerin çözümlerinin varlığına yönelik kısıtlı bölgelerde çalışmalar bulunsa da, çözümlerin regülaritesi, radyal simetrisi ve sonsuzdaki asimptotik davranışı gibi temel geometrik ve analitik özellikler üzerinde henüz tam bir fikir birliği sağlanamamış ve kapsamlı analizler eksik kalmıştır.

Hartree tipi denklemlerChoquard tipi sistemlerÇözümlerin varlığıÇözümlerin regülaritesiRadyal simetri
Akademik Makale Arama | Makale Analizi